8/10
·322 syf.··
2025 27. kitabı
Normalde tarihi okumayı sevmezdim ama konu Livaneli olunca okumak istedim iyi ki de okumuşum. Bir padişah dönemi çok güzel anlatılmış gerçekleriyle beraber. Akıcı ve heyecanlıydı. "Kızıl Sultan" ın hayatından karelerle, yaşanmışlıklarla.. Bence hepimiz azda olsa "vehm-i hümayunuz" :))
1000Kitap
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
10/10
·86 syf.··
2025 60. kitabı
Mutlaka okunması gereken başucu kitaplardan biri. Hastalık küçük veya büyük, geçici veya kronik herkesin başında, kendinin değilse etrafındaki, yakınındakilerin başında olan hayatın adeta ayrılmaz bir parçası. Böyle bir imtihana karşı, onun hakiki mahiyetini idrâke yönelik, ve dahası ona sabır ve hatta şükür etmeye mecâl ve kuvvet bulabilmek ve şeytan ve nefsin vehim ile vesveselerle hastalığı daha ağırlaştıran, insanı ümitsizlik, yeis, karamsarlık, keder vs. gibi manevi hastalıklara sevk eden hile ve oyunlarına karşı da muazzam bir ilaç vasfını taşıyor. Bendenizin aklımda kalan en güzel ve vurucu noktalardan biri olarak şunu söyleyebilirim; Merâk etME. Üstad hastalığı ziyâdeleştiren ve ikileştiren şeylerden biri olarak ve şeytanın vesvese ile geleceğe dâir bilinmeyen zamanlara dair korkutarak, ya hastalığın geçmezse, ya daha kötü olursan meâlindeki vehimlerle hem batıl hem de hastalığın şiddetini artırıp ağırlaştıran bu "merak" hastalığını terk etmenin, yani "merâk etmeme"nin hastalığın mühim bir damarını, kökünü keserek çok hafifleteceğini, belîğ üslûbu ve hem akla hem kalbe hitap eden ifade ve deliller, izahlarla serd ediyor. Bir diğeri de, Allah'ın sana verdiği sabrı, geçmişteki geçen hasta olunan ve gelecekte henüz gelmemiş zaman ve gelmemiş muhtemel hastalıklara dağıtarak müsrifâne sabır gücünü hebâ etme, nasihatidir. Allah'ın verdiği sabır, eğer sadece mevcut ân'a hasrederek, harcayarak kullanılırsa tam kâfî geleceğini haber veriyor. Fakat geçmiş ve gelecekteki -şu an mevcut olmayan- zamanlara dağıtılırsa yetmeyeceği ve gelmemiş zamanların (yok) gelmemiş hastalıklarının (yok) gelmemiş acı ve sıkıntılarını (yok) şimdi vehm(hayâl) ederek merâk etmenin, üç kere yok üzeri yok hükmünde bir dîvânelik olduğunu beyân ediyor.
Hastalar RisalesiBediüzzaman Said Nursî · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20172,604 okunma
Reklam
Sultan Abdülhamid
10/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Tarih sadece bize öğretilen kalıp bilgilerin olduğu sistemler dizini ,neden sonuç olayları değil dedim kitabı bitirdiğimde. İçime kocaman bir okyanus bıraktı bağlı denizlerini keşfedebileceğim.Halk olarak değil padişah olarak baktım tahta.Okuduklarım bildiklerime aksi geldi. Tevfik Fikret'in ,Mehmet Akif Ersoy'un; Kızıl kafir, Yıldızdaki Baykuş diye nitelendiği Abdülhamide hak verirken buldum kendimi. Zeka çoğu Osmanlıda olan bir yetenekti.Bunu her padişah askeri olarak mı kullanmalıydı? İnsanlar bunu neden ön görememişti? Neden hep kötü bildik Abdülhamit’i ? Kaplan sırtında olan da bir insan değil miydi ? Peki o kaplan sırtında olmayı ataları gibi kendi mi istemişti ? Vehm-i hümayundu da haksız mıydı? Bu cevapları bulacaksınız.
