irem

irem
@viserion
sapere aude.
"o kitaplar yazılmıştı."
9/10
·520 syf.··
2022 24. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2022 17:18
jack london'la ilk tanışmam, martin eden. ağır ağır okudum kitabı, bitmesini istemedim aslında. denizci, işçi sınıfından, bir gencin mücadelesini ilmek ilmek dokumuş jack london. (aslında kendi hikayesini anlatmış) günün birinde dövülmekten kurtardığı burjuvaziden bir oğlanın kız kardeşi ruth'a kör kütük aşık olur. aşktan ziyade bir tapınma durumudur onunkisi. ve yeni yeni tanıştığı burjuvaziye hayranlık beslemeye başlar. kendini ruth'un beğenebileceği biri yapmak için çok uğraşır; sürekli okur, kendini geliştirmek için elinden gelen her şeyi yapar. artık denize çıkmaz; kendini sadece öğrenmeye ve aşka adamıştır. "tanrı'nın çılgın aşığı bir buseye feda eder hayatını." okumalarının, mücadelesinin, uykusuz geçen gecelerinin sonunda artık kararını vermiştir: yazacaktır. ruth'a olan sevgisinden de karşılık alır almasına fakat yazması için hiç kimse onu desteklemez, aşık olduğu kadın dahil. açlık çeker, sefalet içinde sürünmesine rağmen yazmaya olan tutkusunu kaybetmez. etrafındaki insanlar bir bir azalır ama o yine de mücadelesine devam eder. ta ki bütün bu mücadelesinin nihai sebebi olan nişanlısı ruth da gidene dek.. martin yıllardır tanıdığım bir arkadaşımmışcasına samimiydi. onunla beraber mücadele etmiş gibi hissettim. en nihayetinde hedeflerine ulaşacağına emindim tabii ama hedeflerine ulaşmasına rağmen içindeki o bir türlü gitmeyen boşluğu ben de yaşadım, anladım martin'i. zaman geçtikçe o hayranlık duyduğu burjuvazinin aslında içinin ne kadar boş olduğunun farkına varır, midesi bulanır. başarıya ulaşmıştır ulaşmasına ama onun için bir şey ifade etmiyordur başarı; tanırının çılgın aşığı olmadığı sürece. martin artık amaçsızdır. martin eden basit bir roman değildi benim fikrimce. içinde sosyoloji, psikoloji ve bolca felsefe bulunduran dopdolu bir romandı.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"benim kızım insan olacak."
8/10
·31 syf.··
2022 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 19:07
bir sonraki gece olmayabilecekken, bıçak sırtında yazılmış, bıçak gibi bir metin. oruç aruoba'nın intiharı düşündüğü bir gece kızına yazdığı mektup, zilif. çok şey anlattı kısacık olmasına rağmen. bir babanın kızına kendini açıklayışı, içini döküşü.. aruoba, 31 sayfadan oluşan bu mektubun, ölümünden sonra kızının eline ulaşmasını istemiş. intihar girişimi başarılı olmamış tabii.. sonra da bu sarsıcı metin kitaplaştırılmış. şöyle diyor kızına: "yazdıklarımı şimdi okurken, beni iyice anlayabilecek konumda olacaksın — yıllar geçecek; büyüyeceksin. o zaman, bana küçükken beslediğin duygular, belki bir-iki anıya sıkışıp kalmış olacak; belki de, kocaman bir boşluğun incecik çeperleri durumuna gelecek; ama bu cılız anılardan onların anlamını çıkarabilecek yaşa gelmiş olacaksın; yıllar boyunca da, düşüne düşüne, çıkaracaksın. bunu umuyor değil, biliyorum; çünkü sende, daha o yaşında bile, o anlamı kavrayacak gücü görmüştüm — yani, şimdi, görüyorum..." oruç aruoba'nın üslubunu hep çok etkileyici bulmuşumdur. eksiltili cümleleri insanın kendi zihninin içinde derin bir gezintiye çıkmasına ve kaybolmasına sebebiyet verir. felsefeyi sevdirir. düşünmesi için yol gösterir kişiye ama asla dayatmaz. çünkü dediği gibi: "tek kişi işidir felsefe. okurken iki kişi karşı karşıyadır. iki kafa karşı karşıyadır. yaparken tek kafa, yalnız başına." okduğum en etkileyici mektup, en duygu yüklü metindi.
Edebiyat
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,446 okunma
"yaşamım utançlarla doludur."
