Puan vermedi
"Bir özür dilememek için kırk takla atanların dünyası... Neden, diye düşündü Ali Nazik. Bir başkasından özür dilemek, hata yaptığını düşündüğünde bir adım atabilmek, birilerine yardım etmek, nazik olabilmek... Bunun nesi kötü olabilirdi?" Bu soru aslında yalnızca Ali Nazik'in değil, hepimizin sorusu. Çünkü günümüzde özür dilemek çoğu zaman bir zayıflık, hata kabul etmek bir yenilgi gibi görülüyor. Oysa Ali Nazik, tam tersine, insanı güçlü yapan şeyin nezaket ve empati olduğunu gösteriyor. Roman boyunca Ali Nazik'in yolu Bela Hüsnü, Çiçek, Aysel, Vefa, Hasan, Hazan, Zamir ve Munis Öğretmen ile kesişiyor. Onları bir araya getiren şey tesadüf değil; her şeye rağmen iyi kalabilmeleri, birbirlerine destek olmaları ve umudu kaybetmemeleri. Bu yönüyle kitap, dostluğun ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. "En çabuk kirlenen ellerimiz değil, kalbimiz oluyor. " Kitabın belki de en çarpıcı cümlesi bu. Çocuklara yönelik yazılmış olsa da bu söz yetişkinlerin de üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir gerçeği hatırlatıyor. İnsan bazen dış görünüşüne, başarılarına ya da sahip olduklarına önem verirken kalbini ihmal edebiliyor. Kırgınlıklar, önyargılar, bencillikler ve öfke zamanla kalbi kirletebiliyor. Ali Nazik ise okuruna kalbini temiz tutmanın, iyi kalmanın ve vicdanını korumanın önemini anlatıyor. Ali Nazik, nezaketin zayıflık değil güç olduğunu anlatan, dostluğu, umudu ve vicdanı merkeze alan değerli bir çocuk romanı. Çocuklara yalnızca okumalık bir hikâye sunmuyor; hayat boyunca yanlarında taşıyabilecekleri değerleri de kazandırıyor. Modern dünyanın karmaşasında kalbini temiz tutmak isteyen tüm çocuklar ve içindeki çocuğu inceliklerle büyütmek isteyen yetişkinler için…
Ali NazikAnıl Basılı · Timaş İlk Genç · 202655 okunma
8/10
·64 syf.··
2026 38. kitabı
Kimi zaman karşılaştığımız bir durum karşısında elimizde olmayan tepkiler veririz. Bu tepki nerden gelir, tam olarak anlayamayız bile. Ama sonuçları bizi genelde olumsuz etkiler. İşte böyle durumlarda herkesin kendi zihninde olan durdurma ya da yönetme mekanizmasının devreye girmesi gerekir. Yapılması gerekenler; durumu anlama, nerden geldiğini çözme, yavaşlayıp nedenini düşünme ve krizi yönetme, sonrasında derin nefeslerle sonuca ulaştırma. Böylece hem durumu doğru anlamış oluruz hem de doğru tepkiler vererek gereksiz düşüncelere kapılmamış oluruz. • Vefa bize bu durumu kendi cümleleri ve başına gelen olaylarla çok güzel anlatıyor. Ve sonunda zihnini kontrol etmek üzere kendi düşünce kumandasını keşfediyor. Biz yetişkinlerin bize kimi zaman duygularımızı yönetmekte zorlandığımız zamanlar olurken çocuklar bu konuya daha yabancı olarak çok daha fazla zorlanırlar. Bu kitap sayesinde bunu başaracaklarına eminim, okuyunuz ve okutunuz mutlaka. Keyifli okumalar
Düşünce KumandasıBetül Karaca · Timaş Yayınları · 20262 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
GÜN OLUR ASRA BEDEL İNCELEME
9/10
·416 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:23
Gün olur asra bedel, İlk bakışta, bozkırda yaşayan demiryolu işçisi Yedigey’in, yakın dostu Kazangap’i son yolculuğuna uğurlamasını anlatıyormuş gibi görünse de kitap ilerledikçe ve bu yolculuk ilerledikçe roman, insanlığın geçmişine, bugününe ve geleceğine uzanan geniş bir düşünce dünyasına dönüşür.Bence Aytmatov bu kitabın da birbirinden farklı konuları çok başarılı bir şekilde bir araya getirmiş. Bir yanda dostluk ve vefa, diğer yanda devlet baskısı, uzay araştırmaları, mankurt efsanesi, savaşın insanlığa maliyeti ve insanın kimliğini koruma mücadelesi gibi bir çok konuya değinerek aynı zamanda güçlü cümleler ile bizi derin düşüncelere itmektedir.. Örneğin; “Bu atın o attan üstünlüğü ne? Güzel yürür, hızlı gider, yol alır. Bu yiğidin o yiğitten üstünlüğü ne? Hem akıllı hem bilgili, erdemli.” Bu cümle, bana insanın değerinin bedeninde değil; düşüncesinde ve karakterinde olduğunu anlattı. oysa Güzel yürüyüş kusursuz vücut, hız, fiziksel güç hayvanlar için önemlidir.Kitapta Bunun gibi birçok düşünceler mevcut.
