3/10
·64 syf.··
2026 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:48
Stefan Zweig - Amok Koşucusu Bu, Zweig'ın okuduğum beşinci kitabıydı. Yine her zamanki formülünü kullanmış; birisiyle sohbet ederken veya yeni tanıştığı birinin hikâyesini dinlerken olaylar okuyucuya aktarılıyor. Psikolojik temelli, insan duygularını merkeze alan bir eser. Ancak bana artık biraz fazla alışılmış geldi. Belki peş peşe çok Zweig okuduğum içindir, belki de insan duygularının bu kadar abartılı işlenmesinden sıkıldım, bilmiyorum. Kitabı elime aldığım gibi yaklaşık 2 saatte bitirdim ama açıkçası büyük bir keyifle değil, biraz da "hadi artık bitsin" diyerek okudum. Zweig'ın bazı eserlerinde gördüğüm o olağanüstü akıcılığı ve edebi yoğunluğu burada bulamadım. Hikâye boyunca karakterlerin duygusal taşkınlıkları bana biraz yapay geldi. Hatta yazarın bu kitabı yazarken viski içmiş olabileceğini düşündürtecek kadar abartılı yerler vardı. Kendi adıma konuşmam gerekirse çok tavsiye edeceğim bir eser değil. Zweig okumaya başlayacak birine önereceğim son kitaplardan biri olurdu.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
9/10
·356 syf.··
2026 77. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:00
Aşk her şeyi affeder mi? Bunun sınırı ne olmalıdır Peki, aşk bütün engelleri aşabilir mi? Yeterince güçlü ise aşabilir, ancak bu da engelin ne olduğuna bağlı diye düşünürüm. Siz ne dersiniz?? Yazar Dilek Nazlıoğlu 'ndan okuduğum ikinci eser #karnımdakiviskişisesi . Buluştur Beni Necla eğlenceli, keyifli bir kitaptı. Karnımdaki Viski Şişesi ise duygusal,yer yer de hüzünlü bir kitap. Öznur bu hayata ailesi yönünden şanssız olarak gelmiş bir genç kızdır. Babasını kaybetmiş annesi ise çocukları ile alakası olmayan bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra adeta ruhunu kaybetmiş ,evle alakasını kesip farklı bir dünyada yaşamaya başlamıştır. Geceleri eve gelmeyen bazen de erkek arkadaşları ile gelen bir anne... Kızkardeşi de ayrı bir mesele... Hem çalışıp hem okuyan Öznur arkadaşları yönünden şanslıdır. Cihan, ailem dediği can dostu... Böyle bir arkadaş herkes işyeri diye düşünüyorum Kendi hayatı ve aile sorunları ile uğraşırken metroda gördüğü ve aklından çıkmayan Görkem hayatını değiştirecek , onu mutlu ettiği kadar hüzne de boğacak biridir. Ayrı dünyalardan iki insan... İki zıt karakter... Bu aşk tüm zorlukları yenecek mi dersiniz? Sevgi, aşk, dostluk, hüzün, kırgınlık gibi duyguları barındıran kitap bağlılık ve ailenin önemini vurgularken aşk ve acının, hayal kırıklığının insana etkisini gözler önüne seriyor
Karnımdaki Viski ŞişesiDilek Nazlıoğlu · Herdem Kitap · 202529 okunma
Reklam
10/10
·318 syf.··
2026 28. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:08
Kitapta insanlık tarihinde 6 içeceğin hem kendi tarihi ve bulunuşu hem de insanlık tarihine etkileri anlatılmış kısaca. Tabi en sonun bir de suyu eklemiş. Bu içecekler, bira, şarap, damıtılmış içkiler ( votka, viski, cin vb. gibi yüksek alkollü içkiler.), kahve, çay ve coca cola. Bunlardan ilk üçü alkollü diğerleri ise alkolsüz ama içlerinde kafein vb gibi alkol benzeri etkiler yapan maddeler var. Kahvenin Yemen'den avrupaya nasıl gidişi, bu içkilerin çağları, insanları, ekonomileri nasıl etkilediği gibi ilginç konular var. Okuyun.
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Merkez Kitap · 20151,218 okunma
7/10
·124 syf.··
2026 7. kitabı
Karayip edebiyatı denildiğinde çoğumuzun aklına canlı renkler, sıcak denizler, ritim ve salsa gelir, değil mi? Marugg bu algıyı tamamen yerle bir etmiş. Kitap, adını bilmediğimiz (aslında büyük oranda Marugg’un kendisi olan) yaşlı bir anlatıcının, evinin verandasında bir geceden şafağa kadar süren monoloğunu ve iç döküşünü konu alıyor. Yanında sadece sadık köpekleri, viski kadehleri ve kafasının içinde dönüp duran susturamadığı anıları var. Tıp Marugg’un dili o kadar şiirsel, o kadar melankolik ve pürüzsüz ki... Çeviriden okurken bile o melankolinin ritmini kalbinizde hissedebiliyorsunuz. Kısa, vurucu ve süssüz cümlelerle inanılmaz bir atmosfer yaratıyor. Kitap ilerledikçe, zamanın doğrusal akışını kaybediyorsunuz. Anlatıcı geçmişe gidiyor; adanın eski günlerini, kadınları, adadaki o meşhur petrol rafinerisinin doğayı nasıl katlettiğini hatırlıyor. Sonra birden verandadaki o sessiz ana geri dönüyor. Eğer aksiyon dolu, olay örgüsünün hızla aktığı, karakterlerin sürekli bir şeyler yaptığı kitapları seviyorsanız, Sabahın Kükreyişi size göre olmayabilir. Ama eğer Fernando Pessoa,Albert Camus tarzı varoluşsal sorgulamalara bayılıyorsanız, insanın kendi içine döndüğü o derin, sessiz ve biraz da can yakan anları edebiyatta aramayı seviyorsanız bu kitap sizin için tam da aradığınız eser.
