9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 17:13
Yazarın daha önce diğer kitaplarını da okuduğum için biraz üzüleceğimi bile bile okudum. Yazar sağ olsun her kitabında farklı bir toplu travma yaşatan konular seçiyor. Yani kitabını okuyan üzüleceğini bile bile okuyor kendisini. Yine güzeldi çok beğendim. Konusu; Lena Almanya'dan Amerika'ya göç etmek zorunda kalan aslen İtalyan olan bir almandır. Amerika'ya sığınmak için bazı şartları karşılamak zorunda kalarak gelseler de Amerika tüm aileyi kabul etmez. Sadece Lena kızıyla kabul edilir. Ancak yanına sığındıkları uzaktan akrabasının da topraklarını kaybetmesiyle onları bekleyen üzücü bir dönem geçirirler. Kayıplar oldukça büyük, keder ise ondan daha da büyüktür...
Bize Yalan SöyledilerEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2025160 okunma
Mükemmeldi
Puan vermedi·288 syf.··
2026 221. kitabı
Spoiler içerir Spoiler SPOİLER Ana karakterimiz (Pa)Tricia'nın katil çıkmasını hiç beklemiyordum Eşi Ethan fazla mükemmeldi onun katil çıkacağını tahmin etmiştim Bir kitap düşünün içinde normal insan yok hepsi suç işlemiş Çok güzeldi çok Adrienne'nin ve sevgilisi Luke'un ölümü üzdü. Tamam, ikisi de kötü karakterlerdi ama bağlanmıştım.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·248 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:44
Çocukluğu ve gençliği Kayseri de geçmiş biri olarak kendisinin de Kayserili olduğunu öğrendiğim Latife Tekin ‘in kitapta kurmuş olduğu bütün cümleleri köyden kente geçen bir aile yaşantımız olmamasına rağmen -biz hep kentteydik- bire bir duydum,yaşadım,kimi zaman içselleştirdim sonra sonra unuttum gitti.O cümleleri okurkenki şaşkınlığımı da gizlemek istemem.İçinde yaşarken çok normal ama yıllar sonra dışarıdan okuyunca acayip gelen bu cümleleri hafızasına kazıyıp bunlardan oluşan toplumsal gerçekçi aynı zamanda masalsı bir eser ortaya koymak yazarlığın tanımı olsa gerek.Bu tür hızlı olay akışları o dönemler bizim günlük yaşantımız olurken yıllar sonra nasıl olur da bir roman olarak karşıma çıkar diye sorgulamadım desem yalan olur. Kitabın en sevdiğim yanı ismi.Ölümün arsız ve sevgili oluşu yeni bir bakış açısı kazandırdı.Hızlı olay akışlarını sevmeyenler için okuması hayli zor keza benim için de akıcı bir okuma olduğunu söyleyemem.
