Mert

Dünya birbirini arayan ruhlarla dolu. İki satır konuşabileceğimiz, gülüşün ve hüznün kıvrımlarında birlikte kaybolacağımız sahici insana susamış durumdayız. Göğe aynı aşkla bakabileceğimiz, etten ve kemikten olduğu kadar acıdan ve gerçekten yapılma soylu ruh arkadaşları. Onunla yürürken ve ona yürürken kaybolmaktan korkmadığımız, kalplerini kendimize pusula bellediğimiz, maceramızı yüzlerinde seyrettiğimiz, hayatlarını birbirimize tanık kıldığımız dostlar. Şu kalabalık dünyada ancak birbirimize iltica etmekle serinlediğimiz yol ehli.
Felsefe-Düşünce
Reklam
Ne çok yorduk kendimizi. Karpuz kabuğundan gemiler yapıp açık denizlerde boğulacak kadar. Kurumuş dünyamıza yağmurlar arayıp fırtınalarda savruldu tozlarımız. Yakıştırdıkları hayatlarında biçimlerimizi kaybettik. Sevgiyi yanlış anlayan, sahiplenme meraklısı insanların kafeslerinde nefessiz kaldık. Ne çok kurgulandı ve hiç uymadı buna yaşam. Karşımızda devasa gücüyle duran her dert, gün geldi ufalanıp ayak uçlarımıza birikti. Bize yapılan gibi bizlerde toprak misali hissetmeden ezdik geçtik bir çok şeyi. Ne gün ağardı gecelerin sonunda ne de bir kuzgun çatımızda. Her gün yaşadığımız şey, eriyen ve dağılan bulduğumuzu zannettiğimiz anlam. Kayboldu ve asla var olmadı.
çok kez değişebilir bir çocuk, gözlerinin önünde çok kez ağlayabilir kimseden habersiz, sessiz. hele ki bir de sokakları evi bellediyse çok kez kaybolabilir bir çocuk, mahcubiyetini yırtık dizlerine saklayabilir evdekilerden gizli, dalgın hele ki bir de güneş ve ayı saatleri bellediyse hiç düşünür müsün o mendili satmak için kaç soru sorar çocuk kendine? kaç defa vazgeçer, yalvarmaktan o yaşında kaçıncı ağlayışıdır bu hayatta? çok kez karnını doyurabilir bir çocuk, çok kez yemek yiyebilir bilmem düşünür müsün hiç, kaç lokması sıcak geçer boğazından? akan burnunu silmek için alabilir mi sattığı mendilden birini? kendine yeter mi parası? kaça kadar öğrenir saymayı? büyüdüm, geçti hepsi geçti, çok değiştim her şeyim gitti, yenileri geldi bir bakışlarım kaldı bende bir bakışlarım, silinmedi gittiler mendillerle.
Gerçekten bize ait olan,er veya geç bizim olur.Bu yüzden senindi benimdi cinsinden bütün hasisçe kaygılar değersizdir.Yapmamız gereken yolumuza devam etmektir;bize ait olan birlikte gelir,bizimle beraber yürümeyeninse,bizi durdurmasına izin vermemeliyiz.
İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur.
Reklam