Sabahın KükreyişiTip Marugg · İdeal Kültür Yayıncılık · 202528 okunma
Orwell’da İnfazın Anatomisi: Bir İdam
9/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 00:53
Orwell’da İnfazın Anatomisi: Bir İdam Etin ve Demirin Çatışması: George Orwell’ın "Bir İdam" Eserinde Mikro Gözlemler ve Sistematik Vahşet George Orwell, modern edebiyatın sadece siyasi bir figürü değil, aynı zamanda insan davranışlarının, toplumsal riyakarlıkların ve anlık kırılmaların en büyük mikroskopik gözlemcisidir. Onun "Bir İdam" isimli o kısa ama yoğun denemesi, bir infazın öyküsü olmanın çok ötesinde, devlet denilen o devasa aygıtın insan denilen o kırılgan organizmayı nasıl yavaş yavaş öğüttüğünü anlatan dehşet verici bir tanıklıktır. Bu eseri alelade bir okumayla geçiştirmek, metnin kılcal damarlarına sızan o müthiş insanlık dramını ıskalamak demektir. Nitelikli bir okur için bu metin, her bir satırında, her bir nesne tasvirinde insana ve sisteme dair derin kehanetler barındıran bir laboratuvardır. Metnin açılışındaki o boğucu atmosfer tasarımı, aslında hikayenin en büyük gizli kahramanıdır. Burma’nın o nemli, sarı bir süzgeç kağıdından sızan ışığı anımsatan kasvetli sabahı, sadece fiziki bir hava durumunu betimlemez. Bu sarı ve solgun ışık, infazı gerçekleştiren sömürgeci zihniyetin, gardiyanların ve hatta bizzat hapishane müdürünün tinsel hastalıklarının, içsel çürümelerinin de görsel bir dışavurumudur. Orwell, mekânı öyle bir loşlukla ve soğuklukla inşa eder ki, okur daha ilk paragraflardan itibaren orada adaletin ya da hukukun değil, mekanik bir intikamın ve bürokratik bir rutinin işlediğini hisseder. Hücrelerin vahşi hayvan kafeslerine benzetilmesi ise, sistemin mahkumu fiziksel olarak yok etmeden çok önce, onu zihinsel ve mekânsal olarak "insanlıktan çıkarma" politikasının ilk adımıdır. Karşımızdaki Hintli mahkum isimsizdir, sessizdir; çünkü sistem onun geçmişini, kimliğini ve insanlığını elinden almış, onu sadece infaz listesinde üzeri
İnceleme
Bir İdamGeorge Orwell · Can Yayınları · 20211,774 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 21. kitabı
Berk Kuruçay bu çalışmayı üç müzisyen için yaptı; Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen. Üç kitap için de yanı şeyi söyleyebilirim; çok daha iyisi olabilirdi, çok daha edebi bir iş yapılabilirdi ama mevcut kitaplar için de kendisine minnettarım. Her şarkının hikayesini, o şarkıyı dinleyerek okumak ayin gibiydi. Tom Waits diğer iki isimden biraz farklı. Çok uzun yıllardır devam eden harika bir evliliği var. Hayatın her alanını eşi ile paylaşıyor, besteleri de beraber yapıyorlar. Viski sesli bu adama uyuşturucuyu ve alkolü bıraktırmış bir kadın Kathleen Brennan. Bir beatnik'i bir aile babasına çevirdi kadın. Bu elbette ilham verici bir şey, iyi bir şey ama diğer yandan benim en sevdiğim Waits albümlerinin Waits'in bekar dönemlerine ait olmasında da etkisi vardır diye düşünüyorum bu kusursuz evliliğin. Bir filmde şöyle muazzam bir replik vardır; "İtalya'da Borgialar döneminde otuz yıl savaş, terör, cinayet ve kan döküldü ama Michelangelo'yu, Leonardo da Vinci'yi ve Rönesans'ı yarattılar. İsviçre'de ise kardeş sevgisi vardı, 500 yıllık demokrasi ve barış yaşadılar - peki bu ne üretti? Guguklu saat."
İstanbul'dan Gelen TelefonBerk Kuruçay · Karakarga · 201714 okunma
Reklam
Reklam