Ece Selena Bilgin

Ece Selena Bilgin
@ww_ece08
Yıkık şehrin kırık kızı.
Öğrenci
Ortaokul
7 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı

Ece Selena Bilgin

, bir kitap okudu
10/10
·384 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2020 22:59
·
2020 2. kitabı
Alya Öztanyel
6.9/10 · 1.996 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ece Selena Bilgin

, bir kitabı yarım bıraktı
İpek Ongun
8.2/10 · 20,5bin okunma
Psikopat
Evimin önüne geldiğimizde Kağan motoru durdurup bana döndü. Mavi gözleri duygusallıkla koyulaşırken bir girdap gibi beni kendine çekiyordu. “Yemek için teşekkür ederim,” dedim gülümseyerek. Kağan derin bir soluk alıp yavaşça verdi. Kararsız bir hali var gibiydi. “Önemli değil,” derken bakışları dudaklarıma kaydı. “Harika bir akşamdı.” Ses tonundaki yumuşaklık içimi titretti, bir heyecan dalgası beni kalbimden vurdu. Kuruyan dudaklarımı dilimin ucuyla ıslattım. Kağan'ın bakışları hâlâ dudaklarımdayken yavaşça nefesini verdi. “İyi geceler,” diye fısıldadım ve arabadan inmek için kapıyı açtım. Kağan bileğimi tutarak beni durdurdu. Yüzümü ona döndüğümde beni hızla kendine doğru çekti. Ve... Dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Kağan’ın beni aniden öpmesi büyük bir şok yaşamama neden oldu. Bu beklediğim bir şey değildi. Öylece donup kaldım. Nasıl tepki vereceğimi bilemiyordum. Kağan’sa dudakları dudaklarımdayken beni zorlamıyor, bir beklentisi olmadan hafifçe öpüyordu. Dudaklarının yumuşaklığı ve sıcaklığı beni benden alıyordu. O kadar yumuşaktı ki sanki bu yumuşaklık beni içine alıyordu. Güzel bir rüyadaymışım gibi gözlerimi kapattım ve hiç düşünmeden öpüşüne karşılık verdim. Kağan benden beklediği karşılığı alınca diliyle dudaklarımı aralayarak ağır ağır öpmeye başladı. İçimdeki heyecan büyüyüp tüm bedenime yayılırken dudaklarının her dokunuşuyla kalbim gittikçe hızlandı ve arzuyla titredim. Midem arka arkaya kasılıyordu. Elini yanağıma koyup nazikçe okşadığında elimi kaldırıp elinin üzerine koydum ve Kağan bu temasla beni sertçe, şehvetle öpmeye başladı. İkimiz de nefes nefese kalana kadar öpüşmeye devam ettik. Kağan hafifçe geri çekilip, “Bu... inanılmaz...” diye mırıldandı boğuk bir sesle. Alt dudağımı ısırarak kıkırdadım. Beni yeniden tutkulu bir şekilde
Martı Yayınları
1000Kitap
" 'Kayla!' Bir kapı sesi duymuştum ama bu seslenen... 'Neyin var? Bana yaslan.' Bileğimi ve belimi tuttuğunda yükümü ona verip göğsüne yaslandım. Başımın dönmesi ve gözümün karaltısı geçene kadar sessizce durdum. 'Seni burada görmeyi beklemiyordum.' dedim ve hâlâ dönmekte olan başımı fazla çevirmeden burnumu göğsüne sürttüm. Vanilyanın hazinesi buradaydı. Duş almıştı. Vanilyalı duş jelini kullanmıştı üstelik. Eli sırtımda gezinirken, 'İyi ki de buradayım. Seni arabaya götürelim.' dedi. Yine çok hareket etmeden başımı hafifçe aşağı yukarı salladım ve gözlerimi açtım. Mercedes ile aramızdaki uzaklık bir anda gözümde büyümüştü ama kendimi Meriç'e taşıttıracak değildim. Dün olanlardan sonra bu ilk karşılaşmamızdı. Benim düşünmeye fırsatım bile olmamıştı. Gece uykuya dalana kadar yatağımda geçen süreyi saymazsak hiç düşünmemiştim. Şimdi de düşünecek durumda değildim. Meriç'in eli belimde arabaya kadar yürüdüm. Bir kere kucağına almayı teklif etti ama hemen reddettim. Sonunda Mercedes'e ulaştığımızda gülümseyerek koltuğa yerleştim. 'Bana su alır mısın?' diye sorduğum sırada Meriç kemerimi bağlıyordu. Hiçbir şey demeden arabanın arkasından dolandı ve köşedeki büfeye yürüdü. Başımı deri koltuğa yasladıktan sonra gözlerimi kapadım. Ne kadar zaman geçti bilmiyordum. Meriç arabayı çalıştırdığında gözlerimi açtım. Meriç'in uzattığı poşette bir şişe su, bir portakal suyu, bir fıstıklı çikolata ve bir de Marlboro paketi vardı. Her zamankinden.
Sayfa 203 - EPHESUS·Kitabı okudu
1000Kitap