TEKNİK VE EDEBİ AÇIDAN: Emile Zola'nın "Germinal" adlı romanından sonra okuduğum ikinci eseridir "Hayvanlaşan İnsan". Germinal 1885 yılında yayınlanırken Hayvanlaşan İnsan 1890 yılında yayınlanmıştır. Her iki roman da Fransa'da geçmektedir. Yazar, her iki romanında da bol bol betimlemeler kullanmıştır. Mekanların ve olayların cok uzun soluklu bol betimlemeler ile anlatıldığını görmekteyiz. Bundan anlayacağımız üzere karakterlerin duydu durumları da okuyucuya cok etkili bir şekilde yansıtılmaktadır. Belirli olay örgüsü içerisinde heyecanla okuyacağınız, okurken kendinizden geçeceğiniz hızlı bir kitap. Bu türde eserler okumayı seviyorsanız ve kalemi bu denli kuvvetli yazarlardan istifade etmek istiyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
BONUS: Kitaptan uyarlama, orjinal adı "La Bête Humaine (1938)" olan filmi kitabı okuduktan sonra izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Bir Fransız sinemasıdır. Filmin her sahnesinde; kitabı okurken tahayyül ettiğiniz kareleri, bir farklı şekilde filmdeki karelerde göreceksiniz. Kitap ve film arasında yaptığınız bu kıyaslama çok tatlı bir his uyandıracaktır. Çok ufak farklılıklar dışında film, kitaba uygun şekilde uyarlanmıştır.
KARAKTERLERİN YORUMLANMASI (SPOİLER):
Jacques Lantier: Hastalığını genetik olarak babası ve dedesinden aldığını, hastalığının etkisine karşı koyamadı söylemektedir. Sevgi ve öldürme duygusu arasında sürekli olarak gidip gelmektedir. Karakter güzel işlenmiş fakat karakteri pek içselleştiremedim.
Séverine Roubaud: İlgiye muhtaç, zor şartlar altında büyümüş bir kadın. çoçukluğunda yaşadığı cinsel istismar kendisini kötü etkilemiştir. Bu yönde yaşadığı kötü çocukluk, sanıyorum ki kendisinde sürekli bir sevgi, başını yaslaycak bir omuz arama isteği uyandırmıştır. Onun sevgisinden dolayı katil