Görünen ile Görüntü'nün ayrıştığı zamanları yaşıyoruz. Görüntüler çoğaldıkça görünene perde oluyor ve görünmesi gereken görünmüyor. Görüntüler ise birer imaj ve simülasyondan ibaret olduğu için sanallaşarak, dijitalleşerek, mekanikleşerek kayboluyor. Görünenin gerçekliğine karşılık görüntünün herhangi bir gerçekliği ve kalıcılığı söz konusu değil. Görüntü görüntü bir görünmezlik çoğalıyor. Her görüntü artık gerçekliğe bir perde. Perde üzerindeki gölgelerin gerçekliği yok. İnsan ve çevresi birer gösteri unsuru. Gayb'a, Görünmeyen'e inat her şeyi görüntüleştirme çabası görüntüden başka bir gerçekliğin olduğu iddiasını içinde taşır. Lakin görüntüler sürekli biçimde imajlara dönüşerek kaybolurken ve yeni bir imajın beklentisine girerken görünenler perdelerin arkasında gerçekliklerini sürdürüyor. Düşünüyorum o halde varım diyen insan ile Görünüyorum o halde varım diyen insanın tarihsel yanılgısını yaşamamıza rağmen çözüm hâlâ aynı zeminde aranıyor.
Gökyüzünde fezanın içerisinden gözleri,
Öyle parlak bir ışık yağmuru serpiyor ki…
Kuşlar ötüyor, gece sona erdi sanarak.
Yanağını eline ne güzel dayamış, bak…
Ne olur, o yanağa değebilmek için ben,
Elinin üzerinde olsaydım bir eldiven.
Sayfa 92 - Korkut'un Mübeccel'e faydası yok ¶ İletişim Yayınları