Antik Yunan felsefesi, sadece Epistemoloji (Bilgi Felsefesi) ve Ontoloji (Varlık Felsefesi) alanında değil, Etik (Ahlak Felsefesi) alanında da bunu çok açık bir biçimde göstermiştir. Hatta, bu dönemde Etik alanında yazılıp günümüze de ulaşan metinler, ahlak konusunun, Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam dinlerinin tekelinde olmadığının, insanlık tarihinde, söz konusu üç dinden bağımsız olarak, vahiy, iman, günah, sevap, cennet, cehennem, cezalandırıcı ve ödüllendirici Tanrı gibi anlayışlar yerine, felsefi temeller üzerine inşa edilmiş olan bir ahlak anlayışının var olduğunun, en önemli kanıtları arasında yer alır. Antik Yunan felsefesinde, örneğin Platon’un ve Aristoteles’in metinlerinde, ahlak ve erdem arasında çok önemli bir ilişki kurulmuş, adalet, cesaret ve dostluk gibi erdemler, ahlakın temel unsurları olarak ön plana çıkmıştır.