Elmalılı Hamdi Yazır şöyle diyor:
(...)Kur'ân'dan bahsetmek isteyenler onu hiç olmazsa harekesiz olarak yüzünden okuyabilmelidir. Mamafih öyle kimseler görüyoruz ki, Kur'ân'ı harekesiz olarak okumak şöyle dursun, harekesiyle bile düzgün okuyamadığı halde onun hükümlerinden ve manalarından ictihada kalkışıyor. Öylelerini görüyoruz ki Kur'ân'ı anlamıyor ve 'Tefsirlere müfessirlerin yorumları karışmıştır.' diye onları da kâle almak istemiyor da, eline geçirdiği tercümeleri okumakla Kur'ân'ı tetkik etmiş olacağını iddia ediyor. Düşünmüyor ki okuduğu tercümeye, âlim müfessirlerin tevili (yorumu) değil de cahil mütercimin görüşü ve yorumu, hatası ve noksanı karışmıştır. Bazılarını da duyuyoruz ki, Kur'ân tercümesi demekle yetinmiyor da: "Türkçe Kur'ân" demeğe kadar gidiyor. Türkçe Kur'ân mı var behey şaşkın?"