VII. III. Murad Türkiyesi’nin İç Meseleleri (1574-1595)
Sokollu Mehmet Paşa, Boşnak devşirmesi olarak saraya girmiş, tahsil ve terbiye görmüş, birçok saray hizmetinde bulunduktan sonra, Barbaros Hayreddin Paşa’nın yerine, hiç anlamadığı kaptan-ı deryalık makamına getirilmiş, bu makamda 4 yıl kalmıştı. Kapdan-ı derya olunca kendisine beylerbeyilik rütbesi verilmişti. Sonra çeşitli beylerbeyliklerde bulunmuş, vezirliğe yükselmiş, Veliahd – Şehzade Selim’in büyük kızı İsmihan Sultan’la evlenmiş, Kanuni’nin son sadrazamı olmuştur… …Modern tarihçiler de Sokollu’yu umumiyetle göklere çıkarmayı adet edinmişler, bu husustaki klişe fıkraları birirlerinden almışlar, fakat olayların akışı içinde Sokollu’nun durumunu incelemeye lüzum görmemişlerdir. Çok garip bir davranışla devrin Türk Cihan devletinin emsalsiz kudretinden doğam bütün başarıları Sokollu’ya izafe edilmiş, bazı başarısızlıkalrsa, devrin padişahlarına, bilhassa II. Selim’e yüklenmiştir. Halbuki Sokollu’nun iktidar yıllarındaki başarılarının çoğu, II. Selim ve kısmen III. Murad’ın Sokollu’ya karşı tutumları, hiç olmazsa başarı konularında Sokollu’nun muhaliflerini desteklemeleriyle kazanılmıştır. Kıbrıs’ın fethi şeref ve inisiyatifi doğrudan doğruya II. Selim’e aittir. Kıbrıs’ın fethi gibi son derece lüzumlu bir teşebbüsün devletin hayati menfaatlelerine dahil olduğunu kavrıyamamk, şüphesiz Sokulla’ya şeref vermez. Diğer bütün iişlerde bu böyle olmuştur. İnebahtı bozgununu birinci derecede sorumlusu Sokollu olduğu gibi, Astırhan Fethi ve Don-Volga Kanalı gibi son derece mühim bir işi üçüncü sınıf ve maliyecilikten yetişmiş bir devlet adamına vermersi de, Sokollu’nun büyük diplomatik ve dahi devlet adamlığıyla alakası olmadığını gösterir. Ancak Kâânunî devrinde yetişmiş vezirler arasında Sokullu orta çapta bir devlet