Nietzsche’den harika bir tespit! Toplumun ve dinin insanlara sunduğu hazır paketin adıdır vicdan. Sorumluluğu direkt bu şablona atarız. Bir hata yaptığımızda da hemen bu şablona sığınırız: "Ama benim niyetim iyiydi, vicdanım rahat!" İnsanlar akıllı ve dürüst olmak yerine, vicdanlı maskesini takarak kendi yetersizliklerini gizlerler. Sözü uzatmadan Nietzsche'nin o muazzam sözünü sizlerle paylaşıyorum:
V İ C D A N L I L A R - Vicdanın sesini dinlemek, aklın sesini dinlemekten daha kolaydır: çünkü her başarısızlıkta bir özür ve rahatlama barındırır içinde, - bu yüzden çok az sayıdaki akıllı kişinin karşısında hâlâ bu kadar çok vicdanlı kişi var.
“Dante tek başına yürüyen adam: mağrur ve münzevi. Sevgileri de kinleri de kendinin. Cehennemi ve cenneti olan bir Tanrı. Hem ölülerin yargıcı, hem dirilerin. Oysa ne bir tarikatı temsil ediyor, ne bir devleti. Vatanı bile yok. Sürgün ve fermanlı. Kaybolan bir davanın son mücahidi, bir vicdan. Fikir adamının müdahale hakkını idrak eden ilk şair.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Topluma karşı görevler...
Hangi görevler, boş laf bu.
İnsan kendisi için sürdürür yaşamını. Kendi koyduğu koşullar içinde olur biter her şey.
Biraz kötülük, onu dengeleyecek kadar iyilik yapar.
Üzülür, onunla denk tutulamayacak kadar az sevinir. Güzelliklerin tadını çıkarır, güçlüklerle boğuşur.
Toplum niye çıkıyor karşısına?
Eti, kanı, sevinci, yenilgisi, çürüyen bedeni, çözümsüz beğenileri mi var toplumun?
Niye onun değerleriyle kelepçelensin insan?"