Bu, vebadan ve onun korkusundan daha beter bir şey. Ne olursa olsun veba yüzünden bir yere saklanmak ve birtakım önlemler almak mümkün; fakat mesafe ve engel nedir bilmeyen, her şeyi içine alan düşünceden nasıl saklanır ki insan?
1000Kitap
Efsaneye göre Troya'da hüküm süren kral so­yunun atası Dardanos, Tanrı Zeus'un bir oğludur. Dardanos , Çanakkale'den biraz ötede hüyüğünü oto­büsle geçerken gördüğümüz Dardanos şehrini kur­muş. Dardanos'un Tras isminde bir oğlu varmış, to­runu İlos ise Simois ile Skamandros'un birleştiği yerde bir şehir kurmuş. Bu şehre Troya (yani Tros'un şehri) veya İlyon (İlos'un şehri) denmiş. İlos'un oğlu Laomedon sözünde durmayan dü­zenbaz bir kralmış. Troya'nın başına gelen ilk fela­ketler hep onun yüzündendir. Laomedon'un tanrı­larla ahbaplığı varmış, öyle ki, sığır ve at sürülerini İda dağının yeşil yamaçlarında otlatmağa Apollon'u memur etmiş. Ama Laomedon tanrının bu hizmetini karşılıksız bırakmış. Bu küstahlığı yetmiyormuş gi­bi, Troya surlarını yaptırdığı deniz tanrısı Poseidon'a kızmışlar ve ceza olarak Apollon şehre bir veba sal­gını, Poseidon da bir deniz canavarı salmış. Bir yan­dan hastalık insanları kasıp kavururken, öte yandan da canavar karaya çıkıp önüne gelen insan veya hay­vanı parçalar yermiş. Kahinler bir araya gelip bu afetlere çare aramışlar. Sonunda krala, kızı Hesione'yi Poseidon'a kurban etmesini salık vermişler. Hesione bir kayaya bağlanıp korkunç canavara yem olacaktır. Ama o anda Herakles çıkagelir. Güçlü yiğit, kızı kurtarmağa ve canavarı öldürmeğe söz verir, karşılık olarak da kralın kendisine Apollon'un İda dağında otlattığı atları vermesini ister. Laomedon peki der. Ama kızı Hesione sağ-salim eline geçince ge­ne sözünü tutmaz . Ama bu sefer sondur. Herakles Yunanistan'a dönüp yiğitlerin en ünlü, en güçlü kuv­vetlilerini bir araya toplar. Hep birden Troya'ya sefer ederler. Laomedon'un surlarını yıkarlar ve kendisi­ni oğulları ile birlikte öldürürler. Yalnız en küçüğü Priamos kurtulur. Ablası Hesione'nin yalvarmaları üzerine yiğitler onu esirger ve
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Reklam
Her şey durmuştu sanki. Dünyanın, benim dünyamın sonu gelmiş gibi geliyordu.
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Geçici düzen sabun köpüğü gibi uçup gider.”
Sayfa 17·Kitabı okudu
Alıntı
Genel olarak yeni dünyada Kolomb'un gelişinden sonraki bir ya da iki yüzyıl içinde yerlilerin nüfusundaki azalma oranının %95'i bulduğu tahmin ediliyor. Başlıca ölüm nedeni eski dünyanın mikroplarıydı. Amerikan yerlileri bu mikroplarla hiç karşılaşmamışlardı. Bu yüzden de onlara karşı ne bağışıklıkları ne de genetik dirençleri vardı. Çiçek, kızamık, grip, tifüs öldürücülükte birinciliği almak için yarışıyordu. Sanki bunlar yetmiyormuş gibi difteri, sıtma, kabakulak, boğmaca veba, verem, sarı humma da onlarla yarışıyordu.
Kimsenin yüreğinde eskimiş ve neşesini yitirmiş umuttan başka bir şeye yer yoktu,insanları ölümü seçmekten alıkoyan ve yaşamaya duydukları basit saplantıdan başka bir şey olmayan şu umut vardı yalnızca yüreklerde.
Sayfa 256·Kitabı okudu
Reklam
Reklam