Senin ellerin ne güzel
Tuttum mavisini toprağa çaldım,
Tuttum mavisini denize attım,
Tuttum mavisini bahara vurdum,
Tuttum mavisini güneşe verdim,
Tuttum mavisini,
Tuttum mavisini ak bir atı nalladım
Tuttum mavisini ağaçlara fırlattım
Dünyanın bütün ağaçları,
Dünyanın tekmil bulutları,
Dünyanın tekmil güneşleri,
Dünyanın tekmil
Yaaa, dünyanın tekmil insanları
Hayatım boyunca sevdiğim tüm insanlar beni kolayca harcarken ne halde olduğumu hiç düşünmemişlerdi.Ne zaman ki artık onlardan gittiğimi anladılar, o zaman değerim bilindi.
Tahir
“Varmi başka bişi ?malum yol uzun”
Melek
“Var aslında…yaylada soyunurken kıyafetlerimi poşete koymuştum banyoda unuttum bir ara onları bana getirir misin?”
Tahir
“Sevdin mi yayla evuni?”
Melek
“Çokk!hele o divan…Serhan’ın dediği kadar rahatmış”
Tahir
“Ozman yine götüreyum senu,”dedi serseri bir gülümsemeyle”divanda uyur banyoda soyunursun”
Kalbim hızlandı yüzüm alev alev ! Ne dedi o öyle yaaa!! Ancak başımı sallayabildim yanaklarım çayır çayır yanarken arkamı dönüp eve doğru yürümeye başladım o gaza basıp uzaklaşınca arkasından yağdırmıştım
“Senun allah belanu versun tahir…kuracağun cümleyu harf harf sikeyum,oğlum. Divanda uyur banyoda soyunursun ne demek ,it ! Ula beton kafa, turşu bidonli beyinli, Karadeniz aygırı! Kıza bi gel seni yatağa atayum demediğin kaldu ! Seni hayvan herif oldu olacak sabununi köpürtüp sırtını da kesele!”