O, kötü çalışma koşulları, içki, sefahat yüzünden sağlığı bozulmuş, sersemlemiş ve rüyada gibi amaçsızca kentin sokaklarında dolaştığı ve ne olduğunu anlamadan bir ambara girip burada hiç kimsenin işine yaramayacak yollukları aldığı sırada bizler, bütün hali vakti yerinde, varsıl, okumuş insanlar, bu çocuğu bu duruma düşüren nedenleri ortadan kaldırmak için çaba harcayacağımıza sorunu bu çocuğu cezalandırarak çözümlemek isteğindeyiz.
Ne Tanrı'yı düşünür varsıl,
Ne kıyamet gününü.
Yoksulu da kendine ne dost ne kardeş görür.
Altın biriktirmektedir aklı fikri.
Bilmez oysa,cehennemde bu altınlar
Kor olur,yakar onu,cayır cayır!
Yoksulluk her tarihte karşılaşılabilecek bir konum: varsıllık kadar rastlantısal ve olası, ancak varsıl olanların bunu bir şans, diğerlerin[in]se bunu bir kin, olanaksızlık ve acı olarak yaşamaları; ve ne yazık ki bunu savunamamaları. Romain Gary, Onca Yoksulluk Varken adlı kitabında, orospular kendilerini kıçlarıyla savunan varlıklardır diyordu ve haklıydı, çünkü yalnızca onlar bu iğrenç yaşam kavgası içinde etin değerini içeriden ve dışarıdan bilip, paha biçebiliyor,
Çoğunlukla bu dünyadan tiksinmeme sebep varsıl ve itibarlı kişilerdir. Tanıdığım alçaklara gelince, ki sayıları hiç de az değildir, onları, istisnasız hepsini sevinç ve teveccühle anarım.