Puan vermedi·448 syf.·
2026 14. kitabı
Merhabalar, Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci kitabıdır. Aslında 'Kapak Kızı'serisine başlayacaktım,birkaç yerde ağır ilerlediğini okuyunca bu kitabına şans vermek istedim. "Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura" üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm 'Yazı'da Umut'un hayat hikâyesi'ne tanıklık ediyoruz; annesinden geçen genetik bir hastalığı vardır ve gün gün ölüme bir adım daha yaklaştığını bilerek hayatına devam eder.Aslında %50 şans ile hastalık ya onda ya da ağbisinde ortaya çıkacaktır.Yazı veya Tura. Bu bölüm biraz melankolik,karamsar ve durağan ilerliyor. İkinci bölüm 'Tura'da, Umut'un tedavi için gittiği Amerika'da tanıştığı Sanem'in hayat hikâyesi'ne geçiş yapıyoruz ve anlatılanlar su gibi akmaya başlıyor. Üçüncü bölüm ise artık son sayfalardır çünkü çok az yer verilmiş, aynı dakika yaşananları hem Umut hem de Sanem'den dinliyoruz. Evet bir aşk hikâyesi okuyoruz fakat bu romantize edilmeden,mıç mıç gözümüze sokulmadan yansıtılmış. Arkadaşlık, sadakatlik,aile , aşk, aşkın delilik hâli ve acıyı okurken hayatı sorguluyor ve kendimize dair birşeyler mutlaka bulabiliyoruz.Her satırda mutsuz sona doğru yaklaştığınızı bilseniz de bir -mi acaba- deyip umut etmeden geçilmiyor.Gözlerim dolu dolu okudum,sürpriz bir gelişme birşey olabilirdi. Son olarak ise,tekrara düşen yerler vardı, yabancı kelime cümlelere gerek yoktu yordu. ilk kez Ayfer Tunç okuyacaklar başka kitaplarıyla başlayabilirler. 'Aziz Bey Hadisesi' gibi. Bol okumalı gönlünüzce bir yeni yıl sizlerle olsun. * * * "Bana son bir kelime--- Son bir kelime söylememi istiyor. Ya'aburnee diyorum. O anda telefonumun ekranı kararıyor."
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20254,030 okunma
Mutsuz sonla bitince o kitap yok mu satar?
6/10
·448 syf.·
2025 34. kitabı
Merhabalar, Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci kitabıdır. Aslında 'Kapak Kızı'serisine başlayacaktım,birkaç yerde ağır ilerlediğini okuyunca bu kitabına şans vermek istedim. "Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura" üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm 'Yazı'da Umut'un hayat hikâyesi'ne tanıklık ediyoruz; annesinden geçen genetik bir hastalığı vardır ve gün gün ölüme bir adım daha yaklaştığını bilerek hayatına devam eder.Aslında %50 şans ile hastalık ya onda ya da ağbisinde ortaya çıkacaktır.Yazı veya Tura. Bu bölüm biraz melankolik,karamsar ve durağan ilerliyor. İkinci bölüm 'Tura'da, Umut'un tedavi için gittiği Amerika'da tanıştığı Sanem'in hayat hikâyesi'ne geçiş yapıyoruz ve anlatılanlar su gibi akmaya başlıyor. Üçüncü bölüm ise artık son sayfalardır çünkü çok az yer verilmiş, aynı dakika yaşananları hem Umut hem de Sanem'den dinliyoruz. Evet bir aşk hikâyesi okuyoruz fakat bu romantize edilmeden,mıç mıç gözümüze sokulmadan yansıtılmış. Arkadaşlık, sadakatlik,aile , aşk, aşkın delilik hâli ve acıyı okurken hayatı sorguluyor ve kendimize dair birşeyler mutlaka bulabiliyoruz.Her satırda mutsuz sona doğru yaklaştığınızı bilseniz de bir -mi acaba- deyip umut etmeden geçilmiyor.Gözlerim dolu dolu okudum,sürpriz bir gelişme birşey olabilirdi. Son olarak ise,tekrara düşen yerler vardı, yabancı kelime cümlelere gerek yoktu yordu. ilk kez Ayfer Tunç okuyacaklar başka kitaplarıyla başlayabilirler. 'Aziz Bey Hadisesi' gibi. Bol okumalı gönlünüzce bir yeni yıl sizlerle olsun. * * * "Bana son bir kelime--- Son bir kelime söylememi istiyor. Ya'aburnee diyorum. O anda telefonumun ekranı kararıyor."
