Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rus kasabalarına yerleşmeyeceğiz. Müdahale etmeden kendi kendilerine parçalanmalarına izin vereceğiz. Bilhassa bu konuda vicdan azabı çekmek yok. Çocuk bakıcısı gibi davranmayacağız. Bu insanlar konusunda kesinlikle hiçbir zorunluluğumuz yok. Ağlarla mücadele etmek, pireleri kovalamak, Alman öğretmenler getirmek, gazete dağıtmak; bunlar bizim işimiz değil. Belki kontrolümüz altında bir radyo vericisi kurmakla yetiniriz. Geri kalanlara gelince, karakol levhalarımızı anlayacak kadar eğitim vermek yeter onlara. Araçlarımızın altında ezilip gitmesinler.
Onlar için özgürlük kelimesi, bayram günlerinde yıkanma hakkından başka bir anlam taşımaz. Gidip onları pohpohlarsak karşılığında saygı görmeyiz. Bunlar tamamıyla yeniden düzenlenmesi gerekecek görüşler. Ortada yalnızca tek bir vazife var: O da bu ülkeyi Almanların göçüyle Almanlaştırmak ve yerlilere köle gözüyle bakmak. Bu insanlar bizi yenseydi vay halimize! Tabii onlardan nefret ediyor değiliz; bu duygu bizlere tamamen yabancı. Bizler sadece mantığın peşinden gideriz. Öte yandan onlarda ise aşağılık kompleksi var. Ezici üstünlüğünü hissedebildikleri bir fatihe karşı gerçek bir nefret beslerler. Peki ya entelektüel zümreye? Bizde onlardan gereğinden fazla var.