“hiç de bir şey yapmak zorunda değilsin. yapmak zorunda olmadığın bir şey olarak hatırla bunu daima. çoğu insan sırf bulunmaz bir hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırdığı için çok şey kaybetmiştir.”
acaba başka ne zaman böyle hissettim diye hatırlamaya çalışınca üzülüyorum, çünkü buna benzer başka bir zamanı ve mutluluğu hatırlayamıyorum, çünkü hatırlayamam.
tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı.