İçinde belki felsefe vardır diye düşündüğüm bu kitap hiçbir şekilde beni derin düşüncelere teşvik etmedi, ki sanırım kitabın türüne bakınca öyle bir beklentim olmaması gerekiyordu.
Başlarda kendimce Tolstoy'un o optimistliğinin izlerini gördüm diyebilirim ama daha ziyade kahramanlığın (kurtarıcılığın) izleri nedense okurken duygularımı tırmaladı.
Kahramanlar kendi aralarında konuşmuyor da okuyucuya hep (kendince) bilgece sözler söyleme amacındalar, sanki insanlar sadece oraları alıntı yapsın ve yaysın amacıyla yapılmış gibi.
Kitapta kişisel menkıbe diye bir şey tutturulmuş gidiyor, inandırılmak için çokça tekrar edilmiş bu sözcükler o kadar. Geride elle tutulur başka bir şey olmadığını düşünüyorum.
Belki cahilliğimden doğru kelimeyi bulamayacağım ama bu kitap fazlaca romantik (duygusal, manevi, mucizevi, hayali). Kitabın içindeki çoğu düşünce havada kalıyor, anlamı sadece farazi ve soyut oluyor. Ve sürekli kaderci düşünce yapısına bağlı kalınmış olaylar dizisi anlatılıyor, ki bu da kendi düşüncem ile çelişiyor.
Kitabı daha kişisel düşüncelerimle çakıştırarak yargıladığımın farkındayım, ama en nihayetinde okuyan kişi de benim.
Ama tahmin ediyorum ki toplumların (özellikle bizim toplumumuzun) mucizevi şeylere ilgisi fazladır, bir de din ile uzaktan yakından ilişkisi olduğunu fark edince bu kitabın neden bu kadar popüler olduğunu ve *sevildiğini* anlayabiliyorum. Lakin benim gibi somutluğun önemi sizin için daha bir ön plandaysa bu kitabı öneremiyorum.
Kısacası beklentilerimin gayet normal derecede olmasına karşın neredeyse hiçbir şey alamadım bu kitaptan, ne bir bilgi ne de bir düşünce...
(Bu kadar pahalı olmasına da hiç anlam veremiyorum yahu, onun yerine 3 kitap alabilirdim, ahmak kafam..)