Düşünce, tüm zorbalıkların üstesinden gelen, görünmez ve neredeyse ele geçirilemez bir güçtür.
Bu cümle bana Kendime Ait Bir Oda kitabındaki şu sözü hatırlattı: "İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de bir sürgü ne de kapatabileceğiniz bir kapı."
Bu fantastik öykümüz küçük bir çocuğun sahafta gördüğü mucizelerle dolu sihirli bir kitabı çalmasıyla başlıyor. Bu küçük hırsızımızın adı Bastian Balthasar Bux. Bastian, kendi evreninde dış görünüşünden ötürü zorbalığa uğrayan, özgüvensiz ve içedönük bir çocuktur. Hikayeler uydurmayı, hayal dünyasında takılmayı ve kitap okumayı çok sever. Bastian’ın annesi ölmüştür ve yaşananlardan sonra bu durumun babasını çok değiştirdiğini, kendisine ilgisinin azaldığını ve onu önemsemediğini hatta kendisinden kurtulmak istediğini düşünür.
“Hayatın, ‘Hayat böyledir,’ diyen herkesin öne sürdüğü gibi öyle renksiz ve önemsiz, öyle gizsiz ve mucizesiz olmasıyla hiçbir zaman yetinmek istememişti.” Ana karakterimiz Bastian’ı anlamak adına çok şey ifade ettiğini düşündüğüm için bu alıntıya değinmek istedim. Böyle düşünmesinden ötürüdür ki sahafçıda kitabın kendisini çağırdığını hissetti, onu çaldı ve okumak için dayanılmaz bir istek duydu. Mucizelerimiz de bu şekilde başlamış oldu.
Kitapta iki evren işleniyor: Biz insanların dünyası ve Fantazya. Fantazya’ya, Bastian’ın, Bitmeyecek Öykü kitabını okumasıyla şahit oluyoruz. Kitapta, insanlar dünyasında yaşananlar kırmızı; Fantazya’da yaşananlar ise yeşil olarak yazılmış. Fantazya, büyülerle dolu bir ülkedir. Bastian’ın bu evrende önemli bir görevi vardır. Bu görevi o kadar önemlidir ki, eğer yardımcı olmazsa Fantazya yok olacaktır. Ama kendi evreninden öylece kopup Fantazya’ya gidemez. Bastian’ı çağırabilmek için Fantazya diyarındaki Atreju , Uğur Ejderhası Fuchur ile binbir maceradan ve zorluktan geçmek zorunda kalır. Atreju görevini başarıyla bitirir ve Bastian, Fantazya evrenine ulaşır. Bu aşamadan sonra hikâyeye daha içsel bir yoldan bakabiliyoruz çünkü; Fantazya evrenine dahil olmasıyla Bastian’ın, aslında içsel yolculuğu başlamış
Hayatın, "Hayat böyledir," diyen herkesin öne sürdüğü gibi öyle renksiz ve önemsiz, öyle gizsiz ve mucizesiz olmasıyla hiçbir zaman yetinmek istememişti.