Edebiyat
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20254,030 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·448 syf.··
2022 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 00:00
Çok sorunu var bu kitabın. Öncelikle roman kişileri çok "yapılmış" görünüyor. İtkileri, acıları, sevinçleri, fikirleri çok düşünülmüş, taşınılmış, çatılmış. Umut ve Sanem'e dair yığınla şey okudum ama onları yakından tanıyamadım. Birinci tekil anlatıcıyla bile yakınlaşamadım onlara. Kendilerini sürekli acıyla tanımlamaları da mani oldu buna. Ayfer Tunç'un onları "gerçek" kılmak için bunca kahırla bezemesi doğru gelmedi. "Acı kaskatı bir gerçek ve yaşlıların çığlığı gibi, bize yaşadığımızı hatırlatıyor." s. 156 Başkişilerden çok onların etrafında, hayatlarına etki eden kişileri dinledim sürekli. Umut ve Sanem'in etrafını saran kişilerden bir çizgi oluştu da siluetleri belli oldu. Diğerleri olmasaydı Sanem ve Umut kağıt üzerinde kalırdı; cansız, ruhsuz. Kişi ağırlıklı bir roman gibi dursa da başkişilere odaklanamayan, okurun ilgisini onlarca diğer karaktere dağıtan bir yapısı var. Onlar konuştukça Ayfer Tunç'un sesi geldi kulağıma, satır aralarından fikirleri sızdı, bazen fışkırdı. İsterdim ki roman kişilerinin kendi sesi olsun. İlla benzetmek gerekmez ama Çağan Irmak filmlerinden birini izlemiş gibi oldum roman bitince. Ayfer Tunç, aynı Çağan Irmak gibi bizi üzmek, sarsmak, huzursuz etmek için çabalamış. Yazarın böyle bir amacı olabilir, amenna; yanlış olan bu amacın çok belirgin olması, bir çabaya dönüşmesi. Romanın kendi akışı içinde bir sürü acı dolu olay gerçekleşebilir ve biz bunu sindirebiliriz. Lakin bu kitapta o kadar çok "yapma" acı var ki insan rahatsız oluyor, bir sömürüye dönüşüyor eser. Okuyan görecektir, Gülsün meselesi sanki romana son anda dahil edilmiş, sanki Ayfer Tunç "bu yetmedi, şunu da ekleyeyim de acı neymiş görsünler." demiş. Zaten açıldığı hızla kapanıyor Gülsün meselesi. Diğer yandan "hayat limona benzer, son damlasına kadar sıkmalı"
Roman
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20184,030 okunma
Ya'aburnee
9/10
·448 syf.··
2023 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2023 13:26
Farklı hayatlar yaşayan iki kişi... Yolları Amerika'daki kesişiyor. Kısa süren birliktelikleri ismini 'Sophie' koydukları hastalık yüzünden bitiyor. Daha doğrusu bitmiyor sadece uzak durmak istiyorlar... Başlar da sıkılsam da diğer Ayfer Tunç kitaplarının tadını alamasam da sonrası çok güzel geldi... Teşekkürler Ayfer Tunç...
