Kitabın konusu heba olmuş
5/10
·592 syf.··
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:28
Kitabın konusu heba olmuş neden mi? Buyrun; kitap aslında max 250-300 sayfada biterdi ama yazar kadın karakterin iç düşüncelerini çarşaf çarşaf yazıyor ve aynı şeyleri tekrarlıyor sürekli, mesela ikili diyalog kuracak, kadın karakter bir düşünmeye başlıyor ki en son bunlar ne konuşuyordu diyorsun çünkü kaç sayfa öyle geçmiş, diyalog eksikliği var çok fazla, baskarakter davranışlarıyla aslında çok sığ çünkü sürekli ağlayıp zirlayip duruyor ama adam ona akıl verince haaa! diyor, sürekli bu döngüde kitap. En çok üzerinde durulacak konular oldu-bittiye getirilmiş, kitap boyu kavuşmalarını bekledim hatta gece yarısını geçti saat, ama ne oldu pat diye bitti kitap ben de enayi gibi saatlerce kitaba zaman ayırdım, hatta yazması gerekmediği yerleri o kadar uzatmış ki yazar sayfa sayfa okumadan geçtim ikilinin arasında ne olacak diye, bir de önemli bir konu var ve konuşulacak mesela bunlar konuları konuşmayı erteleyip duruyor.... Yaz yaz bitmez , bence vakit kaybıydi ne beklentiyle başlamıştım
Yasaklı BahçeŞule Terzi · Parola Yayınları · 202552 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:07
Yazar bizi 81 yıllık hayatında pişmanlıklarını, kaybedislerini, keskelerini , özlemlerini, babasız geçen koskoca bir ömrü sanki bir yarış pistindeymis gibi tek nefeste bitiren Wilbur'un hikayesine konuk ediyor. Bazen hayatım gözümün önünden bir film şeridi gibi akıp gitti deriz. Aynı durum 81 yaşında bir kalp krizi sonucu hayata veda edip kendini bir Gece Yarısı Treninde bulam Wilbur içinde geçerlidir. Ölmüştür ama bindiği tren onu taaa çocukluğundan ölüm anına kadar hayatının duraklarında gezdirir. Acılarla geçen çocukluğu , abisini gözleri önünde kaybedişi, annesiyle geçim sıkıntısı yaşarken o çok istediği üniversiteye gidemeyisi ve eşiyle yollarının kesişip mutluluğa mi hüzne mi bilemediği bir kapının açılışı..... Bunlarin her biri hayatının açısıyla tatlısıyla birer dönüm noktasıdır , trenin durduğu birer durak . Ölmüştür evet ama geçmişi onu bırakmamış ebediyete varamamistir. Önünde bir seçim vardır ya tamamen geçmişe veda edip ebediyete ulaşmalı yada gecmisteki Wilbur'u uyarıp hayatı daha verimli , daha anlamlı , daha dolu dolu yaşamasını söylemelidir. Fakat bir kural var geçmişteki Wilbur ile kesinlikle bağlantı kurup konusmamali, ona temas etmemelidir. Çocukluğunda bir kitap kurdu olan ve sokaklarındaki kitapçınin sahibi yaşlı Anges ile karşılaşır trende ve onunda ölmüş olduğunu anlar . Kural basittir ve vagonda onu yonlendiren Anges sayesinde bakalım geçmişindeki Wilbur'u uyarabilecek midir bizim hayalet Wilbur ? Kitap bitince insan şunları soruyor kendine ; hayat ne kadar uzun olsa da bu hayatı nasıl yaşadım ?, güzel anılar ile mi yoksa zamana ayak uydurmak için çalışıp difinip tad alamadan mi ? Sevdiklerimize ne kadar zaman ayırıyoruz, geçmişteki hatalarimizdan ders çıkarıyor muyuz ? Hayatımızın hangi duraklarında neleri değiştirmek
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026144 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2026 16. kitabı
Eser o kaaa sürükleyici bir şekilde ilerlediğinden dolayı; bir çırpıda bitirdiğimi rahatlıkla belirtebilirim. Konu olarak gizlenmiş bir şehzadenin yaşamı ele alınmıştır. Bu hikaye anlatılırken de o dönem Türk obalarının düzeni, Türk toplumunun sosyal ve kültürel yaşamı, Türk kadını vs. gibi konular özenle ele alınmış ve özellikleri detaylı bir şekilde dile getirilmiştir. Eserde aşk ve savaş temaları muazzam bir şekilde işlenmiştir. Tüm bunlar yapılırken de mitoloji ve motiflerden yararlanılmıştır. Eseri bir mesaj çıkarmak veyahut almak için okumadım lakin genel çıkarımım şu oldu; şahsi çıkar ve menfaatler yerine her daim devletin bekası korunmalıdır. Keşke günümüz 'siyasi, bürokrat, politikacı' vs. de bunu algılayabilse... Ferhat Hocamın onun kitaplarını okuyor musun sorusuna mütevellit bir daha okuduğumu belirtmeliyim. İnsanları bu hale getirmemek lazım diyerek yazımı tamamlıyorum.!!
