Gülüyorum, gülüyorum sonra ani bir ters etkiyle harap ve yılgın, ağlamak istiyorum. Bunların arasında yaşamak ne çaresiz bir sefalet ya Rabbim, hepsi Bir türlü ve hepsi birbirinden beter.
Yalnız kalmak için kendimi zevk ve mutluluktan mahrum etmeye nasıl razı olurum?.. Fakat etrafımdaki hayatı, insanları, her şeyi adi, küçük bulursam bunda benim ne kabahatim var? Bir kere, geldim geleli, fikri benim fikrime uygun bir kimseye rast gelmedim. Beni anlayacak, bana mahrem duygular, samimi sohbetlerle zevk verecek hiçbir ruha tesadüf edemedim.
Özlemini duyduğu şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük, adının yanından teğet geçmişti. Yazgısı, önemsiz olayların tozuyla dumanın altında kalmıştı. Çünkü İnsanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
Dağda kendi yollarını çizdiğini gördüm. Belki de zirveye varmıştı bile. Biliyordum ki ikizlerimin kendi fikirleri ve kendi hayatları vardı. Bazen merak ediyorum da onların içinde olmak nasıldır acaba?