“İnsan bitiyordu topraktan, gelecek yüzyılda ürün vermek üzere yavaş yavaş filizlenen, pek yakında yerküreyi sarsarak baş verecek olan, öç almak için yanıp tutuşan, kapkara bir insan ordusu boy atıyordu.”
“Çünkü koku soluğun kardeşiydi. Onunla birlikte insanların içine giriyordu, yaşıyorlarsa karşı duramıyorlardı. Hem tam orta yerlerine giriyordu koku, doğrudan kalplerine ve orada akla karayı ayırır gibi ayırıyordu ilgiyle aşağılamayı, iğrentiyle zevki, aşkla nefreti. Kokulara egemen olan, insanın kalbine egemen olurdu.”
“Hey... İnanç denen şeyi çıt kırıldım bir hanım evladı olarak görme sakın! İnancın yırtıcı bir gücü vardır, oyunun çelik mengenesini oluşturur, ölene kadar her saniye bizi kıskaçları arasında tutar.”