5/10
·240 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:38
Merhaba vegan değilim ve kitabı hayvan hakları hakkında bilgimi geliştirmek istediğim için aldım. incelememi kısmen ortalardayken yazacağım belki ikinci bir tane daha eklerim. Öncelikle kitabın ilk 90 sayfası veganlığı diğer insanlara anlatmak üzere iletişim tavsiyeleri veriyor burasının bana henüz çok bir katkısı olmadı ancak ikinci bölümde düşük gelirli topluluklarda vegan aktivizmi üzerine ilginç yazılar var. Özellikle eklenen Türkiye'de dezavantajlı gruplarda vegan aktivizmi kısmını çok başarılı buldum eksiksiz bir şekilde her noktaya değinmişler, işte altyapı eksikliği olsun, bizim kültürel olarak bu ideolojiye uzaklığımız olsun vb. Daha ileri kısımlarda hoşuma gitmeyen iki nokta oldu öncelikle birincisi: ben köpeklerin (fırsatçı etçiller) ve kedilerin (ya da herhangi beslediğiniz et tüketen bir hayvanın) böyle bir etik duruşta bulundurulmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Köpekler için beslenme cinsten cinse tartışılır olsa bile kedilerde taurin aminoasidi yetersizliği körlüğe ve kardiyomiyopatiye sebep olabilir. Taurin dediğim aminoasit ise çok yüksek oranlı bir şekilde hayvansal besinlerden elde edilir. Kısacası herhangi bir kedinin hayvansal gıdadan arı bir diyetle beslenmemesi gerekiyor. İkinci muhalefet olacağım nokta ise sayfa 149da iki sunucunun arasındaki muhabbet üzerine. Öncelikle tartıştıkları konu 2014te Robinson adındaki bir adamın kedi tekmeleyerek kamuoyunda infiale sebep olması üzerinedir. Sunucu 1, sunucu 2'ye şu ifadeyi kuruyor "sen et yediğine göre başka hayvanların ölümünde doğrudan rol alıyorsun o zaman robinsondan neden daha beter olmayasın?" İnsanın kediye duyduğu empati ve yediği hayvana duyduğu empati doğduğu anda gelmedi, bin yıllar süren bir süreç sonucunda şekillendi ve genetiğine işledi. Kediler ve köpekler evcilleştikleri süre
Hayvan Haklarını SavunmakGary L. Francione · Yeni İnsan Yayınevi · 20245 okunma
3/10
·304 syf.··
2026 3. kitabı
Adından dolayı çok ilgiyle başlayıp ortalarına kadar acaba bir yerden saracak mı diye ite kaka bitirdiğim bir kitap oldu. Başta murakami tarzında gibi başlayıp sonra kopuk kopuk cinayet olaylarını ardı ardına okuduk. Ne polisiye olduğu belli, ne gizem, ne de felsefe. Zaten katil çok barizdi. Başkarakterin savunduğu fikirler çok iyi niyetli gibi yansıtılmış ama ben okurken akıl tutulması okudum gibi hissettim. Veganların hoşuna gidebilir tabii ki fikirler ama vegan dayatmalarından ve vicdan kasmalarından bunalan biri için değil. Hepsi bi yana en çok da sonu fiyasko. Neyse çok uzatmayım ben hiç beğenemedim. Bir de çeviriyi yapan arkadaş da Türkçe bilmiyor sanırım. Kitap yanlış cümleler ve anlatım bozuklukları ile doluydu. Sevgiler.
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,073 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·211 syf.··
2026 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:37
Öncelikle hükümetin, propaganda için dili nasıl kullandığını görmek güzel ama buna yeteri kadar yer verilmemiş. Hikaye çok ilgi çekici ama tabi ki derinlemesine incelendiğinde balıklardan söz ettiğini hiç görmedik. Acaba ben mi kaçırdım bu noktayı? Ya da tüm hayatını vegan olarak yaşamış insanlar için neden yeteri kadar bahsedilmemiş. Eksik yönlerden biri de bu.Sayfalar tükendikçe asıl hikayeden sapmalar oldu bi yerden sonra ama bitiş tahmin ettiğim gibi de oldu. Eksik yönleri var ama yine ilgi çekici bir kurguydu.