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
KİTAP İNCELEMEM
8/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:21
Merhabalar, ****spoiler içerir!!! Lütfen ona göre okuyunuz . Ayrıca kitabı iki yarı şeklinde yorumlamış bulunmaktayım. 1. Yarı • Hermia, Lysander, Helena, Demetrius: Bu dörtlü tam bir kaostu. Hele ormana kaçtıklarında büyü yüzünden olaylar iyice çığırından çıkıyor diyebilirim. Puck'ın büyüyü yanlış kişilere yapması, kitabın tam olarak tuzu biberi olmuş. Puck'ın büyüsü, anlayabildiğim kadarıyla aşkın kör ve irrasyonel olduğu gerçeğini gözümüzün önüne getirmek amaçlı oyuna konulmuş gibi. Her an değişebilen, ince bir buzun üstünde yürümek gibi bir şey... Ufacık bir açı farkı bile var olan sevgiyi nefrete dönüştürebilmekte. • Hermia'nın babasına gelecek olursam: "Ya dediğimi yaparsın ya da kara toprağınsın" davranışını hiç beğenemedim, çok acımasızca geldi. Aralarındaki kuşak çatışmasının yanında, Hermia'nın üzerinde aşırı bir otorite kurmaya çalışıyormuş gibiydi. Bu durum okuyucuyu da ister istemez Hermia'nın tarafını tutmaya ikna ediyor; en azından benim için durum bu şekildeydi. ​• Helena'nın durumu ise iç acıtıcı. Keşke kendini biraz daha bir birey olarak fark edebilseydi. "Beni döv, yok say, yine de peşinden gelirim" demesi durumun vehametini gösteriyor. Aşkın gözü gerçekten kör; bunu sağlıklı bir davranış olarak kabul edemedim. ​• Bottom'ın ise o hafif cahil cesaretini sevmedim desem yalan olur. Bazen bizlere gereken tam olarak da bu. Tabii ki bizler için gerçek yaşamda dozu ayarında tutturabilmek en önemlisi. 2. Yarı Eserin ikinci yarısında Shakespeare, hem aşkın hem de büyünün ne kadar kırılgan ve yanıltıcı olduğunu ustalıkla bizlere anlatmış. Ormanda yaşanan kaos, duyguların akıl ve iradeyle değil; tesadüf, kıskançlık ve büyüyle şekillendiğini bizlete göstermiş; dört genç arasındaki kargaşa, aşkın özünde ne denli mantıksız bir güç barındırdığının bir
1000Kitap
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202523bin okunma
İnsan Ne İle Yaşar
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:24
Bu kitap sana öğüt veriyor. Kötülük eden kötülük bulur. Neyi ekersen onu biçersin. Kim ne diyorsa desin, ne yapıyorsa yapsın aldanma; Allah'a güven, O'nun kurallarına uy. Vb. Şeyler anlatır. İnsan Neyle Yaşar? Lev Tolstoy
Kitap İncelemesi
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,6bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Hamnet benim için hayranlıkla sıkılmanın aynı anda mümkün olduğunu gösteren kitaplardan biri oldu. Bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım ama okurken bazı bölümlerde elim sürekli sayfa sayısına gitmedi desem yalan olur. Maggie O’Farrell öyle bir dil kurmuş ki bazı cümlelerin üzerinde durup tekrar okumak istedim; özellikle yasın, kaybın ve aile içindeki görünmez bağların anlatılışında gerçekten çok güçlüydü. Fakat olay örgüsünden çok duyguların ve atmosferin ön planda olması nedeniyle zaman zaman durağanlaştığını da hissettim. Kitabın en sevdiğim yanı ise Hamnet’in hikâyesini anlatırken aslında bir çocuğun ölümünden çok, geride kalanların sessizce parçalanışını anlatmasıydı. Agnes karakteri özellikle aklımda kaldı. Doğayla kurduğu bağ, insanları sezgileriyle okuyuşu ve toplumun ona biçtiği role sığmayan yapısı onu unutulmaz kıldı. Shakespeare’in ise merkezde olmamasına rağmen her sahnede hissedilen bir gölge gibi durmasını çok etkileyici buldum. Yazarın onu bir dahi olarak değil, hataları ve eksikleri olan bir eş ve baba olarak göstermesi kitaba ayrı bir derinlik katmış. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; eğer hikâyede sürekli bir hareket, olay veya yüksek tempo arıyorsanız Hamnet sizi zorlayabilir. Çünkü bu kitap yaşananlardan çok hissedilenlerle ilgileniyor. Bazen bir bakışın, bir sessizliğin ya da bir odanın içinde dolaşan kederin sayfalarca anlatıldığı oluyor. Ben o edebi atmosferi çok sevdim ama yer yer hikâyenin biraz daha toparlanmasını ve ilerlemesini de istedim. Yine de kitabı kapattığımda aklımda olaylardan çok duygular kaldı. Sanki bir roman değil de, yıllar önce yaşanmış büyük bir acının yankılarını dinlemiş gibi hissettim. Her kitabı severken kusurlarını unutmak gerekmiyor; Hamnet benim için hem hayran kaldığım hem de zaman zaman sabrımı sınayan
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma