Basım çok kötü
7/10
·675 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 17:11
Kitap basımı çok kötü. Bir çok sayfalar yapışık kesilmemiş. Açarken yırtılıyor. Yazım hataları da çok. Yani özensiz bir basım olmuş. Güzelim kitaba yazık olmuş.
Psikolojinin Temel İlkeleri 2William James · Mitra Yayınları · 20243 okunma
Gerçekse Asla Bitmez (The Crow) - Ölümsüz Aşk
10/10
·320 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:19
Karanlık, cinayet, intikam, edebiyat ve aşk… Hepsinin bir arada olduğu yer yer fantastik bir roman olsa da duygular gerçek. Uzun süredir su gibi şeffaf bir kitap okumamıştım. İçi dışı bir olması garip bir dehşetle sardı evimi, balkonumu, odamı. Elimde olduğu her an bir Edgar Allan Poe hikayesinin kaybedenlerini okudum. “Şifa var mıdır Gilead merheminde söyle bana yalvarıyorum Kuzgun dedi ki: “Bir daha asla!” Ünlü bir yazar olan William Blessing eşi Amy ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Donald Marquette ile tanışınca fesatlığın, kıskançlığın Tanrısı ile tanıştığının farkına varmaz. Gözünü Amy’e diken Donald, adamları ile beraber William’ın eşsiz Poe koleksiyonuna ve edebiyat antika eşyalarına da el uzatır. Bir gece Kont, Marquis, Mick ve Baxter ile beraber Blessing’lerin evlerine giderler ve William’ı öldürürler. Ve William’ın tüm hayatına sahip olduklarını düşünürler. Ama bir şeyi unutuyorlardı. Bir Karga’nın varlığı… Mistik güçleri olan Karga, intikamını alması için Blessing’i tabuttan çıkarır. İçindeki ateşi ona yeniden hatırlatır. Bir amacı olduğunu ve intikamını almazsa Poe’nun da kemiklerinin sızlayacağını anlatır adeta. Suçlu bir vicdan! Kan tadı verir insanın ağzına. Yazarımız David Bischoff bu duyguyu öyle iyi vermiş ki Ölümsüz Aşk romanında, hayranlıkla okumak düştü payıma. Marquis’i Kuyu ve Sarkaç, Baxter Brittle’ı Amontillado Fıçısı, Mick ve Thedore’u Morg Sokağı Cinayeti kitaplarındaki sonlarına uygun bir şekilde cezalandırıyor düşmanlarını Blessing. Sizce William ve Amy yeniden bir araya gelebilir mi? Karısına duyduğu sevgi ve yaptığı tasvirler öyle kalbime dokundu ki yazara hayran olmamak elimde değil. Kitapta Stephen King Clive Barker Dean R. Koontz gibi edebiyat devlerinden de bahsediliyor sıkça. 2026 yılının en iyi romanını okudum ve beni bu romanla buluşturan adama, karanlıklar
Fantastik
Ölümsüz AşkDavid Bischoff · Beyaz Balina Yayınları · 200119 okunma
Reklam
ORTA YOL WİLLİAM JAMES
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
William James filozoflar sizinle hesaplaşacağız derken iki uçtaki felsefe yöntemlerini tartışıp orta yolu tercih etmiş faydalı olan doğrudur felsefesi kurucuları arasında yer almıştır.Üç büyük pragmatist felseficelerden olup düşünceleri ile felsefeye katkıda bulunmuştur.Eskinin üzerine eklenen geliştirilen yeniliklerin gerçeği oluşturduğunu söylemiştir.Pragmatizm din karşıtı değildir faydalı olanı alır demiştir.İlkelere değil sonuçların faydaları bakımından dikkate almıştır.Ona göre dünya gelişmesini tamamlamadı derken sürekli bir değişim ve gelişim içerisinde deken hislerime tercüman olmuştur.Zaten kendi adıma entelektüel tekamül ismini verdiğim için kendime yakın buldum.Tanrı affeder,insanlar affeder fakat doğa affetmez sözünü söylemiş kişi olarak gerçekliği soyut düşünceler ile kapatılamaz demiştir.Fizik ile metafizik ve Tanrı’nın bilinemeyeceğini söyleyerek dine inananlar tarafında yer alırken natüralist düşünceyede sahip olduğunu belirtmiştirHareketsiz rasyonel düşünce yerine(tutucu dindar kesim)fayda getiren eylem tarafında yer almıştır .Dediğim gibi okuduğum zaman düşüncelerini kendime yakın buldum.
William James'in Pragmatik FelsefesiEllen Kappy Suckiel · Paradigma Yayınları · 20033 okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
Öncelikle itiraf edeyim ki ilk 100 sayfasında bitirmek için okuyordum. Kitap birden elimden bırakamadığım bir hâl aldı. Duygudan duyguya geçerek merak içinde okudum. (İlk 100 sayfada zorlanmamın sebebi sanırım 33. sayfada araya kulüp kitabını alıp okudum, sonra yeniden adapte olmak idi.) "İncil'de yazılan her kelimeye inanmam gerektiğini mi söylüyorsun? Sadece erkekler tarafından derlenen bir kitaba." diyen, cehenneme inanmayan Kaçak Rahibe Ruth, bir tilki ile Highgate Mezarlığı' ndaki hayaletlerin Noel arifesi gecesi ortaya çıkacaklarını konu alan bir kitap yazacak olan emekli vergi analisti Malcolm ve Ortalama Jo' nun hikâyesini okuyoruz. Kitabı dört kelime ile özetlememi isterseniz "En yakın arkadaşlık kitabı" derim. Kitapta neler var derseniz: Aşk, hayaletler, mezar, kırtasiye, Karl Marx,George Elliot, Leslie Hutchinson, William Foyle, İssachar, Abraham Lincoln, John Lobb ... neyi kimi ararsanız var kısacası. Okuyanların favorisi sanırım Kaçak Rahibe Ruth veya Jo'dur. Benim favorim kesinlikle Viking Eric Tavsiye etmiyorum, okunmalı diyorum. Bir karara varmak, bazen sadece bir kalp atışı kadar sürer. Doğa inanabileceğim bir tanrı. Toplumun gözünde, yardımı ve merhameti, düşmüş bir kadından daha az hak eden kimse yoktur. James senin sevgilin olabilir, ama hiçbir zaman arkadaşın olmamış. Olabileceğin şey olmak için hiçbir zaman geç değildir. Her şeyin bir yeri var ve her şey yerli yerinde. İnsanlar birbirlerine ilk başta düşündüğümüzden daha fazla benzer ve her zaman paylaşacak şeyler bulurlar. "Kimi pijamalı hasta Yyğız şoföre çabucak güvendi." Alfabenin bütün harflerini barındıran bir cümleymiş
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202691 okunma
Reklam
Reklam