Kitabın adını görür görmez, İstiklal Marşı'nın 10 kıtası gibi ne zaman ezberlediğimi bilmediğim o malum anons kafamda yankılanmaya başladı. Kitaba da ara ara geçiş müziği olarak koymuş yazar sağ olsun :)
2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü alan bir hikaye kitabı olduğunu açıkçası kitabı satın aldıktan sonra kapağında bulunan etiket sayesinde öğrendim. Kitabın içinde 9 hikaye var ama birbirinden kopuk değiller, hepsi birbiriyle bağlantılı hikayeler. Birinde x kişisinin gözünden, diğerinde y kişisinin gözünden anlatılıyor gibi düşünebiliriz. Kitabın konusuna gelince "Günümüz ikili ilişkileri diyebiliriz. Gerçi ikili ilişki de diyemiyoruz, tek eşli erkek yok kitapta ve bunu açık açık sorun eden kadın da yok." diyeyim siz anlayın :) Seray Şahiner'in kalemini çok severim zaten, hafiften sarkastik yanı da var. Hani en yakın arkadaşın tüm gerçekleri çat çat diye söyler ya yüzüne yüzüne, heh bu da öyle, Seray Şahiner okurken sanki en yakın arkadaşımla sohbet ediyormuş gibi hissediyorum zaten. Bu kitabını da sevdim, okuduğuma pişman olmadım kesinlikle ama daha çok sevdiğim başka bir kitabı da yok değil.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim :)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevişmenin filmlerdeki kadar şaşaalı bir şey olmadığını, naneli sakız çiğnedim diye çok yakışıklı bir adamla öpüşmeyeceğimi, Aks parfüm kullanıyorum diye hiç tanımadığım bir erkeğin bana çiçek vermeyeceğini, kaliteli ped kullanıyorum diye uzun bacaklı, beyaz mayolu bir plaj voleybolcusuna dönüşmeyeceğimi öğrenecek kadar yaşadım.
Pollyanna'nın kim olduğunu hepimiz biliyoruz zaten, e kişisel gelişimi de biliyoruz malum. Bu kitap= Pollyanna+ kişisel gelişim. Bölüm bölüm ilerliyo kitap ve neredeyse her bölüm sonunda bizi sorularla başbaşa bırakıyor yazar. Bazı bölümlerde soruların cevaplarını yazmamız için ayrılan kısım da var. "Madem okuyorum, tam olsun" diyerek soruları cevaplayarak ilerledim. Kitap, İclal Aydın Kitap Kulübü etiketli diye merak edip aldım açıkçası. Okumasam olur muydu peki? Evet kesinlikle olurdu, hiçbir şey kaybetmezdim. Yarım bırakmak adetim değildir. Hem ortada bir emek var hem de belki sonu güzeldir diye diye okurum hep yarım bırakmayı düşündüğüm kitapları. Bana biraz zorlama gibi geldi, 265 sayfa boyunca aynı şeyleri okuyup durdum sanki. He bu arada "Şöyle yap, böyle yap, sen çok güçlüsün!" gibi balon cümleler barındıran bi kişisel gelişim kitabı da değil şimdi, hakkını yemeyelim o kadar da. Belki de okuduğum şeyleri bildiğim için bana hitap etmemiştir "Nasıl mutlu olunur?" bunu bildiğim için. Teoride çoğumuz biliriz de önemli olan pratiğe dökebilmek.
Kitap hakkında hiç inceleme yoktu "Okudum madem bir de inceleyeyim" dedim, benden bu kadar. Sizlere iyi okumalar dileyip yeni kitabıma geçeyim artık :)