Veda etmediğini zannedenlerin vedası
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Kafkanın muğlak kahramlarının gerçekliğini çözmek için uğrastigimız kitaplarından,sadık hidayetin iç içe geçmiş kahramanlarından ,benliğin içinde oluşan yeni benliklerden ,var olmanın şüphe götürmez şekilde yok olmakla ilgisi olduğunu sezdigimiz kitaplardan edindiğimiz merakın,hazzın,heyacanın,şüphenin,korkunun ve gerçeğin ,bundan cok da uzun olmayan bi zamanda dünyanın küçük bi adasında yaşayan insanların fecaatlariyla son bulmuş öykülerinin ,tarihsel tanikliklarla harmanlanarak edebiyata dönüştürülmüş muhteşem bi örnegini okumuş olmaktan edindiğim acı tadı pek tarif edebilicek yetkinlikte değilim malesef . Nobel edebiyat ödülünü almış olması tek başına bi ölçü olmasa da kişisel begenilerimiz için,edebiyatın kaliteli yapıtlarını bir kenera ayırarak seçtiği gerçeğini de değiştirmiyor.Bu bazı ödül alan kitaplar tercih edilmeyi hak eden kitaplar pozisyonuna laf olsun diye ulaşmıyor şüphesiz . Edebiyatın belkide insanı en çok etkileyen tarafı ,acıları mutluklari ,ne kadar insanı duygu varsa işte ,unutmamayi sağlaması . Vesselam
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,224 okunma
İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20263 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma
Tanıştığıma memnun oldum bay Atsız.
Puan vermedi·308 syf.·
2026 8. kitabı
Toplam bir gün olmadan biten bu eseri kaleme alan ruhu şad ederek düşüncelerimi yazıya dökmeye başlayayım. Atsız'a dair ne olumlu ne olumsuz bir fikrim yoktu. Eserini öneren kuzenimin tavsiyesine uyacağım bir hali ruhiyete denk gelince bir gün dolmadan akıp gitti. Akıcı eserleri sevmemeye ne hacet? Akademik yazılarla sıkılmış ruhuma iyi geldi. Atsızın türk mitini zamanın karakterlerine işleyişi özgündü. Kağanların isimlerini görünce bir hoş olmadım değil. Hayalperest bir canlı olduğumdan dolayı geçmişe dair kağanlarla daha çok şey olmasını bekledim lakin olmadi(kendi zihnimle o arzumu tatmin ettim, merak etmeyin). Yine de dönemine göre kurgusu, kalemini döktürmesi... Üstad yazdığım yazılara karşı beni daha da hüzünlendirdi. Bir çok cümleyi alıntılamak isteğime direnerek, her haliyle tatlı bir eserdi, her cümlesi bir düşünce münazarasına davetiye çıkarıyordu. Vesselam, okuduğuma ve Atsız beyle tanıştığıma gayet memnun oldum. (40+ lı yaşlardaki erkek bireylerin genç kıza aşık olması meselesini ele almasının yanında bir başka eserde de benzer yaş farkına rağmen bu hislerin olmasını anlamakta zorlandım. Yani neden bu arzuya sahipler bilebilmem çok güç. Bir arkadaşım kız neşesi, yaşlı/olgun erkeklerin ilgisini çekiyor yorumunu kabul edemeyeceğim gibi. Ah kafam çok karışık. Oturun oturduğunuz yerde hanımızı sevin onun için çabalayın abi. Yani hanımına susup kıza saplantılanmakta ne bileyim. Korkak avuntusu gibi geliyor. Bu da Selim pusat'a ve onun temsil ettiği erkek abilerin zihnine dair naçizane düşüncem.)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Meçhule dair bir kaç kelâm
7/10
·272 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:37
Nobel ödüllü Fransız cerrah ve fizyolog Alexis Carrel 'ın eseri İnsan Denen Meçhul aslında ismiyle içeriği hakkında söylenebileceklerin bir hülasası niteliğindedir. Kısaca ifade etmek gerekirse kitap; , beden ve ruhtan müteşekkil, hakkında ne söylenirse söylensin hep gizemli bir yönü bulunan insana, uzman bir bilim insanının ve cerrahın gözüyle bakmamızı sağlıyor. İnsanı hastalıkta ve sağlıkta, fiziksel ve metafiziksel boyutlarıyla bir bütün olarak ele alıp pek çok açıdan araştıran Carrel'ın bu eserinin; hepimizce malum olan bilgi ve deneyimler sunmanın yanı sıra ele aldığı konulara daha önce hiç bakmadığım açılardan bakmamı sağlayarak ufkumu açan bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Kitabın bende oluşturduğu en önemli farkındalık, son zamanlarda üzerinde özellikle düşündüğüm bir konuya dairdi: "İnsanın bir bütün olduğu ve parçalara ayrılamayacağı" fikri. İnsanın psikolojik, biyolojik ve sosyal bir yapısı olduğunu ve tüm bu boyutların mutlak surette birbirinden etkilendiğini belirten Carrel; bunlardan herhangi birinin aleyhine denge bozulduğunda, insana dair tüm sistemin olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Modern hayatın ve modern tıbbın eleştirisini yapan yazar, medeniyetin "ilerlemesinin" insanın doğası üzerindeki negatif etkilerinin veriler ve araştırmalarla altını çizerken, bu soruna dair kendi çözüm önerilerini de okuyucusuyla paylaşıyor. Her önerisinin parlak bir fikir olduğunu düşünmesem de bazılarını oldukça ilgi çekici bulduğumu söyleyebilirim. Sanırım insanı bu kadar büyük bir muamma ve meçhul kılan şey, onun ilk insandan bu yana süregelen biricik ve benzersiz yapısı. Evet, genel bir çerçeve çizildiğinde bedensel ve zihinsel açıdan birbirine benzeyen; fakat fert fert incelendiğinde bir benzeri daha bulunmayan, eşsiz ve muhteşem yapısıyla girift bir varlık insan. Böyle bir
İnsan Denen MeçhulAlexis Carrel · Hayat Yayıncılık · 2016694 okunma
Reklam
Reklam