Modern aşkın idealleştirmelerine de modernliğin yörüngesinin aksi düşüyor. Vecd/aşka gelme, modernliğin geride bıraktığı kayıpların aksi olarak görünüyor. Tanrı yok, rahipler yok, sınıf yok, komşular yok ama en azından “sen” varsın. Bu “sen”in büyüklüğü de diğer hâllerde hakim olan boşluğun tersine çevrilmiş hâli.
Sayfa 172·Kitabı okuyor
"İyi ki varsın." "Kaza, ben sana zaten ezelden beri." "Alp, ben zaten seni mahşere kadar."
Reklam
Yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Hayat kadar berrak, ölüm kadar karmaşığım. Yüreğim kirli bir gökyüzü, sense dolunay... Ruhunu esir alan sarmaşığım! Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda nice umut yeşerir gecenin soluğunda. Biz o bankta oturmuşuz Kalu Bela'dan beri. Kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri... İlk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Şimdi başka gökyüzü. Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü... Hazırlan Mahbube; çünkü hazır yeryüzü! Şu yollar, şu kaldırım, şu kedi... Kuşlar bile 'hazırız' dedi. Bu saatler artık tehlikesiz, Mahbube uyan! Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan. Dinleseler sükûnetin vaveylasını her mecnun bulur elbet Leylasını. Şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır.
"Altı temiz, karnı tok; varsın biraz ağlasın" demek, en zayıf dönemde çocuğun duygusal ihtiyaçlarını görmezden gelmek demektir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Kim bilecek? Şu,bu değil mi? Varsın istediği gibi bilsin. Hareketimi şunun bunun bileceğine,diyeceğine göre ayarlamıyorum. Vicdanın hükmü onu icap ettiriyor.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Ama düşlerde hep sen varsın uyku boyunca;
Reklam
Reklam