İnceleme & Yorum
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Puan vermedi·325 syf.·
2026 9. kitabı
Geçenlerde Algernon'a Çiçekler’i bitirdim ve dürüst olmak gerekirse günlerdir etkisinden çıkamıyorum. Kitap dışarıdan bir bilimkurgu gibi duruyor ama alakası yok; bu tamamen kalbe dokunan, insanı hıçkıra hıçkıra ağlatan çok derin bir hikaye. Ana karakterimiz Charlie o kadar temiz, o kadar nahif bir insan ki... Zekası ameliyatla dahi artsa, dünyanın en akıllı insanı olsa bile içindeki o sevgi dolu çocuk hep orada kalıyor. En çok canımı yakan şey de ne oldu biliyor musunuz? Çevresindeki insanların ona yaptığı onca kötülüğe, acımasızlığa rağmen Charlie’nin kimseden nefret edememesi. Herkesin kendince haklı bir yanı olduğunu düşünmesi, o kadar büyük bir saflık ve asalet ki insan kendi acımasızlığından utanıyor. Tabii bir de kader ortağı, minik dostu fare Algernon var. Aralarındaki o vefa, o kelimesiz dostluk insanı bambaşka bir yerden vuruyor. Kitabın sonlarında Charlie'nin o mezara çiçek koyma hassasiyeti ve sonrasındaki o küçük vasiyeti... Gerçekten boğazımda kocaman bir düğüm bıraktı. Bu kitap bana zekanın, bilginin, başarının eğer içinde empati ve sevgi yoksa hiçbir şey ifade etmediğini çok net gösterdi. İnce elenip sık dokunmuş, ağlatırken bile insanı daha iyi biri olmaya zorlayan muazzam bir hikaye. Kesinlikle okuyun, okutturun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 22:02
Bugün size, sayfalarını çevirirken boğazımın düğümlendiği, gerçek yaşam öykülerinden uyarlanan etkileyici bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Türk Damarı, Alim Serkan Cesur'un gerçek bir hayat hikâyesinden uyarladığı tarihî bir romandır. Kitapta Osmanlı'nın son dönemleri, Balkan Savaşları, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı anlatılır. Hikâyenin merkezinde, vatanı için yıllarca cepheden cepheye savaşan Hamit Çavuş vardır. Savaşın yalnızca cephede değil, aileler üzerinde de bıraktığı acılar anlatılır. Gerçek fotoğraflar ve belgelerle desteklenen kitap, vatan sevgisi, fedakârlık ve bağımsızlık mücadelesini etkileyici bir şekilde işler. Hamit Çavuş, yaklaşık 11 yıl boyunca Balkan Savaşları, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda görev yapar. Açlık, hastalık ve yokluk içinde mücadele eder, birçok arkadaşını şehit verir ama vatanını savunmaktan vazgeçmez. Savaşın ardından köyüne dönerek mütevazı bir hayat sürer. Onun hikâyesi, Türk askerinin cesaretini, fedakârlığını ve vatan sevgisini temsil etmektedir. Savaşın sadece zaferlerini değil; açlığı, yokluğu, esareti ve verilen büyük fedakârlıkları da tüm gerçekliğiyle hissettiriyor. Bugün özgürce üzerinde yaşadığımız bu toprakların hangi bedeller ödenerek kazanıldığını hatırlatırken, hak ettiği değeri görememiş kahramanlara da vefa niteliği taşıyor. Tarihî roman ve belgesel türünü sevenler için etkileyici ve düşündürücü bir eser.
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202625 okunma
Uzaktan Sevmek Kudüs
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi ismiyle çağırır. Kayıtsız kalamaz mutlaka kitap raflarından alıp en azından bir bakınırsınız. Derya Şafak’ın Uzaktan Sevmek Kudüs kitabını elime aldığımda, sadece bir roman okuyacağımı değil, ruhumun derinliklerinde bir sızıya dönüşen o kadim şehrin tozlu sokaklarında bir vefa yolculuğuna çıkacağımı biliyordum. Bu kitap, benim için sadece kâğıttan bir eser değil; Kudüs'ü doğrudan görmese de onu kalbinin en derin köşesinde hissedenlerin, ecdadın mirasına duyulan o büyük özlemin bir yansıması oldu. Okurken içimden şu mısralar geçti: "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!". İşte yazar, silinen hafızalarımıza inat, "kim olduğumuzu" hatırlatmak ve zalimin zulmünü yanlarına kâr bırakmamak için bu satırları kaleme almış. Ben de bu satırları, hırsızın ev sahibine baskın çıktığı bu düzende, kendi ismim, cismim ve insicamımla o sokaklarda yeniden var olmak için okudum. Kitaptaki Muzaffer, Merve Lina ve Burak karakterleri benim için çok özel bir yere sahip. Yazar, Asr suresini bilen iki gencin ismini bu karakterlere vererek, aslında isimlere karakterleri değil, o güzel isimlere Kudüs bilincini yüklemiş. Burak zaten evvelden Kudüs yolcusuydu; bizler de onun gibi o kutlu emanete sahip çıkacak olan "Burak Ordusu" nun birer neferi olduğumuzu bu sayfalarda yeniden idrak ettik. Kitabın her satırında bir özür ve bir söz var: "Aksa'nın şanlı yiğidi! Affet!.. Sana özgür Kudüs'ü miras bırakmak yerine, Kudüs'ü özgür kılmayı miras bıraktığımız için...". Biz şikâyet etmiyoruz; biliyoruz ki bu toprakların imtihanı Peygamberlerin imtihanı gibi ağırdır. Yusuf gibi kuyuya atılsak, Yakup gibi ihanete uğrasak, hatta Zekeriya gibi biçilsek de bedeller ödeyerek direnmeye devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin sırtına deve
Roman
Uzaktan Sevmek KudüsDerya Şafak · Gülhane Yayınları · 202511 okunma