Bilmesen de, Bilme Sende..
8/10
·144 syf.·
2026 16. kitabı
Mona, tutmuş kalbimizin tam ortasından yakalamış bizi, “ Müsait Bir Yerde Gidecek Var ” diyor. Zannedersin bir minibüs camına yaslamışız soğuk başımızı da, içimizdeki o bitmek bilmeyen gurbet sızım sızım sızlıyor. Mona , Türkçenin ince kıvrımlarında bir kelime sarrafı gibi raks ediyor. Cinasları ve kelime oyunlarını adeta birer hece kesiği gibi kullanarak acıyı estetik bir çığlığa dönüştürüyor: Bilmesen de, bilme sende; ama bil, sen de.. Aşkı sayılarla çarpıp mekanikleştiren modern dünyaya karşı, karşılık beklemeyen tek kişilik bir yalnızlık senfonisini cesurca savunuyor. Kavuşmayı dünyevi bir gerçekliğe teslim ederken, aşkı kavuşamamanın o asil göğünde hür bırakıyor. Satır aralarında, sadece kadraja baktığı kadar mutlu olan sahte hayatlara ve maddi doymuşluk peşinde koşanlara inceden inceye ama sarsıcı dokunduruyor. Mona size son durağı söylemiyor, yolun sonunu açık etmiyor. Ancak bir minarenin dikey yalnızlığına başınızı yaslatıp şu can alıcı soruyla baş başa bırakıyor: İnsan yaşadığı kadar mı yaşar bu dünyada, yoksa bir başkasının kalbinde yaşandığı kadar mı? Eğer sizin de kendi içinizde yürümek istediğiniz bir yolunuz varsa, bu davete kulak vermenin ve müsait bir yerde esere dahil olmanın tam sırasıdır. Vesselam
Aşk’ın Hâlleri
Müsait Bir Yerde Gidecek VarMona · Hayykitap · 2018125 okunma
Habibe ablanın Piraye si
Puan vermedi·431 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:05
Bir gün komşumuzun catsindaki tozlu bir çeyiz sandığından çıkıp geldi Piraye. Kitabı alabilirmiyim dediğimde dudu teyzem al oğlum , Habibe ablanın kitabıydı o dedi o an daha bir özenle aldım kitabı tozunu sildim Habibe ablanın hatırası mirası gibiydi evet Habibe abla 35 yıllık ömrünün büyük bir kısmına kanser tedavisi ve bunun yanında bir boşanma,yeni bir evlilik ve dünyalar güzeli iki çocuk sığdırdı iki öksüz Habibe; yani sevilen sevgiye layık olan zarif ve narin işte bu yüzden Habibe ve Piraye benim için aynı iki kadın hayatın yorduğu yıprattığı iki kadın. Habibe abla altını çizdiğin her satırda neler hissettiğini bilmeyi çok isterdim. Keşke sana sorabiseydim duam o dur ki cennete buluşmak dileğiyle vesselam.
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Veda etmediğini zannedenlerin vedası
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Kafkanın muğlak kahramlarının gerçekliğini çözmek için uğrastigimız kitaplarından,sadık hidayetin iç içe geçmiş kahramanlarından ,benliğin içinde oluşan yeni benliklerden ,var olmanın şüphe götürmez şekilde yok olmakla ilgisi olduğunu sezdigimiz kitaplardan edindiğimiz merakın,hazzın,heyacanın,şüphenin,korkunun ve gerçeğin ,bundan cok da uzun olmayan bi zamanda dünyanın küçük bi adasında yaşayan insanların fecaatlariyla son bulmuş öykülerinin ,tarihsel tanikliklarla harmanlanarak edebiyata dönüştürülmüş muhteşem bi örnegini okumuş olmaktan edindiğim acı tadı pek tarif edebilicek yetkinlikte değilim malesef . Nobel edebiyat ödülünü almış olması tek başına bi ölçü olmasa da kişisel begenilerimiz için,edebiyatın kaliteli yapıtlarını bir kenera ayırarak seçtiği gerçeğini de değiştirmiyor.Bu bazı ödül alan kitaplar tercih edilmeyi hak eden kitaplar pozisyonuna laf olsun diye ulaşmıyor şüphesiz . Edebiyatın belkide insanı en çok etkileyen tarafı ,acıları mutluklari ,ne kadar insanı duygu varsa işte ,unutmamayi sağlaması . Vesselam
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,231 okunma
İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20267 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma