Halil İnalcık’ın iki ciltlik kutulu Osmanlı İmparatorluğu eseri, popüler anlatıların ve ideolojik kalıpların ötesine geçerek, tamamen arşiv belgelerinin ışığında yükselen entelektüel bir başyapıttır. İlk ciltte imparatorluğun bir uç beyliğinden dünya devine dönüşmesinin siyasi ve askeri anatomisi akademik bir titizlikle çıkarılırken; eserin asıl tahtını kurduğu ikinci ciltte, bu devasa yapının kılcal damarları olan ekonomik sistem, toplumsal düzen, hukuk ve kültür hayatı adeta bir cerrah hassasiyetiyle deşilir. İnalcık; saray bürokrasisinden taşradaki toprağa, vergi sisteminden ticaret yollarına kadar o koca çarkın işleyiş mekanizmalarını, akademik ağırlığı boğucu kılmayan, aksine yaşayan ve nefes alan duru bir anlatıyla ortaya koyar. Osmanlı tarihini bilimsel bir metodolojiyle, o derin kurumsal felsefesini kavrayarak öğrenmek isteyenler için bu set, tarih koridorlarına atılacak en prestijli, en güvenilir ve en asil ilk adımdır. Hocanın o usta ve akıcı kalemi, kalın ciltlerin yaratabileceği o çekinceyi tek hamlede yok ederek yeni başlayanları ürkütmeyen bir rehbere dönüşür; böylece bu nadide eser, bir imparatorluğun yüzlerce yıl boyunca hangi toplumsal ve ekonomik akılla ayakta kaldığını fısıldayan, kütüphanenizin en mutena köşesini hak eden zamansız bir başvuru kaynağı haline gelir.