ait olmadığımız yerde kendimizi kabul ettiremeyiz. kendimizi kabul ettiremedikçe ait olamayız. hep başladığın yerdesin yani. misafirlik hissi gelip içime çörekleniyor yine. ayaklarımın terlediğini, su topladığını hissediyorum. bu ayakkabılar vuruyor, sıkıyor, ben yürüyorum, derim soyuluyor, artık durmak istiyorum, ayakkabılarımı çıkarayım istiyorum ama bir yuvam yok. üstelik çok şey istediğimi artık biliyorum. iyileşmek için yerleşmek lazım anlıyorum. yerleşmek isterken gitmem gerektiğini, burada bana yer olmadığını anlıyorum.
gidiyorum. artık bütün yollar benim, her yerde bir yuva arayabilirim ama ne kadar yol gidersem gideyim dünya yuvası olmayan herkese daracık.