"Her kardeşlikte bir Yahuda vardır, dedim .Tanrı Keşke beni yalancı çıkarsa, Ama bana kalırsa bu adam da bizim yahud'ımız."
Yehuda İsa’yı ele verirken öpmüştü. Hainliğinden değil, İsa’yı sevdiği, kıskandığı, kendi artı onbir kişiyle paylaşmaya yanaşmadığı, onu, kendini aşan, onbir kişiyle İsa’yı da aşan bir düşe bırakmaya razı gelmediği, ele verişinin onu öldüreceğini bildiği için öperek ele vermişti. Öpmekten başka bir şey düşünemediği, ölümün, açıldığını bilmediği eşiğinde duran İsa’yı uğurlarken kavurucu sevgisini başka hiçbir şeye güvenemediği, yükleyemediği, kurban edemediği için öpmüştü. Onu ölüme yollamadan çıldırmamak için. Ama öptüğü günün gecesinde gırtlağını soluksuzluğun sonsuzluğuna bağladığı zaman, İsa’nın öleceğinden emindi. Aşkın küçüklüğünden, cılızlığından başka bir köşesine tutumamış, yakamozunu kendine göksel bir besin bellemişti. Güvenememişti kendisine güvenine, kıskanmıştı onu, ötekinin kıskandığı gibi.”
Sayfa 107 - Metis·Kitabı okudu
Reklam
"Herkesin kendine azap çektiren bir şeytanı vardır."
"Yahuda'yı bilir misin?" diye sordu mutsuz bir sesle... "Biliyorum tabii, ne ilgisi var Yahuda'nın konumuzla?" "Çok ilgisi var. Herkes Yahuda'yı hain zanneder... Eğer Yahuda, Hazreti İsa'yı ihbar etmeseydi, İsa nasıl göğe yükselecekti? Eğer İsa çarmıha gerilmeseydi, yani insanlığın bütün günahlarının bedelini kendi bedeniyle ödemeseydi, nasıl ölümsüz olacaktı?"
Zaman "zaman, alaycıların, din düşmanlarının gurur dolu sözlerini duyduğum oldu: Tanrı en sevgili, en pak kulunu iblisin eğlencesi etmeye nasıl kıymış, onu evlatlarından edip vücudunu irinli yaralarla ne diye sardırmış! Bunlar öyle yaralarmış ki, adam içindeki irini bir çömlek parçasıyla kazıyarak temizlermiş... Bütün bunlar sadece şeytana, “Bir azizin, uğrumda nelere katlanacağını gör!” diye gösteriş yapmak uğrumda nelere katlanacağını gör!” diye gösteriş yapmak için miymiş... Oysa amaç, ölümlü dünyayı bir an ölümsüz gerçekle karşı karşıya getirmektir. Ulu Tanrı dünyayı yarattığı günlerde, her günün sonunda, “Yarattığın her şey iyidir,” diye övündüğü gibi Eyüp'le de gururlanmaktadır. Tanrıya övgüleri duyuran Eyüp de yalnız Yaradana değil, bütün insanlığa sonsuzluğa kadar hizmet etmektedir. Zaten dünyaya gelişinin nedeni budur: Tanrım, bu ne kitap, içinde ne yüce örnekler var! Kutsal tarih gerçekten büyük, insanlara mucizevi güçler veren bir eserdir! Sanki bütün dünyayı, insanları ve insan tabiatını temsil eder, içinde her şey gösterilmiş, adlandırılmış, sonsuzluğa dek kararlaştırılmıştır. Bundan brasscha nice çözümlenmiş, açıklanmış sır da var içinde!.. Yıllar sonra Tanrı, Eyüp'ü tekrar kalkındırır, servetini yeniden bağışlar. Bir zaman sonra da ona yeni çocuklar verir. Hey Ulu Tanrım! İnsan düşünürse, kaybolan, yokluğunu çektiği evlatların yerine yenilerini sevmek kolay mıydı acaba?.. Ne kadar sevse de öbürlerini hatırladıkça tam anlamıyla mutlu olabilir miydi? Olabilirdi, mümkündü bu. Büyük tabiatın o sırlı eli eski bir acıyı yavaş yavaş onarıp sakin, içli bir sevinç haline getiriyor, coşkun delikanlılığı durulmuş, huzurlu ihtiyarlığa döndürüyor. Her sabah güneşin doğuşunu kutsarken kalbim eski günlerdeki gibi övgülerle dolu. Ama günbatımının o upuzun, çapraz
Sayfa 389·Kitabı okudu
"Günahtan onu henüz işlemeyen korkar. Günahı zaten işlemiş olan niye korksun? Ölümden ölü mü korkar, yoksa canlı mı? Canlı olana da, korkusuna da güler ölüler."
İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam