8/10
·250 syf.··
2026 10. kitabı
Malum uygulamadan dinlediğim ilk yerli öykü. Güzeldi açıkçası şehirlerarası yolculuk yaparken iyi bir yoldaş oldu. Sadece tesadüfler ve bazı olaylar zorlama geldi. Bir de türüne tam karar veremedim. Onun dışında baş karakterin hikayesi ve iç dünyası ilgi çekiciydi. Uygulamadaki seslendiricilerden özellikle Murat Eken harika iş çıkarmış. Okunabilir ama net tavsiye değildir. Not:birkaç güzel eskide kalmış kelime ve anlamlarına değinmesi ayrıca sosyolojik tesbitler de güzeldi. (Ünlemek ve varsıl)
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026426 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 09:48
“Birçok kişi varsıl olmak için dünyayı dolaşır. Oysa sen, oğlum, dünyayı dolaşırken varsıllığa rastlayacaksın.” Annesinin, Afrikalı Leo hakkında yaptığı bu öngörü, konumu değiştikçe tecrübesi, bilgisi ve kültürü zenginleşen bir karakterin hikâyesinin özünü yansıtmaktadır. Granada’da başlayıp Roma’ya kadar uzanan hikâye; mutlak doğru, inanç, babalar ve oğullar arasındaki etkileşimler, çocuk psikolojisi, kadınlar arası çekişme, toplum psikolojisi, yönetim bilimi ve daha birçok kavram üzerinde durmaktadır. Olaylar akıcı bir şekilde ilerlemekle birlikte, Afrikalı Leo’nun kız kardeşinin; yağmayla zengin olan ve toplum tarafından saygı duyulan Zerdali ile evlenmesine karşı çıkarak, Bülbülü Öldürmek adlı eserin kurgusal karakteri Atticus Finch vari “Çoğunluğa bağlı olmayan şey kişinin vicdanıdır.” düşüncesinden hareket etmesi ve Zerdali’nin hayatına son veren Hasan’ın, Rodion Raskolnikov vari bir görüşle yağmacı ve katillerin hayatına son vermenin haydutluk olmayacağını savunduğunun aktarılmasıyla içerik zengin tutulmaktadır. Yazgısı birden fazla kez aksi yönde değişen Afrikalı Leo’nun hayat öyküsünde; dil, din, ırk, inanç ve coğrafya gibi unsurların özünde yalnızca birer kavram olduğu iletisi verilmektedir. Hikâye boyunca kahramanı ayırt eden özellikler sürekli değişmekte olup, ana karaktere verilen isim, korsanlar tarafından kaçırılıp Papa’ya hediye olarak sunulmasının ardından kendisine verilmektedir. Ana karakterin kendisini birden fazla dil bilen, farklı kimliklere bürünen biri olarak tanımlaması ve Martin Luther düşünce akımından etkilenen öğrencisi Hans’ın hayatını çok dilli bir sözlük yazmaya adadığını belirtmesi ise oldukça hoş bir detaydır. Kitabın okunmasını öneririm.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·96 syf.·
2026 330. kitabı
Hiç kimse salt kendinden mürekkep bir ada değildir," diye yazmış John Donne, "Her insan kıtanın bir parçası, bütünden bir damladır. Herhangi bir ölüm azaltır beni; çünkü ben insanoğlunun bir parçasıyım, bunun için sakın ola çanlar kimin için çalıyor diye sorma, çanlar senin için çalıyor." Ngugi Wa Thiongo Afrika’nın içinden çıktığı derinlikleri ve köle ticaretinden köleliğe, sömürgecilikten borç esaretine kadar pek çok konuda mücadele etmek zorunda kaldığı dünya güçlerini hesaba katmak durumundadır. Tüm imkânsızlıklara rağmen pek çok güzel şey de oldu. Bu da umut etmek için bir sebep. Öte yandan, kıtaya dair yürütülen bu türden tartışmalar, Afrika’nın yapmayı başaramadığı şeyleri ve kendi başına açtığı dertleri de ele almalıdır.” Demokrasi, dört yılda bir oyları satın almak için gereken paraların sayılması değil, günbegün hesap verebilirlik anlamına gelmelidir... S:50 imkânlara rağmen yoksulluk ve hastalıkların olduğu, varsıl bir azınlığın yoksul bir çoğunluğun sırtında saltanat sürdüğü, nükleer silahların tehditi altındaki adaletsiz ve istikrarsız bir dünya bu. Ngugi Wa Thiongo , muazzam bir insan gücü ve tabiat kaynaklarıyla donatılmış Afrika’nın işte böyle bir dünyada görünür hale gelmesi, hakkı olanı adil biçimde alabilmesi için Afrikalı aydınları ve liderleri göreve çağırıyor. Afrikalı aydınlardan her şeyden önce kendi dillerine sahip çıkmalarını, liderlerdense kıtayı daha güçlü kılacak olan Afrika birliğini hayata geçirmek için sorumluluk almalarını istiyor. İzlenecek yolsa, öze, iktidarın gerçek kaynağı olan halka dönüşten geçiyor. Öze Dönüş Kendine inanma, gücün başlangıcıdır.” Ngugi Wa Thiongo
Siyaset-Politika , İnsan ve Toplum
Öze DönüşNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 202115 okunma
GÖZLERİNDEN BELLİDİR CEVRİYEM.