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,6bin okunma
9/10
·208 syf.··
2026 40. kitabı
Bir adam, ailesi için yeni almak istediği bir evin planında bir tuhaflık sezmesiyle, Okült ile ilgili olaylarla ilgilenen yazara başvurmasıyla başlıyor kitap. Başta evin planına baktığımda bir farklılık ben göremedim açıkçası ama kitap kitaptaki insanlar o kadar zeki ki gerçekten okudukça ve onların tuhaf bulduğu yerleri gözlemledikçe siz de ‘aaaa!’ oluyorsunuz. Bu evin planı ile ilgili bir iç mimara başvuran yazar o mimarla birlikte öyle bir teori oluşturur ki, sonunda hepsinin gerçek çıkması ve de bütün evlerin birbiriyle bağlantılı olup, ortaya çıkartmasınna sebep olur. Okurken o kadar hızlı okudum ki gerçekten her bir sayfasını fena çevirdim. Biraz daha kolay okunan bir kitap çünkü içerisinde evvel çok plan var o yüzden başta hızlı ilerliyor. Ama sonunda son bölümünde yani asıl hikayeyi orada öğreniyorsunuz. Hikayeyi öğrendiğimde bir ritüelden ibaret olduğunu duyunca açıkçası gizemini yitirdi. Ama bu kitabın çok zekice yazılmasına engel değil. Bir kere soluksuz okutan harika bir kitaptı. Tuhaf resimleri okumuş bir insan olarak ben bu kitabını daha kolay okunur ve daha güzel buldum. Keşke bu yazar daha fazla yazsa biz de okusak. Gerçekten böyle kitaplarla tanıştığım için çok memnunum yeni bir soluk geldi. 
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026900 okunma
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
𝙺𝚊𝚛𝚊𝚗𝚕ı𝚐̆ı𝚗 𝙺𝚊𝚕𝚋𝚒 Herkese Merhabalar... Sizlere severek okuduğum bir kitap ile geldim. Yazardan geçtiğimiz günlerde #ilk isimli ilk kitabını okumuştum. O kitaptan sonra da son kitabı #karanlığınkalbi ile geldim. O kitaptan bu kitaba hem dili hem de akışı olarak epey değişmiş. Sadece duygu geçişi bakımından kadın karakter de erkek karakter de hızlı geldi. Ama aşk bu değil mi? Hele ki erkek karaktere kızmış olabilirim. Zaten kadın karakter de onu o yönden sorguluyor. Çünkü Devin, Karan'ın işiyken yedi ay boyunca onu takip ederken görür görmez aşık olmuş. Sonuçta evli bir kadın değil mi? Haaa kocası şerefsiz o ayrı ama o zaman daha senin benim olmanı istedim demek de olmaz. Neyse o olaylar aslında içte olan birikimlerin dışa vurumu gibi bir şey. Okuyunca onu oturtmuş olursunuz. Aaa unutmadan yetişkin okurlar için olduğunu söyleyeyim. Devin'in güzel denilecek bir evliliği vardır. Tabi bu ona göre zira evlendikten bir yıl sonra bazı değişenler olur. Ve kocası gözlerinin önünde öldürülünce gerçekler ile yüzleşmeye başlar. Aslında bu evliliğin sadece kendince olduğunu, evlilik içinde yaşananların daha sonra öğrendikleri ile birleştirince ister istemez içinde bir intikam oluşur. Devin bir radyo programcısı, hayatını kaybeden eşi ise avukattır. Eymen'den sonra yaşayacakları ise onun için resmen küllerinden yeni doğuş olur. Hayatına onu koruyacağını söyleyen Karan girer. Karan eski ordu mensubu şimdilerde ise bir tetikçidir. Yani bu tavır onun için daha uygun olur. Ordudan ayrılınca ona gelen bu teklifi hemen kabul eder. Bu teklif bana gelse ben bile kabul ederim. Helal olsun Karan dedim mi evet.
Karanlığın KalbiZeynep Işıklar · Pukka Yayınları · 2025128 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:30
Selamm. Salahaddin Enis'i bu on üç hikayesinden oluşan Bataklık Çiçeği ile tanıdım. Arka kapak yazısında edebiyatçı dostu bu yazar için en gözlemci ve çözümleyici hikâye yazarı demiş. Kesinlikle katılıyorum. Bu kitap gerek dili ile olsun gerekse anlatıldığı konular ile olsun gerçekten çok sevdirdi. Anlattığı hikayelerin içindeki durumları, karakterleri bu kadar net ve gerçekçi anlatmasını çok sevdim. Alt sınıftan bir insanı okurken onun gibi hissetmek, ya da tıp fakültesindeki ceset odasındaki o ürpertiyi yaşamak, kocası askere gitmiş bir kadının kışın kapısının önündeki kurtlardan onun gibi korkmak, bir hayat kadınına aşık olmak ve daha nice olayların içine girmek işten bile değildi. Her bir hikaye vermek istediği duyguyu çok güzel verdi. Özellikle Kurtlar hikayesini okurken o tramvayı yaşadım diyebilirim. Kitaba adını veren Bataklık çiçeği, Bir Kadının Son Mektubu, İsyan dönüp tekrar okumayı isteyeceğim hikâyelerden oldu. Anlatılanlar sıradan konular olsa da yazarın dilinin başarısı hepsine sirayet etmişti. Nefis bir öykü kitabı diyecektim taaa ki son öykü Hufre'yi okuyana kadar. Bu öykü yine dil bakımından çok başarılı, fakat yazarın verdiği mesaj, değindiği konu hiç hoş değildi. Erkeklerin kadınları neden sevdiğinden, kadınların bedeni üzerinden yargılanmasından bahsediyordu. Kadınları cinsel bir obje olarak değerlendirmesini ve özünde hepsinin kötülükle dolu olduğunu söylemesini anlamlandıramadım. Garipti. Son öyküde yazara sinir olsam da hakkını yiyemem diğer öyküleri çok güzeldi. Yine de tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Bataklık ÇiçeğiSalahaddin Enis · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022743 okunma
Reklam
Reklam