Jack landon eğer isteseydi bu sürükleyici kitabı 300 sayfa kadar uzatabilirdi. Ama o hikayeyi kısa keserek tadını damagimizda bırakmayı tercih etti... Yine de hayal dünyamıza ve zihnimize bu güzel, akıcı ve ilgi çekici hikayeyle zevk verdiği için minnettarız. Medeniyetin ve kendini tüketmeye mahkum olan insanlığın sonunu anlatan muhteşem bir başyapıt olduğunu dusunuyorum, konu her ne kadar ilgi çekici olsa da alttan alta insanı korkuyla ve endişeyle kaplıyor. Gerçekten böyle bir durumla karşılaşsak ve çaresiz kalsak ne yapardık? Sanırım pandemide bunun fragmanını gördük. Gözle bile göremediğimiz bir mikrop çeşidinin bizi nasıl kırıp geçtiğini ve göremediğimiz o küçük mikroorganizmanin bizi nasıl alt ettiğini... Kendimizi dunyanin sahibi sanmakta yaniliyoruz. Aslında aciz ve tukettikce tükenmeye mahkum barbar bir topluluktan ibaretiz...