"İşimiz iyiyken her şey güzeldi ama müşteriler sürekli arayıp geciken sevkiyatları, kargoları soruyordu. Vergi ödemeleri, maaş bordroları derken mescide gitmeye vaktimiz kalmıyordu. Şimdiyse bir işimiz var ve ezanı duyup namaz kılmaya gidebiliyoruz. Başımızın üstünde bir çatımız ve masamızda hâlâ yemeğimiz var. Çok daha huzurluyuz. Elhamdülillah."
Çift-hane, defterlerde hâneyi temsil eden vergi yükümlüsü aile reisi adına bir (ç) harfi ile tespit olunur ve bu çift-hane ünitesini ifade eder. Biz, eski defterlerde “hane-bâ-çift” tâbiriyle bizzat Osmanlı kâtiplerinin bu üniteyi böylece adlandırdıklarını gördük. Bunu, araştırmalarımızda çift-hane şeklinde bir terim olarak kabul ettik. Burada, çift aslında bir çift öküz demektir. Bir çift öküzün işleyebildiği tarlaların tümü de, çiftlik adı almaktadır.
"Ağabey sen ne diyorsun? Bu çok para!" dedi. Babam aynı sakinlikle cevapladı: "Çok dediğin nedir ki? Allah verdikten sonra kim alabilir ki bizden. Onun hazinesi sonsuzdur. O lütfederse hesabı olmaz paranın!..
Il. Dünya Savaşı başlamadan önce, Kasım 1939'da, hükümet yeni bir düzenlemeyle Hıristiyan ve Yahudi azınlıkların askerlik hizmetleri sırasında silah eğitimi almalarını yasaklamıştı. Geri hizmetlerde çalışan bu askerler "Amele Taburları" olarak bilinmektedir. Varlık Vergisi, 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır. Bu vergi tahsil edilirken yapılan uygulamalar, amacından saparak gayrimüslim zenginlere karşı uygulanan bir silaha dönüşmüştür.