Şeytan eskiden “İnsanların kalplerine bakar onları karartmaya çalışırdım!” dermiş. Şimdilerde “İnsanların kalplerine bakıyor ve onlardan içim kararıyor!” demiyordur inşallah
Akıl, hakikatin peşinde çabalar, kalp ise akıldan aldığı hakikatin verilerini eyleme dönüştürüp inanır. Aklın verileri inanca dönüştüğünde hakikat ortaya çıkar. Hakikat sevgisi veya bilinci, aklın kalbe gönderdiği bilginin erdemi ile doğru orantılıdır. Bu yolda akıl marifetli bir at gibidir, insanın mesafeyi çabuk almasını sağlar.