Öğrencilik yıllarımda kahve tiryakilerinin şehri olan Viyana'da basılmış ölüm ilanlarına bakardım. Gör. düğüm kadarıyla, kalp sorunlarından ölenlerin oran toplam ölümlerin %67'sini oluşturuyordu. Çay tüke- timinin aşırı olduğu şehirlerde muhtemelen benzeri gözlemler yapılabilir. Bu lezzetli içecekler beyindeki sinirleri önce şiddetle uyarıp daha sonra ise kademeli olarak bitiriyor. Ayrıca atardamardaki kan dolaşımını ciddi şekilde etkiliyor, bu yüzden de nadiren tüketil- meli. Bunların zararlı etkileri yavaş ve algılanması güç. Fakat öte yandan, tütün kolay ve pozitif düşünceye yol açıyor ve insan beyninin orijinal ve enerjik düşünebil- mesi için gerekli konsantrasyon ve yoğunluğu azaltı- yor. Sakız kısa bir süre için faydalı fakat iç salgı bezi sistemini tüketiyor ve tamir edilemez bir zarara yol açıyor; yarattığı bulantı da cabası. Küçük miktarlarda alınan alkol mükemmel bir tonik fakat çok miktarda tüketildiğinde toksik etkilere yol açıyor. İster viski yolu ile alınmış isterse midedeki şekerden üremiş ol- sun hiçbir fark yok. Fakat gözden kaçırılmamalı ki tüm bunlar doğanın katı ancak adil olan "en sağlıklı olan yaşasın" kanununda ona yardımcı olan müthiş eleyici-ler. Ateşli reformcular insanoğlunun, lakayt “Bırakınız yapsınlar" ideolojisini zorlayıcı yasaklardan çok daha tercih edilir bir hale getiren ebedi kötülüğünü de dik- kate almak zorundalar.
Üzgün ve yalnız görünüyordu. Bunlar, onun olmasını asla ama asla istemediğim iki şeydi.
Göğsüm yandı, nedeni içtiğim viski değildi. Bununla aynı zamanda içimde bir şey kuvvetlenmişti. Kararlılık.
Bridget mutlu değildi. Ben mutlu değildim. Ve bu konuda bir şeyler yapmamın zamanı gelmişti.
Birine kitap almak, marketten rastgele bir kutu süslü sabun ya da bir şişe viski almaya benzemez. Körlemesine bir seçim yapıp şansa bırakmak pek mümkün değildir. En iyi ihtimalle, doğru seçilmiş bir kitap, o kişiyi ne kadar tanıdığınızı, ilgi alanlarını, politik görüşlerini, hatta bizzat kimliğini ne kadar içselleştirdiğinizi gösterir. En kötü ihtimalle ise aslında onun kim olduğu hakkında en ufak bir fikriniz olmadığını.