"hayat adil değildir. Biz çocuklarımıza bunun böyle olduğunu söyleriz, ama bu yaptığımız korkunç bir şey. Bu sıradan bir yalan değil, insafsız bir yalan. Hayat adil değil, hiçbir zamanda öyle olmamış ve hiçbir zaman olmayacak."
Toplum, yalan ve yanılsamalara dayanan bir kadercilik, kötümserlik, zorbalık ve şiddet, bir salgın gibi yayılan suçlar, çevre kirlenmesi ve savaşlar içinde bir cehennemi yaşamaya başlamıştır. Bu cehennemin karşısına konulan cennet ise, kadın pazarı, arsız para, değersiz ilişkiler, macera, bir aldanmaya dayanan hayal oyunları, kısaca kötülük olarak ne varsa, hepsi bir başka cehennem olarak insanları düşük ve düşkün bir yaşama sürükler olmuştur.
Bazı insanlar içinde bulundukları ortam izin verdiği derecede kendileri olabilirler. Bazı insanlarsa ortama uyum sağlarken o ortam içinde kendileri olarak var olabilmeye özen gösterirler. Örneğin, özdenetimlerini kullanarak arkadaşlarının ısrar etmesine rağmen sigara içmezler. Başkaları ufak çıkarları için yalan söylerken onlar yalan söylemezler. Sınıfta herkes kopya çekerken yaşamında dürüst bir insan olarak, kendisi olarak var olmayı Önemseyen, özdenetimi olan kişi kopya çekmez.