Rivayet edilir ki, Süheyb-i Rumi Medine-i Münevvere'ye hicret etmek istediğinde Kureyş müşriklerinden bir grup onu geri çevirmek için arkasından yetiştiler. Bunun üzerine bineğinden inip çantasındaki okları çıkarttı, yayını aldı ve şöyle dedi: Ey Kureyş topluluğu! Benim, sizin en iyi okçunuz olduğumu biliyorsunuz. Allah'a andolsun ki, çantamdaki okları atıp bitirinceye kadar bana yaklaşamazsınız. Sonra, kılıcımdan elimde bir parça kaldığı müddetçe sizinle savaşırım. Ondan sonra bana istediğinizi yapın". Müşrikler: "Sen bize geldiğinde hiçbir şeyi olmayan fakir ve zayıf birisiydin. Şimdi zenginsin! dediler. Bunun üzerine Süheyb: "Malımın yerini size söylesem beni serbest bırakır mısınız?" dedi. Müşrikler: "Evet" dediler. Süheyb onlara Mekke'deki malının bulunduğu yeri söyledi. Medine'ye geldiğinde Rasulallah (s.a.v.)'ın huzuruna girdi. Rasulallah (s.a.v.) ona: "Alışverişin karlı olsun Ya Süheyb!" diye dua etti. Bunun üzerine Yüce Allah bakara 207. Ayeti indirdi.
Sayfa 240 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
Alıntı
وَعَنْ جَابِرٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ﷺ يَقُولُ : ((إِذَا دَخَلَ الرَّجُلُ بَيْتَهُ ، فَذَكَرَ اللَّهَ تَعَالَى عِنْدَ دُخُولِهِ ، وَعِنْدَ طَعَامِهِ ، قَالَ الشَّيْطَانُ لِأَصْحَابِهِ: لا مبِيتَ لَكُمْ وَلَا عَشَاءَ ، وَإِذَا دَخَلَ فَلَمْ يَذْكُرِ اللَّهَ تَعَالَى عِنْدَ دُخُولِهِ ، قَالَ الشَّيْطَانُ : أَدْرَكْتُمُ الْمَبِيتَ ؛ وَإِذَا لَمْ يَذْكُرِ الله تَعَالَى عِنْدَ طَعَامِهِ ، قَالَ : أَدْرَكْتُمُ الْمَبِيتَ وَالْعَشَاءَ )) رَوَاهُ مُسْلِمٌ. Cabir radallahu anh, Rasûlullah aleyhi ve sellem'i şöyle buyurur-ken dinledim dedi: "Kişi evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan adamlarına, "Burada ne geceleyebilir, ne de yemek yiyebilirsiniz" der. Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse, şeytan adamlarına, "Geceyi geçirecek bir yer buldunuz" der. O şahıs ye-mek yerken besmele çekmezse, şeytan kendi adamlarına, "Hem barınacak yer, hem de yiyecek yemek buldunuz" der." (Müslim)
Sayfa 77 - Nebevi Hayat Yayınları·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amr b. Avf Müzeni radıyallahuanh : Ebu Abdullah Amr b. Avf b. Zeyd el- Müzenî, Kesir b. Abdullah'ın dedesidir. İslâm'a ilk girenlerdendi. Bedir savaşına katıldı. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu Medine'ye vali yaptı. Ağlayanlar (bekkâûn) dandır. (İslâm tarihinde "ağlayanlar" (bekkâun) denilen yedi zat vardır. Bunlar, Tebük seferberliği önricesinde Rasûlullah (s.a.v.) 'a gelerek gazaya gitmek istediklerini, fakat binecek develeri, yiyecek azıkları olmadığını söylediklerinde Rasûlullah (s.a.v.) onlara "Size verecek hayvan kalmadı" demiştir. Bu cevap üzerine onlar ağlayarak geri dönmüşlerdir. Bu mücahidler hakkında şu ayet nazil olmuştur: "Şu kimselere de günah yoktur ki, onlar her ne zaman kendilerini bindirip cihada sevkedesiniz diye sana geldilerse sen onlara "Size binek bulamıyorum" dediğin için bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı mahzun olup gözleri yaş dökerek dönmüşlerdi" et-Tevbe, 9/92 Mütercime) Muaviye'nin valiliği zamanında vefat etti.
Sayfa 413·Kitabı okudu
«Kurdên ezîz, ji bîr mekin ku hûn jî ferdên milettê kurd in û berpirsiyariyên we yên tarîxî hene. Eger em, hûn berpirsiyariyên xwe bi cîh neyinin, hingê em, hûn dibin kesên xirab û gunehkar. Çar hezar sal in ku milletê kurd li ser erdê xwe, li welatê xwe dijî. Lê îro, di vê gava tarî û reş ya tarîxê de erdê milletê me, welatê wî hatiye perçekirin, wêrankirin. Welatê me îro di nav şînê de ye.
Sayfa 55
Kurdî
Abdurrahman b. Ebza radıyallahuanh : Abdurrahman b. Ebza el-Huzâî. Huzaa kabilesinin mevlasıdır. Küçük yaştaki sahabilerdendir. Hz. Peygamber (s.a.v.)'i tanımış ve arkasında namaz kılmıştır. Küfe'ye yerleşmiştir. Hz. Ali onu Horasan'a vali tayin etmiştir. Küfe'de vefat etmiştir.
Sayfa 402·Kitabı okudu
Panilemekle meşguldüm çünkü şimdi kafamın içi NEDEN BENlerle dolmuştu. En sonunda halıda yoga yapmakta olan Bayan V'ye dönüp sordum. "Çünkü sen dünyada daha kolay hareket edebilen çoğu insandan daha akıllı, daha cesur, daha düşünceli, daha çok fikre sahip ve daha meraklısın. " Kollarını kavuşturdu, dudaklarını büzdü, bana şöyle bir baktı. "Ve çoğu insan engelleri olan başka insanlar için hayatı nasıl kolaylaştırabileceğini bilememesi gibi. "
Sayfa 216·Kitabı okudu