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2022 01:47
usta yazar osamu dazai tarafından yazılmış olan "insanlığımı yitirirken" romanı bana çok karmaşık duygular hissettirdi. adeta yokuş aşağı sürükleniyormuşum, durmak istiyormuşum ama duramıyormuşum gibi hissettim oba yozo'nun hikayesini okurken. çok kısa osamu dazai'den bahsetmek istiyorum. yazar japonya'nın kanagi şehrinde 19 haziran 1909 tarihinde doğmuş. ve doğduğu günden beri yaşamı, varoluşu hiç sahiplenememiş; bir yük gibi taşımış omuzlarında. birçok kez intihara kalkışmış ve 5. deneyişinde başarılı olmuş. "doğmuş olduğum için beni affedin." demiş intihar mektubunun son cümlesinde. hiç bu dünyaya ait olmamış, insanları anlayamamış, anlamlandıramamış. tıpkı oba yozo gibi.. kitap 20. yy japon edebiyatına özgü olan "i-novel" yani "ben-roman" tekniğiyle yazılmış. yazarın kendi duygu, düşünce, fikir ve karakterini yansıttığı yarı otobiyografik roman diyebiliriz. bu şekilde yozo'yu okurken aslında dazai'yi okumuş oluyoruz.. yozo karşısındakine hayır demeyi bilmez, hiç erişemediği mutluluğu pamuk ipliğine bağlıdır. amaçsızlık ve çaresizlik denizinde yüzerken alkolik olmuştur. korkaktır. insanları anlamaz, anlayamadığı için de korkar. ve bu korkusunu da "şaklabanlık" yaparak perdeler. ve der ki: "ne olursa olsun, güldürmeliyim; böyle yaparsam, o bahsedilen 'yaşantının' dışında kalsam bile önemsemezler; her durumda, insanların gözüne batmamalıyım; ben bir hiçim, rüzgarım, havayım gibi düşünceler içimde birikirdi." yozo'nun varoluşsal sorunları, yalnızlığı, her geçen gün tükenmesi, kendini soyutlaması, taktığı maskeleri ve yavaş yavaş "insanlığını yitirmesi" o kadar sade ve etkileyici bir dille anlatılmış ki.. zaten yozo'nun hissettiklerinden en az birini bile hissettiyse insan hayatında, kitap bir anda içselleşebiliyor. içinde çokça varoluşçu öğeler bulunduran,
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,2bin okunma
8/10
·248 syf.··
2022 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 18:13
yazar ve klasikçi edith hamilton tarafından yazılan, 1942 yılında yayımlanan "mitologya" kitabını çok severek okudum. mitoloji çook geniş bir başlık. bu kitapta çoğunlukla yunan ve nadiren roma mitolojisi okuyoruz. mitolojiye giriş için bu kitaptan daha ideal bir kitap yoktur sanırım. kahramanlar ve tanrılar ile ilgili giriş seviyesine bilinmesi gereken her şeyi veriyor kitap. ayrıca başlık başlık olması ve o başlıkların da hikaye hikaye ayrılması okurken okuyucunun sıkılmamasına yardımcı oluyor bence, benim için öyle oldu en azından :) yalnız çok fazla isim olduğu için arada kafa karışıyor.. bunun için de kitabın sonuna bahsi geçen tanrı, kahraman ve soylu ailelerin soy ağaçlarını koymuşlar. kitap altı bölümden (ve de yalnızca soy ağaçları bulunan bir bölümden) oluşmakta: 1) tanrılar, yaratılış, ilk kahramanlar 2) aşk ve serüven öyküleri 3) troia savaşından önceki büyük kahramanlar (perseus, theseus, herakles, atalante) 4) troia savaşı kahramanları 5) mitologyanın büyük aileleri 6) pek önemli olmayan öyküler kitabın dili çok sade, olaylar olduğu gibi ve akıcı bir şekilde anlatılmış. çevirisi de çok başarılı, çevirmen ülkü tamer bu çevirisinden ötürü ödül almış hatta. kitaptaki illüstrasyonlar da çok tatlıydı..
Mitoloji
MitologyaEdith Hamilton · Varlık Yayınları · 2019693 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 00:07
ithaki'nin yaptığı en iyi işlerden biri olduğunu düşündüğüm japon klasikleri serisinin 3 numaralı kitabını okumuş bulunuyorum. polisiye okumayı çok seven biri olarak kitap beni hemen içine aldı, elimden bırakamadım. iki farklı öyküden oluşan bu kitabın ilk öyküsünde (şeytanın çırağı) tartışma dolu bir mektup okuyoruz. cinayet şüphelimiz gençlik arkadaşı olan bölge savcısı hachiro tsuchida'ya "belki" de suçsuz olabileceğini anlatıyor. yazarın, cinayet şüphelisi olan karakterimizin kendi içinde yaşadığı çatışmaları, kendini haklıya çıkarma çabalarını, suçunu takıntı haline getirdiği gençlik arkadaşına atma arzusunu biz okurlara çok güzel geçirdiğini düşünüyorum çünkü ben okurken kendimi o karmaşanın tam ortasında buldum. ayrıca yazar şiro hamao (bu kitabın 20. yy'ın başında yazıldığını düşünürsek) gerçekten cesur bir üslupla yazmış kitabını. o zamanlarda kapalı ve gelenekçi olan japon toplumunda homoseksüelliğe sıcak bakıldığını düşünmemekteyim.. yazar japonya'da homoseksüellik hakları savunan ilk kişilerdenmiş hatta.. büyük insanmış ikinci öyküde ise (onları öldürdü mü?) suçluluğu kesin görülen cinayet şüphelisinin avukatının gözünden okuyoruz yaşananları. avukat müvekkilinin yapmadığına inanıyor ve onu savunmak için davanın her detayını düşünmeye başlıyor. ve ayrıca avukat bu öyküde biz okurlara "siz polisiye yazarları" diye hitap ediyor, çok hoşuma gitti bu detay.. hikayenin sonu beni gerçekten çok şaşırttı.. hiç beklediğim gibi değildi beğendim.
Edebiyat
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma