Vasya'nın, görüşünün keskinliği sayesinde herkesin gördüğü dünyadan başka, kendine özgü, hiç kimsenin erişemeyeceği, o bakarken ve heyecanlanırken kıskanmamanın elde olmadığı çok güzel ve farklı bir dünyası vardı.
Seslerine ve gülüşlerine bakarak zekâları hakkında doğru hüküm verilebilen insanlar vardır. Kara sakallı da bu şanslılardandı: onun da sesinde ve gülüşünde en esaslısından aptallık hissediliyordu.
Bir akıl iyidir, ama iki akıl daha iyidir. Tanrı bir insana bir akıl veriyor, bir başkasına iki, diğerine ise üç...
Diğerine üç, doğru... Biri, annenin doğurduğundaki akıl, diğeri okumaktan gelen akıl, üçüncüsü de iyi yaşamaktan... İşte böyle birader, bir insanda üç akıl varsa iyidir. Öyle birisine yaşamayı geçtim, ölmek bile kolaydır. Ölmek bile... Hepimiz öleceğiz zaten.
Deniska bile fısıltıyla konuştuğuna göre ve ancak araba dört verst gittikten sonra, arkada, uzakta hanın yerinde artık sadece donuk bir ışık göründüğünde atları kamçılamaya ve bağırmaya karar verdiğine göre, kontesin, gelişiyle bıraktığı iz galiba çok kuvvetliydi.
Neden mi? Bir fazla kapik için uyuz bir Çıfıt'ın elini öpmeyecek bir bey ya da milyoner yoktur da ondan. Ben şimdi uyuz bir Çıfıt ve bir dilenciyim, herkes bana köpekmişim gibi bakıyor, oysa param olsaydı, Moysey'in sizin karşınızda yaptığı gibi, Varlamov da benim önümde kırıtır dururdu.