‘Ne kadar özenilirse özenilsin masanın dört bacağının dördü bir olmaz. İstediğin kadar usta ol, en iyi makineleri kullan yine de değişmez bu kural; yaptığın masanın bacakları birbirinden farklı olur. Zaten masayı dengede tutan onlar değildir, masanın konduğu zemindir. Zeminde karınca kadar bir delik olsa sallanır masa. Herkes suçu marangoza yükler, kimse dünyanın dengesizliğini düşünmez.’
‘Bambu, yer altında geniş kök sistemleri kurarak geçirdiği ilk beş yıl boyunca görülmezken altı hafta içinde yirmi yedi metre yüksekliğe ulaşır. Benzer şekilde alışkanlıklar da siz kritik bir eşiği atlayana ve yeni bir performans seviyesinin kilidini açana kadar hiçbir fark yaratmıyor gibi görünür.’
“Ben Artemis. Kaderini yazdığım şehrimde en güzel tutsaklığı yaşayacaksın. La Perle de I’lonie, İyonya’nın incisi tek aşkın olacak. O aşkla beslenecek, mücadeleyi tadacaksın. Yüreğin aşkımın gücüyle titrerken gerçek aşkı anlayacaksın. Yağmurum aşkına yağacak, nice güzel filizler can bulacak. Sileceksin tüm umutsuzlukları, parlamayı öğreneceksin. Hangi adı verirsen ver: La Perle de I’lonie, Smyrna, İzmir; adı ‘aşk’ olacak. Başka yol bilmeyecek, tüm yolları şehrime kapı yapacaksın. Ben Artemis. Kaderi, renklerin tanrısı olan siyahın içinde parlamak olan şehrime hoş geldin.’