Kitabın her bir satırında bir duruma karşı üretilen argümanlarla felsefi bir bakış kazanması karakterin çok hoş buldum. Dolu dolu akıp geçen kelimelerle oluşan kitapta bu sayede sıkıldığım yer neredeyse yoktu.
Kitabı okumadan önce hiçbir bilgim de olmadığından kendi içimde, zamanla toplumdan soyutlanan bir karakter okuyacağım düşüncesi hakimdi. Oysa bölümler su gibi akıp geçerken Yozo'nun giderek iğrenç bir insana dönüştüğünü gördüm. İlk başlarda soytarı kişiliğini biraz masum ve acıma duygusu yaşatsa bile sonradan korkunç bir hal aldı ki zaten karakter de işin içinden çıkılmaz bir durumla karşılaştı. Yozo'nun akıl almaz küstah ve bir o kadar berbat düşünce yapısına ise diyecek sözüm yok.
Kısaca kitabın sonunda bizzat yazarın kendi hayatınıda yansıttığını öğrendiğimden beri bedenimdeki dehşet ve tiksintiyi aşamadım.
İnsanlığımı Yitirirken