Aklınızı başınıza alın kızlar;)
Kızlara kaç kez, "arkadaşım bak, tesadüfen karşına çıkacak bir prens seni prenses yapmaz. Bırak kurbağa peşinde koşmayı, git oku, eğitimine odaklan,kendi sarayını kur.bunu yapmak varken, ne diye kurbağa peşinde koşuyorsun?" Dedim. Ama kimseye dinletemedim.
Sayfa 52
Nereye gidersen git, bu yolculuk ne kadar sürerse sürsün nihayetinde özündekini keşfedersin...
Sayfa 35 - Kronik yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İzmit Kalesi İstanbul Rumu keferesi elinde iken 1331 tarihinde Orhan Gazi feth etmiştir. Orhan Gazi denizler gibi asker ile bu kaleyi ilk defa kuşatmaya Koca'Bay'ı kumandan edip "İznimdir var git" buyurmuşlar. Kale feth olunca ismine "İznim git" demişler. İzmit, "İznim git"den bozulmadır. Bazıları İznikmit derler, bir kısım insanlar İzmigit derler. Fetihten sonra Koca Bay yine kumandan olup Kalipo vilayetini feth edince ismine Kocaili dediler. İzmit o amber kokulu temiz toprakta kurulmuştur ki her tarafı İrem köşesi bir diyardır.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Üç KİŞİLİK ÖRGÜT Dördüncü sınıfı okutuyordum. Ders yılı sonunda bir gün koridor­da beşinci sınıf öğretmenlerinden birine rastladım. Ağlamaklıydı. "Ne ol­du, hoca?" diye sordum. "Benim öğrencilerden biri kaza geçirmiş. Hastanede." "Kötü mü durumu?" "Yok. Yakında iyileşecek." "Üzülme öyleyse," dedim. "Üzülme olur mu?" dedi. "Gitti kızın bir yılı. İki gün sonra sınavlar başlıyor; giremeyecek. Bütün dersleri 'Pekiyi'. Sınıfın en çalışkan, en zeki öğrencisiydi. Sınavlara giremeyince de sınıfta kalacak. Yazık. Önümüzdeki yıl sen okutursun artık. Sen beş yıl çalış, o yokluklar, yoksulluklar içinde pırıl pırıl bir öğ­renci ol, sonra durup dururken bir kaza geçir, tam diplomanı alacakken git­sin bir yılın! Olacak iş değildi. "Kız diplomasını alacak," dedim. "Sen bana bırak." İki gün sonra benim çocuklardan birini yakaladım, beşinci sınıf yıl sonu sınavlarının yapıldığı odanın kapısına götürdüm. "Bekle burada," dedim. İçeri girdim. Bizim öğretmen orada. Öğrenciler de. Bir başka öğret­men de, "mümeyyiz" olarak gelmiş. Yanına gittim. "Hoca," dedim, "benim işim yok. Sen git istersen. Yerine bakarım." "Hay sen çok yaşa," dedi hoca. Çekti gitti. Benim öğrenciyi sınıfa aldım. Arka sıralardan birine oturttum. Sınav kağıtları dağıtıldı. Kağıda kaza geçiren kızın adını yazdırdım. Sonra yanıtları. Yaptığım düpedüz sahtekarlıktı. Ama küçük bir kızın yaşamından pisi pisine, göz göre göre bir yıl çalınmasına da yüreğim elvermiyordu. Benim öğrenci bütün sınavlara girdi. Kaza geçiren kız da sınıfı geç­ti, mezun oldu. Beşinci sınıf öğretmeninden, benden, bir de benim öğrencimden oluşan "üç kişilik örgüt"ün "operasyon"u başarıyla tamamlanmıştı. On gün kadar sonra Müdürün, Hikmet Beyin odasında oturuyor­dum. Üstü başı perişan bir adam girdi içeri. "Müdür Bey," dedi, "bizim kızın durumu ne
Sayfa 217·Kitabı okuyor
Şeyhim Müsenna'dan binlerce rivayet yazdım. Bir gün şeyhim bana dedi ki: "Ebu Cafer, neredeyse bendeki bütün rivayetlere sahipsin artık. Ben de yaşlandım. Senin ilim için yollara düşme vaktin geldi. Var git artık benim sahip olmadığım kitapların peşine düş. İlmini çoğalt. Allah ilmine bereket versin. Seni her türlü felaket ve musibetten korusun. Sana ilmin lezzetini ve zevkini tattırsın. Kıyamete kadar adın ve eserlerin ya-şasın. Inanıyorum ki sen bizim sahip olamadığımız pek çok ilme sahip olacak, kitaplar telif edeceksin. Sende Allah'ın lütfu olan ayrı bir öğrenme melekesi, müstesna bir zekâ var. Bu meleke ve zekâyı ilim uğrunda harca. Heva ve hevesine uyma. Sırat-ı müstakimden ayrılma. Bu yolun zorlukları ve meşakkatleri var. Pek çok şeyden feragat etmen, fedakârlık yapman gerekecek. Ancak yılmadan yoluna devam edeceksin. Unutma ki, Allah Resulü'nün müjdesi var: İlim uğrunda yürüdüğün sürece melekler sana kanatlarını gerecekler."
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Alıntı
Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır Hangi aynaya baktıysam seni gördüm Gel desen gelemem Git desen gidemem Öl desen kanım akmaz Anladım artık seni sevmek yüce bir şey Anladım seni sevmek Tanrı'ya yaklaşmak gibi
Şiir