Seçkinler ve Rasyonel Olmayan Kitleleri̇n Fonlanma Algori̇tması
9/10
·103 syf.··
2026 225. kitabı
Toplumsal yapıların, ideolojilerin ve politik kavgaların arkasındaki çıplak motor, ahlaki ilerleme veya insani değerler değil; tamamen elitlerin yer değiştirmesi (Circulation of Elites) ve rasyonel olmayan kitlelerin bu süreçte birer piyon olarak kullanılmasıdır. Antik Yunan’da Sofist Thrasymakhos’un ortaya koyduğu "Adalet, güçlünün işine gelendir" kanunu, günümüzün modern ve dijital laboratuvarında da pürüzsüz bir şekilde işlemektedir. Toplumdaki en büyük yanılgı, yönetici elitlerin (gücü elinde tutan kliklerin) çok zeki, bilgili veya üstün rasyonel varlıklar olduğu zannıdır. Pratikte elitlerin rasyonel olması gerekmez; onlar sadece kitledeki aptallığı, zihinsel tembelliği ve ilkel kabile dürtülerini manipüle etmeyi öğrenmiş "nitelikli parazitlerdir." Günümüzün tarikat yapıları, küresel fon mekanizmaları ya da politik figürleri, entelektüel bir derinliğe sahip değillerdir. Onların tek yeteneği, kitlelerin "kafa çalıştırmayı gerektirmeyen" dogmalara olan kronik açlığını görüp, gücü elde tutmak için bu cehaleti kanalize etmektir. Güç; rasyonel aklın değil, kitle manipülasyon yeteneğinin ödülüdür. Tarih boyunca sahneye çıkan dinler, sosyalizm, kapitalizm, feminizm, Woke kültürü veya Black Lives Matter gibi tüm ideolojik ve sosyolojik akımlar, makro düzeyde sadece birer araçtır. Bilinçsiz Otomatlar: Bu akımların savunucuları (solcular, radikal aktivistler, tarikat müritleri) mekanizmanın farkında değillerdir. Bilişsel kapasiteleri yetersiz olduğu için kendilerini dünyayı kurtaran "ahlaki kahramanlar" sanırlar. Oysa hepsi rasyonel olmayan birer biyolojik piyondur. Fonlama ve Propaganda Bariyeri: Yeni bir elit grubu, mevcut güç sahiplerini devirmek istediğinde kitlelere rasyonel argümanlar sunamaz; çünkü kitleler rasyonaliteyi kavrayamaz. Bunun yerine kitleleri ajite
Sosyoloji
Seçkinlerin Yükselişi Ve DüşüşüVilfredo Pareto · Doğubatı Yayınları · 2006159 okunma
9/10
·384 syf.··
2026 106. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:22
Bu kitabı okumalı mıyım? diye kendinize soruyorsanız eğer evet kesinlikle okumalısınız. Yazarı bir distopya üzerinden feminizme ışık tutmaya çalışıyor. Gerçi ben 'izm' ifadeleri sevmediğim için kendi lisanımda anlatmak istiyorum. Toplumda kadına bakış açısını çok net gözler önüne seriyor. Eğer kadının sadece bir doğum aracı olmadığını ya da olamayacağını iddia ediyorsanız. Toplumda bu görüşte insanların var olmadığına inanıyorsanız ve bu yüzden bu romanı abartılı buluyorsanız çok büyük yanılgı içindesiniz. Çünkü çevrenize bakarsanız kadınların rahimleri ile ön planda olduğu toplumlar hâlâ var. Çocuk doğuramıyorsa eksik görülen kadınlar var. Toplumsal hayattın her alanında yer alsak da en çok anneliğimiz üzerinde duran kesimler var. Yaptığımız evliliklerde illa bir çocuk dünyaya gelmeli görüşü var. Bu roman tam olarak bu zihniyetlerin kurduğu baskı rejimini anlatıyor.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Değmez.
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:32
bir insan için ya da bir aşk için ya da durun. kendi gerçeğini göremeyen, sürekli bahaneler uyduran, sizi kendinizden şüphe ettiren birinin hayatını okuduk resmen. adelaide, sonunda her şeyi anlayıp kendi gerçeğini bulman gerçekten muhteşemdi. her ne kadar içinde kendi sorunları da olsa bir başkası için “aşk” adı altında bu kadar çaba, fedakarlık sadece sana zarar verir.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,984 okunma
Anılar Ne Kadar Değerli?
