Aslında kitap biteli 3-4 gün oldu ama ben içinde hapsoldum, çıkamıyorum..benim başyapıt listemde ilk üçe girdi diyebilirim..destansı bir anlatım ,felsefi derinlik...Seçme hakkından bahsediyor yazar; aile mirasımızın ve geçmişimizin özgür iradeyle aşılabilecek bir eşik olduğunu, öylesine devasa bir kurgu ve derinlikle işlemiş ki bunun üzerine söylenebilecek bence başka hiçbir şey kalmamış..Ayrıca iyi ve kötü arasında tabiri caizse sarkaç gibi gidip geliyorsunuz kitap boyunca. Bu nasıl bir zihin yapısıdır, nasıl bir zekadır insanın aklı almıyor..hayran olmakla ve keşke onunla tanışabilseydim demekle kalıyorsunuz..
Çok uzun zamana yayılan, çok karakterli , çok nesiller ve ailelerden oluşan başka eserlerin aksine kimseyi karıştırmıyor veya unutmuyorsunuz.. bu da Steinbeck'in dehasının ve muhteşem kaleminin başka bir kanıtı olsa gerek..okuyun lütfen