Puan vermedi
Osmanlı’nın son yıllarında gazetecilik mesleğine başlamıştır. Cumhuriyet döneminin önemli bir gazetecisidir. Necatigil’in istemi üzerine gönderdiği mektubunda, Avrupa’ya giden ilk kadın gazeteci olduğunu ve 1922’de Ankara hükümetinin temsilcisi olarak İstanbul’a gelen Refet Paşa’yla, Alemdar gazetesi için ilk söyleşiyi kendisinin yaptığını söyler. Derviş çeşitli gazetelerde çalışırken, romanları da gazetelerde dizi olarak yayınlanır. İkdam gazetesinde, kadın sayfası hazırlayarak sayfa geleneğini başlatır. Suat Derviş, yabancı dil bilen gazeteci olarak, Boğazlar sorununun görüşüldüğü “Uluslararası Montrö Konferansı’nda” bulunur, 1923 yılında Lozan Konferansı’nı izler. Derviş, 1927 de ablasıyla birlikte Berlin’e gider. Berlin Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Bölümü’nde eğitim alırken gazeteciliği de sürdürür. Yazıları, Almanya’da “Scherl, Mosse, Ullstein Querscnitt, Vossische Zeitung” gibi on beşe yakın dönemin en ciddi ve siyasal gazeteleri ve dergilerinde yayınlanır. Türkiye’de yazdığı kimi kitaplarını Almancaya çevirerek yayınlar. Hitlerin gelişiyle, yükselen faşizmi yerinde gözlemlemiş ve Marksist görüşünü pekiştirmiştir. Nazi yanlısı olmayan yayın kurumlarının kapatılması üzerine Türkiye’ye döner. Derviş, 1932 yılında mesleğini Türkiye’de sürdürür. Son Posta, Resimli Ay, Tan Gazetesi gibi sol görüşlü gazete ve dergilerde çalışır. Almanca, Fransızca, İngilizce çeviriler yapar. 1934-1938 yılları arasında 5 romanı gazetede dizi olarak yayınlanır. 1937’de Tan Gazetesi, Derviş’i SSCB’ye gönderir. Bu inceleme, 1944’te “Neden Sovyetler Birliği’nin Dostuyum?” adıyla yayınlanır. Derviş, bu dönemde üst tabakanın çalkantılı yaşamını değil, adaletsizliğe, nazizme ve yükselen faşizme karşı yazılar yazar. Yayınlanan incelemenin ardından da “kızıl” damgası vurulur bu tarihten
Edebiyat
Fosforlu CevriyeSuat Derviş · İthaki Yayınları · 20212,644 okunma
10/10
·376 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 16:20
“Yaşamış olduklarımı bir bir gözden geçirdim…Her şey için şükrettim…” Bir çok kişi varsıl olmak için dünyayı dolaşır.Oysa sen oğlum,dünyayı dolaşırken varsıllığa rastlayacaksın… Afrikalı Leo,yazarın yazdığı ilk kitabıdır. Hasan ibn Muhammed el-Zeyyati,namı diğer Givonni Leone Medici’nin, yani Afrikalı Leo’nun yaşam öyküsüdür… Yazar bu kitabında sizleri,Arap Müslümanların İspanyollara yenilmesi ile ve Endülüs’ü terk etmeleri ile başlayan düşsel ve bir o kadar da gerçekçi bir tarihi yolculuğa çıkarıyor… Okurken adete bir uçan halının üzerinde 15.yüzyılın İspanya’sından başlayıp; Fas,Kahire ve Roma’da tarihi bir yolculuk yaptım sanki.. Doğu’nun o mistik havasını içinize işletecek harika bir Amin Maalouf kitabı. İnanç,kültür,dostluk,savaş barındıran,İslamiyetin ve Hristiyanlığın dünya ve insanlar üzerinde ki çatışmaları çok güzel konu edinmiş. Yazardan okuduğum ikinci kitap.Doğu’nun Limanlarında olduğu gibi bu kitabını da çok büyük keyifle okudum. Eşsiz ve buram buram tarih kokusu almak istiyorsanız;buyrun efendim naçizane tavsiyemdir. Kitaplarla ve sevgiyle kalın… ” Bir zamanlar var asıl bir tacir, susuzluktan kıvranırken, kervandaki birinden on bin altın karşılığında bir tas su alır.Birkaç adım attıktan sonra alıcı da satıcı da susuzluktan ölür….Yalnızca Allah’ın dediği olur…”
1000Kitap
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Onuncu Köy
10/10
·343 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 10:44
Ya bu yazara bayılıyorum... Kalemindeki mizahı ve şiveyi cok seviyorum. Benim yasadigim yörelerin şivesini kullanması cok tatlıydı ya. Unuttuğum bir cok kelimeyi hatırladım ve birilerinin hâlâ bu kelimeleri önemseyip kitapta yer vermesi cok hoşuma gitti. Kitabin içeriğine gelecek olursam köy öğretmeni adsiz öğretmenimizin varsıl insanlarla, cahil insanlarla nasil mucadele ettiğini her şeyini ortaya koyarak kimseden lafını esirmeyerek o masum ve cahil insanlari yola getirmeye çalışmasını büyük bir keyifle ve surukleyici bir olay orgusuyle okuyorsunuz. Mutlu sonla biten kitaplari daha cok seviyorum bu kadar meşakkatli yolculuğa da böyle guzel bir son yakışırdı.
Onuncu KöyFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20101,541 okunma