7/10
·249 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:26
Kitabın tanıtımını kim okursa okusun mutlaka "Bu otele benim de gitmem lazım!" demiştir. Düşünsenize, hayal ettiğiniz her şey oluyor ve bedeli sadece bir tane anı! Fazlasıyla karlı bir anlaşma gibi duruyor, değil mi? Oysaki kitabı okurken bunun bir yanılgı olduğunu fark ettim. Bir anının insana yaşattığı duygu, kötü bir anının dahi insana kattığı tecrübe... Bunlar hayallerimizden, o an canımızın çektiği bir yemekten değersiz mi gerçekten? Bunlar eşit bedelde mi? Romanda en azından ben bunu sorguladım ve ne olursa olsun, iyisiyle kötüsüyle anılarımın bana ait olmasından daha hoşnut olduğumu hissettim. Aslına bakarsanız roman tam olarak hayal ettiğim gibi değildi çünkü fantastik bir yapısı olduğu için çoğu fantastik hikayede olduğu gibi iyi ve kötü savaşı olacağını zannetmiştim. Haliyle otelin kötü amaçları olan bir yönetimin elinde olduğunu ve karlı bir anlaşma gibi gözükmesine rağmen kötü emelleri olduğunu varsaymıştım. Bu durum ortaya çıkınca da yönetimi devirmek için olaylar gerçekleşeceğini ve daha aksiyon içerikli olacağını düşünmüştüm. Tahmin ettiğimin aksine kitap aksiyondan yoksundu çünkü yönetim tam anlamıyla "esas kötü" denilebilecek bir kıvamda değildi. Hatta yönetimi çok fazla göremedik bile. Hikaye farklı bir yönde seyredebilir miydi? Kesinlikle seyredebilirdi, en azından ben yazarı olsaydım böyle bir ihtimal eklemek isterdim ancak bence bu hali de hiç kötü değildi. Daha sakin bir ilerleyişi var ancak kesinlikle sıkıcı değildi. Hani kitabı bir hisle açıklayabilecek olsam sanırım şöyle tanımlardım: Bir yaz günü, ikindi vakti, hafif hafif rüzgar eserken arkadaşlarla yapılan çekirdek kolalı sohbetler gibi bir his...
İnceleme & Yorum
Değerli Hatıralar OteliMin Ian · Yuzu Kitap · 202644 okunma
10/10
·160 syf.·
2026 51. kitabı
Bismillah... Mehmet Görmez hocamız, zatında ve dünyada anlam aramaya çalışan, kendini "diğerlerinden" ayrıştıran gençlere aynı gemide olduğunu müthiş bir özeleştiri ile anlatmış. Kitabımız ismi ile müsemma olduğu üzere, gençliğin anlam krizlerine bir reçete niteliği taşıyor. Yanılgı oluşturmama adına kitabın "modern" asırda yaşayan herkesin karşılaşmakta olduğu problemleri ele aldığını belirtmek isterim. Kitabımız bir yandan bilginin metalaştığı, ilmin bir imaj haline geldiği dijitalleşen dünyada bilgi anarşisinden sıyrılıp hakiki bilgiyi elde etmenin yollarını öğretiyor; diğer yandan ademiyetten insaniyete yükselmenin sırlarını fısıldıyor. Sanal dünyada hayayı, din tartışmalarında vahdeti öğütlüyor. Kıymetli hocamız, özellikle dinî hususlarda kullanılan yanlış söz ve fiiliyatın sebebiyet verdiği "anlamsızlaşma" duygusunun önüne geçebilmek adına okumaya, araştırmaya ve değerlendirmeye yönlendiriyor. Ele alınan sorunların ve yorumların böylesi güncel ve hikmetli olması beni oldukça etkiledi. Hocamızın kullandığı üslup ve derin ilminin getirdiği farklı bakış açıları ziyadesiyle ufuk açıcı. Muhakkak okunup üzerinde değerlendirme yapılması gereken bir eser.
Din
Gençliğin Anlam ArayışıMehmet Görmez · Otto Yayınları · 2021491 okunma
Puan vermedi
En büyük yanılgı: "İnsan kendini en çok, başkalarına iyilik yaptığını sandığı an aldatır." (Ivan İlyiç'in alt sınıflara "yardım etme" çabası, aslında onların gözünde nasıl komik ve küçük düşürücü bir hal alır, işte bunun özeti.)
Tatsız Bir OlayFyodor Dostoyevski · Maviçatı Yayınları · 20206,6bin okunma