Onunla ilgili görüntüler, birbiri ardına, dalgalar gibi gelip vuruyordu bana, beni bilinmedik yeni bir yere, ölülerle yaşadığım o yere doğru sürüklüyordu. Orada ölülerle birlikte yaşıyordum. Orada, Naoko yaşıyordu ve onunla konuşup, ona sarılabiliyordum. Orada ölüm, yaşama son noktayı koyan öğe değildi. Orada ölüm, yaşamı oluşturan öteki öğeler gibi bir öğeydi sadece. Naoko orada, içinde ölümle birlikte yaşamını sürdürüyordu. Ve bana diyordu ki : "Endişelenme, bu sadece ölüm. Bunun seni rahatsız etmesine izin verme."
Doğan Yayınları ve Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A. Ş.·Kitabı okudu
"Ama Vatanabe, benim onu beklemekten başka çarem yok" dedi; dirseklerini masaya dayamış, çenesini ellerinin arasına almıştı. "Onu bu kadar çok mu seviyorsun?" "Evet" dedi, bir an bile tereddüt etmeden.
Haley: Suç yasak bir eylemin gönüllü olarak işlenmesiyle oluşur. Hiçbir şey yapmamak nasıl bir suç olabilir?
Vatanabe: Ben savaçın çılgınlığı karşısında sessiz kaldım ve suçsuz insanlann çığlıklarına kulaklarımı tıkadım. Ne bu iğrenç savaşı durdurabildim ne de insanların ölüp gitmesini
engelleyebildim.
Ciddi ciddi düşünmem gerektiğini biliyor, ama bunu nasıl yapacağını kestiremiyordum .Gerçekte ,doğruyu söylemek gerekirse, yapmak isteyeceğim son şey düşünmekti.
Herkes kendi çapında mutlu görünüyordu. Gerçekten mutlu muydular, yoksa sadece bu İzlenimi mi veriyorlardı bilemiyorum. Ama bir şey varsa, Eylül sonunun bu güzel ikincisinde herkes mutlu görünüyordu.
Bizim odada duvara yapıştırılmış kız resmi bile yoktu. Duvarımızda sadece Amsterdam'daki bir kanalın fotoğrafı vardı. Bir gün benim yapıştırdığım çıplak kız resmini indirmiş,
"Ya Vatanabe. Benim bunlarla işim olmaz" deyip, yerine kanal resmini yapıştırmıştı. Karşı çıkmamıştım; çünkü o kızı zaten çok çekici bulmuyordum. Beni görmeye odama kim gelse, o fotoğrafı görünce, "Yahu bu, ne bu?" diye şaşırırdı. Ben de, "Ya bizim Faşo mastürbasyon yaparken buna bakmaktan hoşlanıyor da" diye karşılık verirdim. Elbette şaka yapıyordum, ama herkes bunu öyle doğal karşılıyordu ki, sonunda ben kendim bile inanmaya başladım!