Puan vermedi·293 syf.··
2026 10. kitabı
Biliyorum, biraz geç kaldım ama hiç olmamasından iyidir, diye düşünüyorum. Kitaptan, filmi çıkarınca kitabın çok büyük bir bölümünün yitip gitmesi… Şimdi, yazacaklarımın ana düşüncesi tam olarak bu! Öncelikle filmin başrol oyuncusu Jessie Buckley Hamnet filminde gösterdiği performansla; “BAFTA En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 2026”, “Film Eleştirmenleri En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 2026”, “Altın Küre Drama Dalında En İyi Kadın Sinema Oyuncusu Ödülü 2026”, “Beyaz Perde Santçıları Derneği En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 2026” ödüllerini aldı. Kadının oyunculuğuna zaten diyecek yok ancak kitapla filmi kıyasladığımda… Benim için film hayal kırıklığı oldu. Kitaba göre bazı detaylar o kadar atlanmış ki eğer kitabı bilmeden gitsem çoğu şeyi anlamlandıramazdım. Sahneler hızlı geçilmiş, küçük gibi gözüken ama asıl döngüyü koruyan kısımlar verilmemiş. Bir de malum filme gitmeden önce birçok kişi gibi ben de “Yanınızda peçetenizi götürün; yok efendim işte, ben hiç ağlamazdım ama bu filmde ağladım; bir paket de yetmez iki paket peçete götürün…” bu cümleleri kuranların videolarına denk geldim ne yazık ki… Ya arkadaşlar, siz hiç mi dram filmi izlemediniz de böyle paket paket peçete götürün söylemlerinde bulundunuz gerçekten anlayamıyorum. Ben size başka bir şey söyleyim: Her dram filminde mutlaka ağlayan ben, bu filmde ağlamadım. Haydi bakalım… Yani velhasıl film bana göre abartıldığı kadar duygusal değildi. Ayrıca kitapla da kıyaslanamaz. Mutlaka kitabını okuyun, derim. Kitapla kalın. Maggie O'Farrell Hamnet
1000Kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:00
YZ versus İnsanlar hele bu zamanlar çok klişe bir konu görünüyorsa bu kitap bunu başarılı bir şekilde ele almış. 65 yıl öncesinden bir koskocaman bir türe esin kaynağı olmuş. Kitaptaki YZ bir AGI, bugün elimizde böyle bir YZ yok, sahip olduğumuz LLM'ler buradakinin %1'i bile etmez muhtemelen. İleri gelişmiş YZ'nin neler yapabileceğine dair kitapta önemli endişeler getiriliyor. Böyle zekaların toplumlara-tabana yayılarak şeffaf bir biçimde var olmalı. Olay örgüsünün işlenme biçimi ise yeterliydi. Bürokrat sınıf toplumların üstüne Zeballah gibi çökmüş. İleri gelişmiş YZ'ler sınıflara veya ülkelere uçsuz bucaksız güç verecek. UBI gibi şeyler olmazsa ayak takımı için işler daha da zor olacak gibi.
Vulcan’ın ÇekiciPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 2026254 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
3. Sayıya Dair
10/10
·70 syf.·
2025 20. kitabı
Hiçbir söz beyhude değildir. Bizler, söylemekle susmak arasında salınan mahlûklarız. Gizledikçe büyüyen, dillendirdikçe eksilen bir şeyler var içimizde. Melâl, işte bu dengenin bozulduğu bir anda doğuyor. Söylenemeyenlerin ağırlığı, söylenenlerin hafifliğini taşır. Belki de bu yüzden her cümlenin ardında bir mahcubiyet saklıdır. O mahcubiyet, asıl hikâyesidir insanın. Bizler hayatın, melâli anlayabilenlerin elinde zarif leşeceğine inanıyoruz. Hiçbir söz beyhude değildir; yeter ki insan, içindeki melâli duymayı bilsin. Bize en gerekli hikâye, işte oradadır. *** NOT: Bugüne değin Nedamet Dergisi’ne dair yaptığım incelemeleri “3. Gözle Bakınca” başlığıyla yazdım. Fakat bu sayı böyle olmayacak. *** İşin Arka Yüzüne Dair Her sayıda olduğu gibi bu sayımızda da birtakım sorunlarla cebelleştik. İşin maliyet tarafını aşmak zor olmadı. Bir gelenek olarak yaşadığımız en büyük sıkıntı yine grafik-tasarım süreciydi. Bu noktada Fâtih’e teşekkürü bir borç bilirim. Sektörün “meşgül beğleri” ile daha fazla yüz göz olmamak adına, başta evlilik süreci olmak üzere, yoğun temposuna rağmen grafik-tasarımda kayda değer bir aşama kaydetti ve süreci göğüsledi. Dikkatinizi celb ederim; bu kişi derginin tasarımcısı değil Genel Yayın Yönetmeni. İşin maliyet kısmına da değinmek istiyorum. Nitekim burada teşekkür etmem gereken isimler var. Hemen her dergide yazarlık yapan kalem sahipleri, bir miktar telif ücretiyle mükafaatlandırılır. Bizde ise süreç tam tersi şekilde işliyor. Yazar kadromuz yayım sürecinin maliyetini gönüllülük esasıyla göğüslüyor. Bir kez daha hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dergi için sponsor bulmak zor değil. Fakat sponsorluk reklam gerektirdiği için bizler sermaye sahipleri nezdinde doğru bir yatırım değiliz. Zira dergilerin ana sponsorluğu arka
Nedamet Dergisi - Sayı 3 (Ekim-Kasım-Aralık 2025)Nedamet Dergisi · Nedamet Dergisi · 202535 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2025 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 00:00
Another book that I read at my school reading hours and couldn’t grasp every bit of it because of my very talkative students whom I need to warn every two paragraphs. However, London achieves to mesmerize me with his writing again. He never fails to hook me in his stories with his use of nature versus human theme. He writes his stories usually in a harsher tone, I guess to represent the cold and unforgiving side of nature yet he chose different voices in this compilation. He wrote a bit more in an amusing tone in That Spot or a more romantic one in Flush of Gold. I like all of the stories but the title story is outweighing in my opinion. I think I like his harsh and unforgiving nature stories better. This was a great short breath for me, I loved it.