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20254,030 okunma
Ya'aburnee
Puan vermedi·448 syf.··
2023 2. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 14:39
Şehir ve bu kitabı aldığım kitapçı sular altında kalmadan önce bir hikayede gördüğüm ve bu kitabın sayfaları arasında ne arıyorsun mesajı üzerine senenin başında almıştım bu kitabı. Daha sonra yaşam pek yolunda gitmedi bu şehirde. Depremler, seller ve yolunda gitmeyen bir yaşam süregeldi. Bununla beraber bazen sırt çantamda bazen bavulumda benimle birlikte bi kaç şehir, yüzlerce kilometre, hava ve kara taşıtları ve köyler gezdi. Daha erken biter diye düşünmüştüm ama tıpkı sevdiğim şeyleri daha küçük çatal ve kaşıkla yer gibi hemen bitmesin diye azar azar okudum. Böylece aylar geçti ve 447 sayfa, yıllık iznimin büyük kısmını geçirdiğim mutfaktaki masanın önünde bitti. Kitabı alırken kapak kısmındaki tango yapan çift çiziminin herhangi bi kitap üzerinde bile çok kötü durduğunu düşündüğüm için kesmiştim. Bu kitap sadece adının yazılı olduğu bir kapak ile de durabilirdi raflarda. Evet aşıklar deliydi ve bazı aşıklar bazı hikayeleri tamamlayamıyordu. Belki de aşk ve hikaye tamamlanan şeyler değildi. Artık şehir normale dönüyordu fakat kitapçı hâlâ açılmamıştı. Ben bir yaş daha alıp bi kaç saat önce kapıyı çalan kargocunun verdiği paketi masanın üzerine bırakmıştım. Sol kolumda uyanır uyanmaz taktığım bir saat vardı hep, sağ bileğim boştu ve bu kısmı bir dövme ile kapatmayı düşünüyordum epeydir. Kargocunun verdiği paketi kitap bittikten sonra açabildim. Bir kaç hediye ve üzerinde bazı notların olduğu kutuların birinden bir bileklik çıkmıştı. Bilekliğin iç kısmında her okuduğumda beni hüzünlendiren bi cümle yazılıydı. "Önce kelime vardı" bu söz dışında herhangi bir şey yazılı olsaydı eğer önünden geçeceğim ilk kuyumcuya bilekliği bozdurup sarhoş olacağım bi bara girerdim. Ama öyle olmadı, vucuduma kazımak yerine üzerinde taşırım diyip sağ elime taktım künyeyi. Herkes son bir
Edebiyat
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20254,030 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2021 6. kitabı
" Amantes sunt amentes" diyor Umut'un doktoru.Bir harfle aşıktan deliye ya da deliden aşığa geçilmesi çok güzel diye düşünürken "Ya'aburnee" diye bitiyor bu hüzünlü hikaye. Ayfer Tunç, yazı ve tura adlı iki ayrı bölümde kahramanlarımızın ağzından anlatıyor hikayeyi ve en sonda "Her Şey Çok Çabuk Kayboluyor" bölümünde cümleler biraraya geliyor hangi cümle kimin okur zaten anlıyor. Bölümler1,3,5,...Umut, 2,4,6,...Sanem. "Suzan Defter" geldi aklıma okurken. Hikayeyi anlatmayacağım o kısım merak eden okuruna kalacak ama beğendim mi? Beğenmedim mi? Çok kararsız kaldığım bir kitap. Hikaye güzel, akıcı, dili sade, karakterler sizle bir oluyor, oturuyor, anlatıyor sizle acılarını paylaşıyor. Her şey yerli yerinde yani ama konu beni çok boğdu ,üzdü. Hastalık zaten başlı başına üzücü iken Umut'a Sanem ekleniyor onun öyküsü hüzne hüzün katıyor. Kitapta adı geçen herkes mutsuz,huzursuz gibi ya da bir tarafı acıya tutunuyor. Hızla dibe vuran hayatlar var ve insan bu süreçte nelerden vazgeçebiliyor, neleri sorguluyor ya da neleri kabullenebiliyor... Hüzünlenirim, tıkanırım ara ara ama olsun diyorsanız okuyun neticede Ayfer Tunç
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20184,030 okunma