Edebiyat & Roman
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
10/10
·324 syf.··
2025 2. kitabı
KAPLANIN SIRTINDA Zülfü LİVANELİ Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de dediği gibi, “Tarihini bilmeyen bir millet yok olmayan mahkûmdur.” sözlerini hiç unutmayarak bizleri bugünlere getirmiş olan ecdadımızı her anlamda hatırlamalıyız. Yazarımız @zlinivaneli de, 𝐊𝐚𝐩𝐥𝐚𝐧ı𝐧 𝐒ı𝐫𝐭ı𝐧𝐝𝐚 eseriyle otuz üç yıla varan hüküm süresi ve dokuz yıllık sürgün hayatıyla, son dönem padişahlarımızdan II.Abdülhamid’in hikayesini yine muhteşem anlatımıyla bizlerle buluşturuyor. Kitabımızın ilk sayfalarında II.Abdülhamid’in oğlu Şehzade Abid Efendi’nin şu sözleri karşılıyor bizi ki, okuduğumuz sayfalarda da ne kadar haklı olduğunu anlıyoruz, “‘Vehm-i hümayun(vesveseli hükümdar)sözü tabiatiyle hoşuma gitmiyorsa da, babamı yazacak olanlardan övücü şiirler değil, tarih beklediğimden ve bu da maalesef hakikat olduğundan, kabule mecburum.” Gerçekten de vesveli halleri en bilinen huylarından biri olsa da, II. Abdülhamid’i farklı ve etkileyici hikayesiyle daha yakından tanımış olmak çok özeldi benim için kesinlikle. Çok uzun bir padişahlık döneminden sonra, kardeşi Reşad tarafından tahttan indirilip ailesiyle birlikte Selanik’e sürgüne gönderilen II.Abdülhamid ve ailesine bakmak için görevlendirilen Doktor Atıf Hüseyin Bey sayesinde çok daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz aslında devrik padişahı. II.Abdülhamid’in Selanik’te sürgünde olduğu yıllarda ve sonrasında İstanbul’a getirilip Beylerbeyi Sarayı’nda mahkumiyetinin devam edip öldüğü an’a kadar yanında olan Dr.Atıf Hüseyin Bey, II. Abdülhamid’in anlattıklarını günlük olarak tutmuş ve tüm anlatılanlar on iki defter ile bugünlere ulaşmıştır. Tabii sadece doktorunun aldığı notlar ile değil, dört sayfayı bulan kaynak isimlerle ne kadar derin ve özverili bir araştırmalarla eserimizin yazılmış olduğunu anlıyoruz. Ama şu konuya da değinmeden
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
10/10
·324 syf.··
2024 162. kitabı
Livaneli sayesinde 2.Abdülhamid dönemine farklı bir perspektiften bakıyoruz. Öncelikle yoruma padişah olmak nedir biraz bu konu üzerinde durarak başlamak istiyorum.Padişah olmak tahtta uzun süre oturmak gibi basit bir tanım değil.Siz aslında kaplanın ağzındasınız.Kitapta verilen haliyle "Aslında hükümdar tahtının esiridir, kölesidir, her istediğinizi yapamaz. Devlet birçok kişiyle birlikte yönetilir; onlar da arkandan bin bir türlü oyun çevirirler." olarak tanımlayabiliriz. Doktor Atıf Hüseyin Bey Sultan Abdülhamid sürgüne gönderildiğinde kendisine ve ailesine bakmak üzere görevlendiriliyor ve notlar tutuyor.Kitap için hem Doktor Atıf Bey'in notları hem de Ali Fethi'nin Sultan II. Abdülhamid Han’la 113 Gün'ünden yararlanıldığı görüyoruz. Sultan Abdülhamid ve ailesi gece apar topar bildirildikleri tren ile Selanik'e gönderiliyor.Bu da demek oluyor ki Sultan Abdülhamid tahttan indirilmiş hayatının önemli bir kısmını Alatini Köşkü'nde geçirecek. Abdülhamid Alatini Efendi için şöyle diyor; "Toprağı bol olsun,yıllarca tütün ihyacımı karşıladığı gibi şimdi de evinde barınıyoruz." Kitabın sayfalarında Abdülhamid'in kendisiyle içsel hesaplaşma ve yolculuğa çıktığını söylememiz mümkün. Hep eskiyi düşünüyor,sorguluyor adeta irdeliyor kendince herhangi bir şeyi doğrulatıp kafasında o kısma perde çekiyor. Kendisi hakkında da kitapta birçok bilgiye ulaşıyoruz. Vehm-i humâyünlarını öğreniyoruz kardeşi Reşad hakkındaki görüşünü,yüzüne çıra suyu sürme adetini çok iyi marangoz olduğunu ayrıca bu zanaat ile övündüğünü tahtta aniden geçtiğini bunun kendisini pek de müteşekkir etmediğini görüyoruz. Ayrıca kitapta dört beş kısımda Mustafa Kemal'den de bahsediliyor.Okurken bu kısımlar bir tebessüm ettirdi ve mutlu etti diyebilirim. "Hamidiye Caddesi'ndeki Parthenon ise bilardo
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
Vehm-i hümâyun
10/10
·324 syf.··
2024 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2024 12:57
Zülfü Livaneli'nin tarihi romanlarıyla bilinen üslubunu Kaplanın Sırtında romanında da sürdürerek II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinin ardından Selanik'e sürgün edildiği dönemi anlatan etkileyici bir eserdir. Roman II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinin ardından yaşadığı içsel çalkantıları, sürgündeki yalnızlığını ve dönemin siyasi atmosferini, padişahın özel doktoru Atıf Hüseyin Bey'in gözünden anlatır. Livaneli, bu anlatım yoluyla hem Abdülhamid'i hem de dönemi daha derinlemesine inceleme fırsatı bulur. "Kaplanın Sırtında", sadece bir tarihi roman değil, aynı zamanda insan doğası, iktidar, yalnızlık gibi evrensel temalara değinen düşündürücü bir eserdir. Zülfü Livaneli'nin ustalıklı kaleminden çıkan bu roman, hem tarih meraklılarına hem de edebiyat severlere hitap edecek niteliktedir. Kitapla kalın.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
Reklam
Reklam