Tender is The FleshAgustina Bazterrica · Scribner · 20202,444 okunma
ADELAIDE
6/10
·340 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 22:49
Aslında bu romanı alırken çok heyecanlıydım. Muhtemelen hiçbir zaman birisi tarafından okunmayacak, taslaklarda çürüyecek romanım ile benzer bir konusu olduğu için duyguya girmeme yardımcı olur, daha çok hisseder ve hisleri güzelce aktarabilirim diye almıştım. Ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Çoğu yerde sanki düşük bütçeli bir Netflix dizi senaryosu okuyor gibi hissettim. Duyarlı olunması gereken bazı konular eserde yer almış olsa bile bunlar sadece 'Heh, evet bunun eklenmesi gerekiyordu. Ekledim, üstüne tik atabilirim.' denilmiş gibi hissettiriyordu. Derinliği, sebebi verilmemişti. Kadın karakterin feministliği bile, eleştirdiği kapitalizmin eğip bükerek bizlere pazarladığı, anlamından koparılmış, slogandan ibaret kalmış feminizm şeklindeydi. Sadece feminizm de değil, bence Adelaide'ı Adelaide yapan çoğu detay üstünkörü geçilmişti. Bilmiyorum, belki de tamamen benimle alakalı bir sorundur. Ben, bir eserdeki karakterleri derinlemesine tanımayı severim. Karakter vegan mı? Onun vegan olmaya karar verdiği ilk an neydi? Neyden etkilendi veya tiksindi ve bu kararı verdi? Bu gibi detayları bileyim isterim, aksi takdirde o karaktere alışamıyorum ve benim için bir yabancı olarak kalıyor, onun hislerini hissedemiyorum. Daha da önemlisi şu şekilde hissettiriyor: Veganlık şu sıra popüler kültür haline geldiği için yaygınlaşıyor, karakterim vegan olursa veganlar benim de duyarlı birisi olduğumu düşünür ve onların övgüsünü kazanırım. Keza karakterin feministliği de böyle hissettiriyor. Yanlış anlaşılmasın. Bu düşüncelere ya da karaktarin feminist, vegan olmasına karşı değilim. Vegan olmasam da kendimi feminist olarak tanımlayabilirim. Ancak benim bahsettiğim feministlik, cinsiyet eşitliğini savunmak, bu uğurda uğraşmak ve her geçen gün haklarımızı güzelleştirebilmek için
İnceleme & Yorum
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,990 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 01:03
Editörlüğünü ve yazarlığını kıymetli hocalarımın yaptığı, faydalı bir çalışma. Yoğun bir araştırmanın ürünü olduğunu okuyunca farkediyorsunuz. Bir çok çalışmanın sentezi olan kitapta, titizlikle açıklanan özel beslenme mutfağına dair doğru ve kesin bilgiler edindiğinize emin oluyorsunuz. Her bilginin kaynakçasına ulaşabilmeniz, eleştirel bir bakış açısına da sahip bir çok okuyucuyu tatmin edecektir. Okurken sıkılmayacağınız aynı zamanda öğreneceğiniz bir süreçte olacaksınız. Gıda intöleransı ne demek? Nedenleri nedir? Gıda aşırı duyarlılığında nasıl bir beslenme tarzı benimsenir? Glütensiz beslenme, vegan vejetaryen beslenme, fruktosuz, laktozsuz beslenme ve dahasına cevap bulabileceğiniz bir kaynak. İyi okumalar dilerim.
Özel Beslenme MutfağıMüesser Korkmaz · Detay Yayıncılık · 20232 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 52. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 15:27
"İki farklı ilişki kurduk ve aralarına bir çizgi çizdik. O çizgi şimdi bulanık, her zamankinden daha ince. Bunu istiyorum, şu an önemli olan tek şey bu. Belki sonra kalbim acıyacak ama bu riski göze alıyorum." Yabancı yayınlarının romantik kitaplarını ayrı seviyorum. Keyifle okutan, sizi yormayan, yüzünüzde gülümseyerek okutan hikayeler her zaman favorim olmuştur. Bu kitapta tam dediğim gibiydi. Chandler ve Finn hikayesini keyifle okudum. Chandler Cohen bir hayalet yazardır. Hayalindeki meslek olmasa da, geçimini sağlamaktadır. Bir gün yazar için yazdığı kitabın imza gününe katılır. Yazar onun kim olduğunu bilmiyordur. Barda kederini unutmaya çalışırken, çok yakışıklı bir adamla tanışır ve geceyi onunla geçirir. Birlikte olana kadar mükemmel bir adam gibi görünür. Ve gerçekten kötü bir deneyim yaşar, bu yüzden bir daha asla onunla görüşmemeye karar verir. Ta ki... sürpriz! Bir sonraki işi, adamın otobiyografisini yazmaktır. Finn Walsh, sevilen bir kurt adam dizisinden tanınan bir oyuncuydu ve şimdi geçimini ülke çapındaki festivallere giderek sağlıyordur. Vegan ve obsesif-kompulsif bozukluğu vardır. Birlikte çalıştıkları sırada Chandler sonunda Finn'e geceyi hiç beğenmediğini söyler ve Finn gerçekten şaşırır. Daha önce kimse ona yatakta iyi olmadığını söylememişti. Alışılmışın dışında bir durum olarak, Finn, Chandler'dan yatakta nasıl iyi olunacağını öğretmesini ister. Finn bencil olduğu için değil, gerçekten ne yapacağını bilmediği için bunu teklif eder. Peki bu işin sonu aşka dönüşecek mi? İşte bunu okuyarak öğreniyoruz. Türü sevenlere tavsiyemdir. . Sınırlar bulanıklaşıktıkça ve yakınlıkları yatak odasının dışına taştıkça, ikisi de zor bir soruyla yüzleşmek zorunda kalacaktı: iş mi daha önemlidi yoksa aşk mı? Ya da ikisini birden elde etmek mümkün müydü?
İş mi? Aşk mı?Rachel Lynn Solomon · Yabancı Yayınları · 202617 okunma