bir rüya dünyayı değiştirebilir mi,, ya da daha zor bir soru: insan dünyayı değiştirecek kadar güvenilir bir bilince sahip mi :) hadi gelin kitabımızı sorgulayarak inceleyelim. *rüyanın öte yakası tam da bu sorunun etrafında dolaşan sarsıcı bir roman. romanda iki karakter var. george orr ve dr. william haber. orr’un gördüğü bazı rüyalar `etkili rüya`dır; yani uyandığında gerçeklik değişir. haber ise bir psikiyatrist olarak bu gücü kontrol etmek ister. amacı kötü değildir: savaşları bitirmek, açlığı çözmek, dünyaya barış getirmek. bunun için orr’un rüyalarını ilaçlarla yönlendirir. ama romanın en çarpıcı tarafı burada başlar: insan aklı dünyayı düzeltmeye çalıştıkça, gerçeklik başka bir yerden kırılır. savaşsız bir dünya ister ve dünyaya uzaylılar gelir. nüfus sorununu çözmek ister. ve salgınlar ortaya çıkar. ırkçılık bitsin ister ve herkes aynı renge dönüşür. gri`ye,, bu da bence çok anlam barındırıyor. evet, insan bilinci kusurludur. iyi niyet bile bazen felaket doğurabilir. haber bunu bilmez. tanrı rolüne bürünür. bu yüzden orr tanrı rolünü reddeder. çünkü bilincine güvenmez. haber ise tam tersine bilincine güvenen kişidir; dünyayı kurtarabileceğine inanır. romanın ironisi de burada saklı,, kendini yetersiz gören orr dünyayı kurtarır. kendine fazlasıyla güvenen haber ise sonunda kıyameti getirir. kitap bittiğinde insanın aklında şu düşünce kalıyor: belki de gerçek bilgelik dünyayı zorla düzeltmeye çalışmak değil, insanın kendi sınırlarını bilmesidir. biz tanrı değiliz. noksanız. ve belki de bu yüzden kurmaya çalıştığımız her `kusursuz dünya` içinde görünmeyen bir çatlak taşır. le guin bu romanda yalnızca bir bilimkurgu hikâyesi anlatmıyor; insan bilincinin gücünü, sınırını ve tehlikesini sorguluyor. bir rüya üzerinden insanlığın en büyük sorusunu soruyor: eğer