O kadar sessizdi ki her gün
Yosunlara takılmış dalgalar gibiydik
Ve acı kaderimizi unutmuştuk
Aptalı ve üç kâğıtçıyı bekleyen
Ta ki bir gün çalışmadan dönerken
Geçtik yeni kazılmış bir mezardan.
Ağzını açmış sarı çukur
Yaşayan bir şey bekliyordu;
Çamur kana susamış
Asfalt meydanda:
Ve biliyorduk tan ağarmadan önce Asılacaktı içimizden bir mahkûm daha.
Sonunu en başında öğrendiğimiz halde kendini okutmaya devam eden kitap. Anlatımları, betimlemeleri gerçekten değerli bir kitabı okuduğunuzu o kadar güzel hissettirmiş ve karakterler o kadar güzel yaratılmıştı ki elimden bırakmaya kıyamadım, iyi ki yazarın başka bir kitabını da almışım dedirtti.
Çocuk ağladığında karısının yüzünde meydana gelen değişikliği fark eden Stepan Arkadyiç, "Sevdiği çocuk benim çocuğum aslında, benim çocuğum; benden nasıl nefret edebilir ki?" diye geçirdi aklından.