To Build A FireJack London · Karbon Kitaplar Yayınları · 201816,2bin okunma
iki farklı yorumlama biçimi
9/10
·51 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 10:21
Bu iki farklı yorumlama biçimi, bilginin oluşumu, tarihi bilginin niteliği ve geçmişle gelecek arasındaki ilişkinin doğası üzerine bilgi felsefesi açısından önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Her iki yaklaşım da tarihin anlamlandırılmasına katkıda bulunurken, temel varsayımları ve odak noktaları itibarıyla birbirlerinden ayrışmaktadırlar. Kitap bana bu yaklaşımı ve anlamı gösterdi.Diğer okurlarında yorumlarını görmeyi bekliyorum. Is the Present the Key to the Past or the Past the Key to the Present?: James Hutton and Adam Smith Versus Abraham Gottlob Werner and Karl Marx in ...
9/10
·568 syf.··
2024 173. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 20:34
Bu bir, kitabı okumaya teşvik incelemesidir. Bir şans vermeyi unutmayın. Bu incelemenin altından kalkabilecek miyim bilmiyorum ama kitap kendiliğinden okunmayacağı için siz bu kitabı okuyun diye sizi ikna etmeye çalışacağım. Ben okurken bilmiyordum ama kitabın başkahramanı Grace Marks gerçekten yaşamış bir kişidir. Kitap başlı başına çarpıcı bir kurguya sahipken anlatılan olayların ve karakterlerin çoğunun gerçeğe dayandığını öğrendiğimde üzerimdeki etkisi daha da arttı. Kitap ayrıca Margaret Atwood ile tanışma kitabım da oldu. Yazarın tüm kitaplarındaki dili böyle mi bilmiyorum ama kitaba ilk başladığımda kolayca kurguya dahil olamadım. Daha doğrusu kurgu tüm dikkatimi ona vermeden içeri girmeme izin vermedi desem daha yerinde olur. Çünkü kesinlikle basit bir anlatıma sahip değildi. Olayların içine katman katman giriyoruz ve kitabın zaman dilimi sürekli değişiyor. Hem şu anı yaşıyoruz hem de Grace'in anlatımıyla olayların nasıl başladığını yavaş yavaş öğreniyoruz. 600 sayfaya yakın olmasına karşın merak duygusunu canlı tuttuğu için kesinlikle yormadı. Çünkü yolun neredeyse sonundaydık ama bu sona gelene kadar Grace'in neler yaşadığını bilmiyorduk bu da okuma kalitesini arttıran bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın konusunu anlatmayacağım daha çok tarihte yaşamış Grace hakkında konuşmak istiyorum. Grace yaşadığı şeyleri hak etti mi, suçlu mu bunu bilmiyorum ama ölümünden neredeyse 150 yıl sonra onu bilmek, tanımak beni mutlu ediyor. O yüzden sizi de onunla tanıştırmak istiyorum: Grace Marks, İrlanda'da yoksul bir aileye doğmuş bir kızdır. Ekonomik sebeplerden ötürü kendisi 12 yaşındayken annesi, babası ve 8 kardeşiyle birlikte Kanada'ya gitmek için 8 hafta sürecek (yanılmıyorsam) bir gemi yolculuğuna çıkar. Hem dönemin şartları hem de maddi durumlarından dolayı bu
1000Kitap
Nam-ı Diğer GraceMargaret Atwood · Oğlak Yayınları · 0541 okunma