Y. Kemal Beyatlı
Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde,Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.
"Şenlik dağıldı Bir acı yel aldı, bahçede yalnız." Y. Kemal Beyatlı
Reklam
Özlentili kalbinde bütün çizgileriyle… ( Y. Kemal Beyatlı )
Sayfa 1870·Kitabı okudu
Alıntı
İbnülemin
Hezâr gıbta o devr-i kadîm efendisine Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisine (Y.K.Beyatlı - S.Nazif) İbnülemin Mahmud Kemal Bey'in bütün faziletleri ve hususiyetlerine fâik bulunan meziyeti vasiyetidir: Yakacık'taki evini küçük kardeşinin kerîmesi Selma Hanım'a verdikten sonra Bakırcılardaki evini de İlim Yayma Cemiyeti'ne muayyen şartlarla vakfetmiştir. Bu vakıf çok büyük bir hizmet olmuştur Gün geçtikçe semtin artan kıymetiyle mütenâsip olarak İlim Yayma Cemiyeti'nin İbnülemin adına orada yaptırdığı yedi katlı iş hanı cemiyete büyük irât temin etmektedir. Bu hizmeti ilme ve edebiyata yaptığı hizmetler derecesinde ulvîdir. Ayrıca altın olarak nakdini Kızılay'a ve diğer hayır müesseselerine vermiştir. Bundan başka çok kıymetli olan kütüphanesi ile levhalarını İstanbul Üniversitesi'ne bağışlamıştır İhlas ve muhabbetini dînine, milletine ve an'anesine bağlılığını millete yaptığı bu bağışlarla fiilen ispat etmiştir.
Sayfa 213·Kitabı okudu
"Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum Hülyamı tutan bir büyü var onda diyordum Gördüm: Dişi bir parsın ela gözleri vardı." Y. Kemal Beyatlı
Sayfa 207 - 2016, Destek Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
1. Dünya Savaşı sonuna denk gelen Osman Yüksel, çocukluğunun Millî Mücadele heyecanıyla geçtiğini şu ifadelerle anlatmaktadır. “İlk mektepte okuduğumuz kıraat kitapları, zorla gasp edilmiş, alçakça çiğnenmiş bir vatanın yakılmış, yıkılmış bir yurdun hatıralarıyla dopdoluydu. Zafer neşidelerinin yanında, sönmüş ocaklar, yıkık mabedler, malul gaziler gördük. Okuduklarımız gördüklerimize uyuyordu. Millî Mücadele heyecanı Kuva-yı Milliye ruhu körpe dimağlarımızda silinmez akisler, derin izler bıraktı. Sonradan bu ruh yavaş yavaş gevşedi. Yerini sert, kaba bir materyalizme, kör bir putperestliğe bıraktı. Millî Mücadele heyecanı söndürüldü. Kuva-y Milliye ruhu öldürüldü” (Serdengeçti, 2000: 6-7). Osman Yüksel’in ilkokul sıralarında başlayan vatan-millet aşkı, ileride çıkacak olan Serdengeçti dergisinin habercisi olarak değerlendirilebilir. Osman Yüksel, ilkokulu bitirmesinin ardından ailesi tarafından Antalya’ya; ortaokul ve liseyi okumaya gönderilmiştir. Yeğeni Emine Bağlı, liseyi Antalya’da okuyan amcası Osman Yüksel’in son sınıfı ise Ankara Atatürk Lisesi’nde okuduğunu söylemektedir. Ortaokulda öğrenim gördüğü süre içerisinde günlerini sürekli okuyarak geçiren Osman Yüksel, ağırlıklı olarak Mehmet Akif’in, Yunus Emre’nin ve Mevlânâ’nın kitaplarını okumuştur. Bu önemli şahsiyetleri okumakla kalmayan Osman Yüksel, düşüncelerini bizzat hayatında da tatbik etmiştir. “Serdengeçti, çocukla çocuk olabilecek kadar alçakgönüllü, bir derviştir. Yapmacık bütün davranışlara, haksızlığa, adaletsizliğe ve bütün kötülüklere baş kaldırmış, bu yolda ifadesi güç bir mücadele örneği vermiştir. “Gelen ağam giden paşam” düşüncesine şiddetle karşı çıkmış, inancından asla taviz vermemiştir… Günümüzün nemelazımcı, içi dışına uymayan, sahte insanlarına benzemeyişi, alçakgönüllülüğü, giyinişi ve
Reklam
Reklam